Malezya 2013…
Yıllar sonra bile gündemden düşmeyen, pist üstü mücadeleden çok, takımların pilotlarını -o ya da bu sebeple- perde arkasında nasıl yönetmeye çalıştıklarının(!) afişe edildiği, meşhur Multi 21’i tüm yarış dünyasının dağarcığına unutulmamak üzere sokan özel bir yarış.

Formula 1 bir takım sporudur ama en büyük düşmanın takım arkadaşındır…

2012 sezonu özellikle pilotlar için azami derecede zihinsel ve fiziksel yorgunluk barındırsa da, sık sık değişen güç dengeleri neticesinde, son viraja kadar süren şampiyonluk savaşı biz yarışseverlere, ‘’rekabetten çok uzak, kabus gibi geçen 2011’’ sonrası ilaç gibi gelmişti.
2013 sezonu da sanki 2012 sezonunun devamı olacağını tasdiklercesine Avustralya’da Lotus Renault’un Fin pilotu Kimi Raikkonen’in sürpriz sayılabilecek galibiyetiyle başlayınca gözler iki hafta sonraki Malezya yarışına çevrildi.

Sıralamaların Galibi Yine Vettel

Genelde yağmurlu geçen antremanlarda net şekilde bir takımın baskınlığı gözlenmemekle birlikte Red Bull, Lotus, Mercedes ve Ferrari yakındı birbirine. Sıralamalar ise son seansta bastıran yağmur nedeniyle heyecan yaratsa da Sebastian Vettel’in attığı 1.49.674’lük turla Ferrari pilotları Felipe Massa ve Fernando Alonso önünde polü almasıyla sonuçlandı. (Massa bu sonuçla üstüste 4.kez Alonso’yu sıralamalarda geçmiş oluyordu. Bir sonraki yarış Çin’de sona erecek bu seri, Massa’nın Alonso’ya karşı en iyi dönemi oldu.)
Daha sonra Hamilton, hızlı tur zamanını ayarlayamayan Webber, Rosberg ,Raikkonen ve Button sıralandılar. Ancak Raikkonen Rosberg’i engellediği gerekçesiyle 3 sıra ceza alarak 10. Sıradan start alacaktı.
Yarış sabahı yağan yağmur pisti oldukça ıslatmış ancak yarışın başlamasına yakın durmuştu. Bunun üzerine griddeki tüm araçlar yeşil logolu geçiş lastiği ile yarışa başlama kararı aldılar.

Alonso Yarış Dışı!

Startta iyi bir ivme yakalayan Vettel, beklendiği gibi etkileyici kalkış yapan Fernando Alonso önünde yerini korumayı başardı. Ancak Alonso viraj girişinde Vettel’in arka tamponuna dokunmuş ve ön kanadına hasar vermişti. Arkada ise alışılmadık şekilde belki de kariyerinin en iyi kalkışını yapan Webber 3.lüğe yerleşti ve öndeki Alonso’yu sıkıştırmaya başladı. Onların gerisinde Hamilton 4.lükteydi. Button iyi kalkmış ve 5.liğe yükselmişti, Massa 6., Rosberg ise 7.ciydi. Raikkonen ise 12.liğe gerilemişti. İlk tur bu şekilde geçilirken pite girmeyi tercih etmeyip yarışa devam etme riskini alan Fernando Alonso düzlük sonunda ön kanadını altına alınca yarış dışı kaldı. Bir Ferrari kumarı daha tutmamıştı… O sırada kendisine atak yapan Webber ile temas yaşamamaları büyük şans oldu.

Hamilton McLaren Pitinde!

5.turda slick lastiklere ilk geçen pilot lider Vettel oldu. Pite girdiğinde Webber’in 3 saniye önündeydi ancak hem gereğinden erken pite gelmişti hem de trafikte geri dönmüştü ve önde 3 tur daha pistte kalacak olan Webber’in hızlı turlarına cevap veremedi. 8.turda pite gelen Webber yarışa Vettel’in 2 saniye önünde döndü. Lider değişmişti..

Öte yandan gergin yarışın en keyifli anı hiç kuşkusuz ‘’şaşkın’’ Mercedes pilotu Hamilton’ın Mclaren pitine dalması oldu. Tıpkı Webber gibi 8.turda pite gelen Lewis, eski takımı McLaren’in pitini ‘yanlışlıkla’ ziyaret etti. Nicole Scherzinger dahil ekran başındaki herkes hem afallamış hem de istemsiz kahkaha atmıştı. McLaren teknisyenlerinin ‘devam et, devam’ jestleri de ayrı komikti.

İlk pitlerden sonra sıralama Webber, Vettel, Hamilton, Rosberg, Button ve güçlü olduğu ıslak pisti bulan Hulkenberg olmuştu. Massa 7, Raikkonen 11.sıradaydı. Önde sert lastik takan Webber haricinde tüm pilotlar medium lastikle yarışıyorlardı.Bu turlardan sonra pist hızla kurumaya başladığından farklı farklı pilotlardan sürekli iyileşen en hızlı tur zamanları gördük.
Takımların 2013 model Pirelli hamurlarına henüz alışamadığı dengesiz pit sürelerinden anlaşılıyordu. Ön grupta 2.pitlerin startını 20.turda sürpriz şekilde sert lastikli Webber yaptı. Piste Button’ın arkasında dönen Webber’i 2 tur sonra Hamilton ondan da bir tur sonra pite gelen Vettel takip etti.

Sular Isınıyor… ‘Onu Yolumdan Çekin’

2.pitlerin sonunda medium lastiğe geçen Webber’in liderliği devam ediyordu. Onun 3 saniye gerisinde sert lastikle Vettel vardı. 2 saniye geride Hamilton ve onun da 3 saniye arkasında Rosberg Red Bull’ları takipteydi. İki Mercedes pilotu da gri logolu medium lastikle devam kararı almışlardı. Mclaren’den Button, Rosberg’in yaklaşık 8 saniye gerisinde galibiyet mücadelesinden kopmuştu.
25.turda medium lastiklerle istediği tempoyu yakalayamayan Webber’e yaklaşan Vettel farkı DRS mesafesine kadar düşürmüştü. Ancak Hamilton da Vettel’in aynı farkla arkasına gelmişti. Christian Horner telsiz mesajıyla Vettel’in sakin kalması ve lastiklerine bakması gerektiğini hatırlatırken, Webber’e hedef tur derecesinden (1,41’ler) oldukça yavaş olduğunu söyler. Webber o sırada 1.43’lerin içinde turlar atmaktadır.
Nihayet 27.turda ekran başındaki herkesi hayret ve hiddet içinde bırakan o telsiz mesajı gelecektir.
– Mark çok yavaş. Onu yolumdan çekin.
Vettel açıkça takım emri ile Webber’in önüne geçmek istiyordu.
Horner bu isteğe kulak asmayıp telsizden Webber’in hızlanmasını tekrar ister ve Webber nihayet hedef turları atmaya başlar. Ancak 30.turda pite gelerek “atı alan” Hamilton “Üsküdar’ı geçip” ondan iki tur sonra pite gelen Vettel’in önünde ikinciliğe yerleşmiştir artık.

Red Bull’dan “Yine” Ateş Fışkırıyor!

Ön grupta en son pite gelip bu sayede bir süre yarışa liderlik eden Button’ın hiç de fena gitmeyen yarışı Mclaren pitte çuvallayıp sağ ön lastiği takamayınca 36.turda heba olurken,
39.turda Hamilton’ı düzlükte DRS ile geride bırakan Vettel, tekrar Webber’in peşine düşer. Fark 4 saniyedir. Rosberg de farkı 1 saniye civarına indirip Hamilton ile muhtemel podyum mücadelesine girişmiştir. Bu dörtlüden son pitlerin ilk startını Hamilton 42. turda verir. Bir tur sonra Vettel ve Rosberg, 44.turda da Webber son pit ziyaretlerini yaparlar.
Pitten çıkar çıkmaz mor sektör dereceleriyle uçuşa geçen Vettel, yaklaşık 4 saniyelik farkı bir anda eritmiş ve pitten piste dönen Webber’in ensesine yapışmıştır. Vettel oldukça agresif şekilde atak yaparken, Webber ise daha da sert şekilde savunma yapıyordu. Akıllara bir anda Türkiye 2010 gelmişti. Horner ve Newey nefeslerini tutup ekrana kilitlenmiş kuşkusuz bunun bir an önce kazasız belasız sona ermesi için dua ediyordu. Vettelin yarış mühendisi Rocquelin telsizden “bu yaptığın aptalca Seb” diyecekti. Ancak Vettel avcı psikolojisi ile gözünü karartmış, galibiyeti istiyordu.

Start düzlüğünde bu kez içten daldı Vettel. Ancak Webber ani bir yön değişimiyle içeri doğru kapandı. Vettel müptelası olduğu telsiz tuşuna yine dokunuverdi “ne yaptığını sanıyor, gördünüz,beni duvara itti.” Webber de aynı anda “ona söylendi, bunu biliyor” dedi. O an kimse anlam veremedi Mark’ın bu dediklerine. (Ta ki podyum törenine kadar)
Nihayet 47.turun 8.virajında içerde kalarak yeterli ivme yakalayan Vettel, Webber’i geçip liderliği aldı bu sırada araç üstü kameradan Vettel’e ithafen Webber’in isyankar orta parmağını gördük. Finişe gelindiğinde ise Webber bu kez hiddetle Vettelin üzerine sürdü aracını. Anlaşılan konu bir süre daha kapanmayacaktı.

Ross Brawn’ın 1.pilotu Lewis!

Geride ise Mercedes benzer bir mücadeleye girişmiş ve iki tur içinde 3.lük tam 4 kez değişmişti. 2014-2016 Mercedes dominasyonunda sık sık karşılaşacağımız mücadelenin fragmanını izliyorduk tabiri caizse. Ancak o sırada patron Ross Brawn’dı ve Rosbergin “öne geçeceğim” ısrarına “mücadele istemiyorum, araçları bu sırayla finişe getirin” diyerek sertçe kapıyı kapatmıştı. Pozitif ayrımcılığın esmer pilota yapılacağı belli olmuştu. Rosberg finişten sonra “bunu unutmayın” dedi sadece. Mercedes krizi Red Bull’dan daha sancısız yönetmişti..
Gerilerde Massa 5. Grosjean 6. Raikkonen ise 7.sırada finiş görürken, son puanları sırasıyla Hulkenberg, Perez ve Vergne aldılar.

Multi 21 mi? O da ne?

Kameralar yarışın galibini zumluyor, flaşlar onun yüzünde patlıyor, O da alamet-i farikası olmuş işaret parmağı ile galibiyet kutlamasını icra ediyordu.
Sevinç içinde pilot odasına girdi. Hamilton’la soğukça tebrikleştiler ve Adrian Newey ile kritik yapmaya başladılar. Sonra odaya hışımla Webber girip koltuğa oturdu. Başını iki yana sallayıp “Multi 21 Seb, Multi 21” deyince Vettelin suratı düşmüş, ortam resmen buz kesmişti.
Neydi bu Multi 21? Motor haritası mıydı, yoksa bir arıza mı yaşanmıştı? Gizli bir kod olduğu belliydi ancak ekran başındaki milyonlar bunu anlamlandıramamıştı.
Derken yarış içinde herhangi bir kaza olmamasına rağmen tarihin en mutsuz podyumlarından birine geçildi. Webber podyuma katılmak istememiş ancak yasal yaptırım nedeniyle orada zoraki bulunmuştu.
Mikrofonda röportaj uzmanı Martin Brundle vardı. Vettel kazanmıştı fakat yüzünden düşen bin parçaydı. Konuşması herhangi farklı bir şey içermeyen yarış anlatımı oldu. Söz Webber’e geldi ve o an anlaşıldı ki Multi 21 bir takım emriydi ve 2 numaralı aracın 1 numaralı aracın önünde finişe gelmesini dikte ediyordu. Webber “takım bana yarış bitti dedi. Ben de tasarruf moda geçtim, motor haritasını buna göre ayarladım ancak Sebastian bunu dinlemedi ve bana atak yaptı” deyince sis perdesi aralanmaya başladı.

Red Bull neden takım emri verdi?
En önemli soru bu.
Sezonun henüz ikinci yarışında üstelik son üç sezonun şampiyonu güzide pilotunun aleyhine verilmiş bir takım emrinin neden verildiği ve neye hizmet ettiği muamma. Ancak yeni bir Türkiye 2010 yaşayıp 43 puandan olmamak, Webberi bir şekilde ödüllendirmek, ya da Vettelin yarış içindeki şımarıklığını cezalandırmak için kurgulanmış olabilir. Ne olursa olsun Vettelin bunu kabul etmeyeceğini hesaba katmalıydılar. Ki Horner yarıştan sonra muhabirin “Vettel’e yerini geri ver denemez miydi?” sorusuna “diyebilirdik ancak Onun bunu kabul etmeyeceğini biliyorduk” diyecekti.

Red Bull Multi 21 takım emrini ne zaman verdi?
Muhtemelen Vettelin Hamilton’ın da arkasına düştüğü 3.pit stoplar sonrasında verildi. Ama bu da net değil. Vettelin takım emri istediği turlarda Rocky ile aralarında garip telsiz konuşmaları var. Israrla atak yapmasını istememişler. Yani daha önce de olabilir.

Vettel neden takım emrine karşı geldi?
Vettel’in son 3 sezondaki hem takım içi hem de Formula1 deki baskınlığı göz önüne alındığında böyle bir boyunduruk altına girmemesi sürpriz olmadı. Kazanma şansı vardı, kanın kokusunu almıştı ve takım emri onu durduramazdı. Üstelik en büyük rakibi Alonso’nun kaldığı bir yarıştan maksimum puanı almayı şiddetle istiyordu. Herhangi bir şampiyonun tereddütsüz yapacağı aksiyonu yaptı, garipsenecek bir durum yok. Yarıştan sonra “yarışın heyecanıyla yapmamam gereken bir şey yaptım, üzgünüm, Webber’den ve takımdan özür dilerim” dedi ama yüz kere o şans gelse yüzünde de aynı şekilde davranacağına hiç kimsenin şüphesi yoktu.

Red Bull Vettel’e neden ceza vermedi?
Red Bull Vettel’e ceza veremedi.
Bunu da Mark Webber’in Formula1’den emekli olduktan sonra yayınladığı “Aussie Grit” adlı kitabından öğrenmiş olduk. Çünkü Vettel Multi 21 olayı daha sıcakken işin içine avukatlarını dahil etmiş ve ceza hazırlığı yapan Red Bull’u köşeye sıkıştırmış. Kitabında olayın Vettel lehine kapandığını anlatan Webber, aynı zamanda Vetteli küstahça davranmakla suçlamıştı.

Peki sonuç?

2007 Fuji’de başlayıp 2010 yılındaki Türkiye Gp’de kızışan Vettel-Webber gerginliği bu yarışla had safhaya ulaştı diyebiliriz. Red Bull’un yarış içindeki bu kararının neye hizmet ettiğini anlamak güç olsa da iki pilot arasında bundan sonra bir denge olacağı beklendi fakat değişen Pirelli hamurlarının da rüzgarını arkasına alan Vettel sezonun ikinci yarısının tamamını domine ederek üstüste yarış kazanma rekorunu kıracak Webber ise 2013 sezonunda tek bir yarış dahi kazanamadan Formula1’den emekli olacaktı.

Sporda mücadele “gerçek” ise değerli ve lezzetlidir. Fakat bazen kurgulanmış rekabeti izlemeye mecbur bırakılıyoruz. Yarışın galibini mücadele değil de birilerinin kararı belirliyorsa, zaten bu spora olan tutkumuz dahil bir çok şey anlamsız kalıyor. Tabii ki geçmişte Malezya 2013’ü bile temiz gösterecek bir çok örnek mevcut ancak Multi 21 olayı benim nazarımda yeni bir hayal kırıklığıdır ve buz dağının kirli kısmını yine-yeniden gözler önüne sermiştir.

15 Yorum

  1. Güzel yazı eline sağlık 🙂

    Vettel’in yerinde ben olsaydım bende aynısını yapardım. Kazanmak için şansın varsa ne diye 2.liği kabul edesin ki. Kazanabileceği halde 2.liği kabul eden pilot benim için gerçek bir şampiyon değildir. Vettel gibi pilotlar yarışlara 2. olmak için çıkmıyorlar, Vettel’i desteklememin nedenlerinden bir tanesi de bu. Her yarışa kazanmak için çıkıyor şampiyon olsa bile işi salmıyor 2013’teki art arda 9 yarışı kazanmak gibi. O gerçekten farklı bir pilot.

  2. Alonso’nun yarış dışı kalması tam olarak bildiğimiz Ferrari fiyaskosu.
    Hamilton’un McLaren pitine girişine benzer bir olayı Button Red Bull pitine girip yapmıştı 😀
    Multi 21 olayı hakkında da kitabında Webber;
    “Bu olay Red Bull yönetimiyle ilişkimdeki tabuta son çiviyi çaktı. ‘Multi 21’ İstanbul 2010’da başlayan olaylar dizisinde sadece bir kırılma noktasıydı. Formula 1 yolculuğumdaki önemli bir dönüm noktasıydı.” diyor.

  3. Burada suç ne Webber’in ne de Vettel’in. Suçlu aranıyorsa bu Red Bull’dur.

    Sen öndeki pilotu sert hamurlarla, tasarruf odaklı bir harita ile piste salarsan arkadan her türlü avantajı eline almış pilot atağa kalkar abicim.

    Mercedes’in 2014 Bahreyn’de yaptığı gibi bir çözüm getirebilirdi Red Bull. Bırak bileğinin hakkı ile yarışsın pilotlar, ne uğraşıyorsun. Yok yarışmak çok riskli ise, ortada altın değerinde bir 43 puan varsa o zaman “bu şekilde finişe gelin” demeyi bileceksin.

  4. Bazıları bu olayı Vettel’in kazanma hırsına yorarak onu övdü, bazıları ise takım oyuncusu olmadığını söyleyerek eleştirdi. Her ne olursa olsun, biraz şımarmışlık, biraz da çaylaklık sonucu yapılmış bir hamleydi. Webber’in çok az yakıtı vardı ve koruması gerekiyordu, istese de geri atak yapamazdı.

    • Aslında Vettel atak yapmasa sürpriz olurdu.
      Ayrıca Webberin neden çok az yakıtı vardı ki? Yarışın 8.turundan itibaren önde yalnız ve mücadeleden uzaktı. 🙂
      Vettel o sırada antipatikliğin nirvanasına ermişti zaten. Vetteli takım emrine karşı geldi diye demedik laf bırakmayanlar , tam tersi pozisyonda Webberi kahraman ilan edeceklerle aynı kişiler 🙂

      • Webber’in neden daha az yakıtı vardı? Çok mu agresif sürmüştü? Yoksa Red Bull yarıştan önce benzini hortumlamış mıydı? Veya Malezya’nın sıcak, yazları ve kışları nemli havasında benzin buhar mı olmuştu?

        Bence hiçbiri. Webber’in yeterince yakıtı vardı. 😊

        • Bu arada ben yanlış hatırlıyormuşum, Webber’in yakıtı varmış. Sadece lastikleri korumaya çalışıyormuş ve telsizden kendisine söylenen düşük motor haritasına alıp öyle sürmüş. Vettel ise haritayı değiştirip yardırmış 🙂

          • 2010 Türkiye’de buna çok benzer durum Hamilton ile Button arasında yaşanmıştı.
            Red Bull’ların tokuşmasından sonra Hamiltona telsizden “tasarruf moda geç, yarışı böyle bitireceğiz ” dendi. Hamilton da bu durumda Button beni geçecek mi diye sordu. Hayır cevabı alınca tasarruf moda geçti ve Button da Hamilton’ı geçti. 🙂
            Sonra da Hamilton tasarruf moddan çıkıp tekrar geçti Button’ı. Olay budur zaten.

YORUM YAP [Yorumunuz bizim için önemli!]