2014 Kanada GP: Mercedes’lerin Çöküşü

37

Mercedes’lerin 2014’e fırtına gibi başlamaları bir yerde bitmeliydi. Bunun bu kadar kısa sürede olacağını kimse tahmin edemezdi.

Kanada GP’sinde iki araç da aynı sorunla karşılaştı ve ilk başta kimse bu araçların sorunlarından faydalanabilecek gibi görünmüyordu.

Sonunda, sezon içinde özel performanslar sergileyen bir pilot, Daniel Ricciardo ilk Formula 1 yarış zaferini elde edebildi.

Rosberg Hamilton’ı dışarı itiyor

f1-grid-1

Yarışın ilk yarısı alıştığımız 2014 senaryosuna göre devam etti. Önde iki Mercedes giderken, takım arkadaşları arasında Monako’daki sürtüşmeden kaynaklı gerginlik devam ediyordu.

Elbette bu kalkışta etkili oldu. Lewis Hamilton ikincilikten daha temiz kalkınca ilk viraja Nico Rosberg’den önce ulaştı. Ancak pole pozisyonu cebinin iç kısımda olmasının bir sebebi var, Rosberg de bu avantajı kullandı ve Hamilton’ı pistin dışına göndererek Sebastian Vettel’in ikinciliğe yükselmesine yardım etti.

Hamilton ilk tur kazasından sonra piste giren güvenlik aracı sebebiyle tekrar atak yapma fırsatını kaçırdı. Max Chilton üçüncü virajda takım arkadaşına çarpınca iki Marussia da yarış dışı kaldı ve Monako’da başardıklarını tekrar etme şansını kaybettiler.

Araçların pistten kaldırılması yedi tur sürdü ve bu sürede Vettel ve Hamilton yarış kontroldeki hakemlere yerdeki parçalar hakkında uyararak yardım ettiler. Belki de güvenlik aracının daha uzun süre pistte kalmasını isteyerek yarışın ileriki zamanlarında kendilerine gerekebilecek yakıtı tasarruf edebilmeyi umuyorlardı.

Hamilton yeniden başlangıca hazır görünmeyince, bu Vettel’in biraz fark açabilmesine yardım etti. Ancak Vettel de güvenlik aracı arkasında KERS’in enerji toplayamaması sorunu ile uğraşıyordu. Dört dünya şampiyonu Red Bull pilotu yeniden başlangıçtan iki tur sonra DRS tekrar açıldığında önde kalmayı başardı. Kanada pistinde tek DRS ölçüm noktası ve iki etkinleştirme noktası vardı ve Hamilton’ın daha ilk düzlükte Vettel’i geçebileceği anlaşılıyordu.

Hamilton Rosberg’i avlıyor

gp-canada-11

Önde klasik Mercedes – Mercedes dizilimi oluştuktan sonra Rosberg’in sorun yaşayacağı 18. turda yaptığı ilk pit stopunda ortaya çıkmaya başlamıştı. Yumuşak lastiklere geçtiğinde aracı dördüncü virajın çıkışında ani şekilde kaymış, ancak pilotun hızlı tepkileri bariyerlere çarpmasını önlemişti.

Hamilton bir tur sonra pite girdi ve bir sonraki tur birkaç ondalık daha yavaştı, ancak buna rağmen Rosberg’e yaklaşmaya başladı vedört tur içinde DRS mesafesine girebildi.

25. turda son şikana yaklaştıklarında hiç olmadığı kadar yaklaşmıştı ve Rosberg çok geç fren yapınca kaçış alanına taştı ve bunu o kadar hızlı yaptı ki o turda en hızlı zamanı bile elde edebildi. Üstelik bu zaman yarış sonuna kadar kendisinin en hızlı turu olacaktı.

Böylece kendisini Hamilton’ın DRS bölgesinden kurtardı ve aslında hakemlerin incelemesinden kaçabildiği için de şanslıydı. Yalnız değildi, Daniil Kvyat Kimi Raikkonen’e karşı savunma yaparken de taşmıştı ve ceza almamıştı. Ancak Rosberg’e uyarı yapıldı ve bir daha bunu yapamayacağı söylendi.

Mercedes felaketle karşılaşıyor

Hamilton’ın farkı yeniden kapatması beş tur aldı, ancak öndeki Mercedes’e yaklaştığı an geri düşmeye başladı. Bir anda fark iki saniyeye kadar açılmıştı. Bir sonraki tur ise, 37. turda ikili normal tur zamanlarından 2.5 saniye kadar yavaş kaldı.

Her iki araçtaki kontrol elektronikleri aynı zamanda sorun yaşamış ve ikiliyi MGU-K’dan yoksun bırakmıştı.

Rosberg olay hakkında şöyle konuştu: “ERS’yi kaybettiğinizde artık enerji toplayamazsınız ve arkadaki tüm frenleme balatalar tarafından yapılmaya başlanır ve arka frenler aşırı ısınır. Yani bir sorun başka bir sorunu doğurdu. Bu yarışı devasa zor hale getirdi, frenleri soğutmak için çalışmak bir yana, düzlüklerde ciddi güç kaybediyordum.

İkili ellerinden gelen en iyi şekilde bu sorunla başa çıkmaya çalışıyorlardı. İkinci pit stoplarda Hamilton Rosberg’den daha sonra pite girmişti ve farkı yaratarak sonunda önüne geçebilmişti. Ancak bu kısa sürdü, frenleri bitmişti ve 46. turda yarışı bırakmak zorunda kaldı.

Felipe Massa liderliği ele geçiriyor

will-mass-montr-2014-4

Rosberg de pit stopunun ardından Massa’nın gerisine düşmüştü ve Williams pilotu tekrar pite girmeden bitirebilirse zafer kendisinin olacaktı. Ancak lastikleri kısa bir süre sonra bitmeye başladı ve 48. turda pite girdi.

Şimdi Rosberg’in arkasında kazanma potansiyeli olanlar bulunuyordu: Force India’dan Sergio Perez ve arkasındaki iki Red Bull.

Massa takım arkadaşının arkasına geldi ve Valtteri Bottas da diğer Force India’yı geçmeye çalışıyordu. Massa, Malezya’da yaşanan olayın tersini istedi ve takımdan Bottas’ı önünden çekmesini istedi.

Bottas bu emri kabul etmemiş göründü, ancak Hülkenberg’i geçmek için iyimser bir atak yapınca dışarı taştı ve Massa’nın kendisini ve ileride Hülkenberg’i rahat rahat geçişini izledi.

Massa’nın öndeki grubu yakalama oranı hepsini bir seferde geçebileceğini işaret ediyordu. Ancak önündeki her üç araç da DRS kullanıyordu ve geçmek zor olacaktı. 64. turda Vettel’i yakaladı, ancak Vettel iyi savununca Massa ilk bölgede DRS’i etkinleştirmediğine pişman oldu.

Ricciardo’nun bir şansı var

02_race_add

Rosberg önde bir ritim tutturabilmişti: “Frenleme noktaları ve diğer her şeyi çözdüğümde işler yoluna girmeye başladı. Virajlara daha yavaş geliyordum ve ona göre daha az fren yapmam gerekiyordu. Ancak frenleri yönetmek daha zor bir hal almıştı, çünkü fren dengesini öne almak zorunda kalmıştım ve neredeyse sadece ön frenleri kullanıyordum, bu da önleri kilitlemeyi çok kolay hale getiriyordu. Bu sorunlarla baş edebilmeliydim.

Perez lastik dayanıklılığı ile sorun yaşamaya başlamıştı ve bir yandan da bir elektrik sorunu ile mücadele ediyordu. Bu şekilde Rosberg DRS mesafesini koruyabildi. Ricciardo Force India’nın arkasına geldi ve 66. turda ilk virajın içine cesurca daldı ve iki tekeri çimde olduğu halde Perez’den ikinciliği almayı başardı.

Ricciardo olayı şöyle anlattı: “İyi sürüyordu ve hiç hata yapmıyordu, gerçekçi olmak gerekirse bira hataya ihtiyacım vardı çünkü viraj çıkışlarında çok hızlı uzaklaşıyordu. Ancak daha sonra düşündüm, Nico’ya yaklaştığında son şikanda frenajı biraz kaçırdığını hissettim. Çıkışta onunla birlikte kalabildim ve arkasında hava boşluğundan yararlandım ve DRS’i kullandım. Dışarısı boşaldığında girdim ve işi bitirdim.

Artık takip başlamıştı ve birkaç tur sonra pek alışık olmadığımız şey oldu: bir Red Bull bir Mercedes’i düzlükte rahat rahat geçiyordu. Rosberg’in savunmak için yapabilecek hiçbir şeyi yoktu ve harika bir zafer kazanabileceği yarışta teslim olmak zorunda kaldı.

Son tur kazası

14201138199_53e1c7f3a3_b

Bu sırada Vettel ikinci pit stopunu yaptığı zamandan memnun değildi, ilk pit stopundan sonra Hülkenberg’in arkasında takılı kalmış ve Force India sürücüsü pite girene kadar pistte kalması gerektiğini düşünüyordu: “Gördüğümüz gibi, sona kadar düzlüklerde geçebilmemize imkan yoktu.

Mercedes motorlu araçlar çok hızlıydı. Aynı zamanda arkamızdaki Williams’a da savunma yapmak zorundaydık. Temelde strateji ile ilgili bir şey istiyordum ve mümkün olduğunu düşünüyordum.

Pit duvarında çok daha iyi hakimiyetleri vardı, ancak benim açıkça sahip olduğum hızı kullanamayarak durumuma yardımcı olamadılar. Sonunda pite girdim ve Daniel’e pozisyon kaybettim.

Vettel son turda bir şekilde Perez’e atak yapma şansı buldu, ancak Massa da onu takip etmeye kalkınca her şey ters gitti.

İlk virajdan önceki sağa kıvrımdaydılar ve temas ettiler. Massa yolun kıvrımlarını takip ediyor görünürken, Perez sola kaydı ve önemli bir çarpışma yaşandı. Her iki sürücü de lastik bariyerlere sert bir şekilde çarptı ve şanslıydılar ki hastanedeki kısa bir kontrolün ardından yaralanmadan kurtulmayı başardılar.

Bu kaza önceki tur Hülkenberg ve Fernando Alonso’yu geçmeyi başaran Jenson Button’a dördüncülüğü getirdi.

Ferrari için unutulması gereken bir hafta sonu oldu. Raikkonen son turda kendi kendine spin atınca ancak onuncu olabilmişti. Önünde Bottas, Jean-Eric Vergne ve Kevin Magnussen vardı.

Ricciardo ilk zaferine ulaşıyor

tretrete

Güvenlik aracı son tur kazasından dolayı piste girdi ve Ricciardo’nun zaferini garantilemiş oldu. Damalı bayrağı geçti ve ilk Formula 1 GP zaferini elde etti. Üstelik Red Bull’a asla uymayan bir pistte beklenmeyen bir zafer kazanmıştı.

canada-podium-2014-mercedes-amg-petronas-media

Ricciardo: “Bugün fırsatı değerlendirebildiğim için çok mutluyum. Önümü görebiliyordum, Nico oradaydı ve Perez de aramızdaydı. Perez’i geçersem Nico’yu da zorlayabileceğimi düşündüm. Gerçekten çok mutlu oldum.

Farkına varmak biraz zaman aldı, Avustralya marşını duymak beni çok gururlandırdı. En son 2011’de Monako’da bir yarış kazanmıştım. Üç yıl, büyük bir zaman ve en üst basamaktayım. Özlediğim bir histi.

screenshot-en-wikipedia-org-2016-11-30-00-55-08

37 Yorum

  1. Ufak bir anekdot :
    Ricciardo ile Vettel arasında enteresan bir istatistik durumu sözkonusu.
    Vettel kazandığı tüm yarışları(41) ilk 3 cepten kalkarak kazandı.
    Ricciardo kazandığı tüm yarışları (4) ilk 3’ün gerisinden kalkarak kazandı.

      • Bana sormadın ama cevaplıcam 🙂 Herşeye rağmen elinden gelenin en iyisi yapmaya çalıştı. Bazen dalgalanmalar oldu. O da karakter yapısıyla alakalı. Bazı şeyleri hazmedemedi. Ferrarinin en kötü sorunlarına rağmen en iyi sonuçlar ondan geldi.Takımı bir arada tutmaya çalıştı. Takımı eleştirmedi . Takım onu savunmadığı halde en kötü gününde bile takımı savundu,Arrivanın gereksiz halde Vettele bıçak kaldırmasına bile. Sezonun ikinci yarısı araçla boğuşup durdu. İstediği turları fazlasını istediğinden başaramadı. Yarış performansı daha iyiydi.

        Sonuç olarak;Bütün olanlara rağmen elinden gelenin en iyisini takım içi,takım dışı,pistte gösterdi.

        • Çağrı sana katılıyorum. Beklenti büyük ama araç kötüydü ne yazık ki. Araçtan fazlasını çıkarmaya çalışıncada hatalar peşi sıra geldi. Aynı şeyleri Schumi’de Mercedes ile F1’e geri döndüğünde yaşadı. Hiç yapmayacağı hatalar ve rakibine zarar verecek agresiflikte savunmalar yaptı. 2017 aracı sanki Vettel’e daha fazla uyacak gibi ne dersin?

          • 2017 kuralları biraz daha Vettele hitap ediyor. Şampiyonluklarıda bu kurallara nazaran bir araçta gerçekleştirdi.
            Bir örnek
            Hamilton önü daha keskin araç ister.
            Vettel ise arkası daha sağlam araç ister.
            Hamilton kerbleri aşırı kullanmaz.
            Vettel kerblere saldırır. Vesaire 🙂

      • Valla dostum Vettel için çok acayip bir sezon geride kaldı. İnişler çıkışlar elbette var ama uzun bir yazı yazmadan Vettel’in 2016 sezonunu analiz etmek imkansız. F1’i çok iyi bilirim demem imkansız ama malumunuz Vettel’i iyi bilirim 🙂
        Aşağıdaki dinamiklerin üzerinde açıklamaya çalışayım.
        1 – İlk tur kazaları (-)
        Vettel geçen yıl Meksika’da kaza yapıp yarış dışı kalarak ‘en uzun süre kaza ile yarış dışı kalmayan pilot’ serisini sonlandırmıştı. Tabi ki kariyerinin Red Bull döneminde genellikle ön çizgiden start alması bu rekoru kırmasına yardımcı olmuştu ancak yarış içinde en agresifleştiğinde dahi kontrollü bir pilot olarak tanıdık onu. (Örn. 2013 Malezya’da Webber ile 2014 İngiltere’de Alonso ile tekerlek tekerleğe mücadeleleri) Ancak bu yıl ne olduysa Çin, Rusya, Belçika ve nihayetinde Malezya’da ki ilk tur kazaları tamamen okları onun üzerine çevirdi. Özellikle Malezya’da Rosberg’e çarpması şüphesiz onun hatasıydı. Aynı şekilde Belçika’da da Verstappen’in de etkisiyle Rai’yi biçti. Çin ve Rusya kazaları (hele ki Rusya) Kvyat’ın kamikazeliği sayesinde gerçekleşmişti.
        Vettel’in bu yıl en büyük imaj kaybı bence ilk tur kazalarıdır. Fakat bunda sıralamalardaki dezavantajını iyi bir startla kazanma hırsının kötü sonuçlarını aldı. Bu biraz da bu yılki büyük umutların hayal kırıklığına dönüşmesinin eseri. Vettel’in çalışkanlığını Alman’lığına bağlayabilirsiniz. Ancak duygu kontrolü daha çok bir Akdeniz insanına benziyor. BU yıl bunu defalarca deneyimledik. Bardaktan taştığında da ‘Fuck Off Charlie’ ye kadar uzandı. :))
        2 – Sıralamalar (-)
        Geçtiğimiz yıl hem cumartesi hem de pazar denize döktüğü Raikkonen’e bu yıl sıralamalarda yenilmesi (11-10) herkesi çok şaşırttı. Kuşkusuz bunda Raikkonen’in istediği ayarları yapabileceği araca kavuşmasına bağlı performans yükselmesinin payı çok büyük ancak ilk tur kazalarındaki sebebe benzer şekilde agresif ve risk alan sürüşünün de etkisi var. Hafta sonu genelinde hızlı olup, sadece Q3’te Kimi’nin gerisinde kaldığı o kadar çok yarış var ki. Son olarak Abu Dhabi de öyleydi. Zaten sıralamalardan sonra ‘agresif yaklaşımımın bedeli ödedim’ demişti. Fakat sonuç olarak hiçbiri sıralamalarda başarısız olduğu gerçeğini değiştirmiyor.
        3 – Stratejik Deha (++)
        Sezonun daha ilk yarışı Avustralya’da galibiyetin Ferrari pit duvarının sıvaması sonucu ellerinden akıp gitttiğini görünce aslında bazı şeyler kafasına dank etmiş olmalı. Ancak İspanya’da galibiyet savaşı için seçilen pilotun Kimi olması; sonrasında Kanada’da stratejik hata ile bırakılan olası galibiyet Vettel’in artık pit duvarından gelen stratejileri sorgulamasına hatta kendi stratejisini kendi belirlemesine neden oldu. İyi ki de oldu.
        Önce Bakü’de Ricciardo ile rekabete takılı kalmış pit duvarına rest çekerek 2.liği kopardı.
        Ancak bu yeterli olmadı çünkü bir sonraki yarış Avusturya’da pit duvarına güvendi ve gereksiz uzun pistte kalınca lastik parçaladı ve rahat podyumda olacağı yerde yarış dışı kaldı.
        Sonra Amerika’da pit duvarı akıl almaz şekilde Hamilton’ın arkasında bıraktı Vettel’i. Ferrari pit duvarı ipler elinde olunca gayet istikrarlıydı.
        Meksika’da ise işler bu kez pit duvarının istediği gibi olmadı. İlk stintinde pite çağrılan Vettel pistte kalmakta ısrar edince elinden sonradan alınsa da podyuma kadar çıktı.
        Abu Dhabi’yi zaten biliyorsunuz. Podyum stratejisini yine kendi başına çizdi.
        Bir pilotun aracını lastiğini tanıyıp yarışı bu kadar okuyabiliyor olması modern F1’de çok alışkın olduğumuz bir durum değil. Vettel sadece bu sayede kötü geçen bir sezonda bile parlamayı başarmıştır.
        4 – Yarış Performansı (+)
        Vettel bu yıl 3 kez ‘Driver of the day’ seçildi.
        Biri 22’likten 5.liğe çıktığı Singapur, diğeri olaylı Meksika, son olarak da podyuma çıktığı Abu Dhabi.
        Bu üçü de kariyerinin en parlak yarışları arasına girdi bence de.
        Çok büyük beklentilerle girilen sezonda yarış dahi kazanamamış olabilir ama geçen yıl kırmızıların yanında olan ”şans” bu yıl oraya hiç uğramadı. Formasyon turunda motor patlattığı Bahreyn’de neler olurdu diye düşünmeden edemiyorum mesela.
        Yaptığı kazalara, aldığı cezalara, dayanıklılık sorunlarına rağmen sadece pazar günlerini değerlendirirsek Sebastian Vettel başarılı olmuştur. Zaten cumartesi gerisinde kaldığı Raikkonen’e pazar günleri devasa bir fark yaptı. Şöyle ki birlikte bitirdikleri yarışlarda sadece 3 kez Rai’nin gerisinde kaldı. Onlar da şu şekilde.
        1 – İspanya ( Takım stratejisi ile) Rai 2. Vet 3.
        2 – İngiltere (Vettel 5 sıra ceza aldı, + yarış içinde de ceza aldı) Rai 5. Vet 9.
        3 – Singapur (Vettel gridin en gerisinden start aldı.) Rai 4. Vet 5.

        Sonuç olarak hem Çağrı’ya hem de sana katılıyorum Onur. Vettel’in bu yıl en büyük sorunu büyük beklentiye cevap veremeyen araçtı. Mercedes’i geçeceğiz umuduyla çıkılan yolda Red Bull’un dahi gerisinde kalındı. Araçta yaşadığı bu hezeyanın üstüne strateji hataları, dayanıklılık sorunları, Kvyat vs. de tuz biber oldu. Duygusal yapısı da kişisel hatalarını beraberinde getirdi. Yine de görmek isteyen gözler onun özel bir pilot olduğunu bu berbat senede bile kanıtladığını görecektir.
        Saygılar..

        • Güzel bir yazı olmuş eline sağlık Onur. Bu sene araç kötüydü, pit duvarı formsuzdu, şanssızlıklar yaşandı ve kabus gibi bir sezon bu şekilde geride kaldı. Ferrari’de sorun pilotlar değil. Bana göre ne yaptığını bilmeyen bir ekibi var Ferrari’nin. Bir yerlerde bir kopukluk var ve bazı şeyleri eksik yapıyorlar. Yani bütün kadroyu değiştirdiniz işte fakat hala problem var demek ki sorunu sadece çalışanlarda aramak yanlış. Başarı her zaman ekip çalışması gerektirir, geçmişte başarılı olan takımlara bakınca her zaman görürüz bunu. İyi bir yapılanma gerekiyor fakat bunu yapabilecek bir adam göremiyorum ben Ferrari’de.

          • Eyvallah abi, beğenmene sevindim. (Aramızda 5 yaş vardı yanlış haturlamıyorsam)
            Arrivabene ne zaman koltuğu sallansa pilotlara çemkirdi. 2015’in tamamında Kimi’yi, 2016’nın ikinci yarısında da Vettel’i attı medyanın önüne. Oysa ki o da sorunun onlarda olmadığının farkındaydı hep. Aracın yeteri kadar hızlı olmayabilir bunu anlayabilirim ama benim kızdığım nokta ardı arkası kesilmeyen operasyonel hatalar, yanlış stratejiler… Bu takım sezonu Red Bull’un arkasında 3. kapatmamalıydı.
            Ayrıca şu sporun ruhu Mclaren-Ferrari rekabetidir.
            Umarım 2017’yle başlayan yeni dönemde iki efsane takım da şampiyonluk mücadelesi verecek kadar iyi olurlar. Her ne kadar imkansız gibi görünse de ‘umut fakirin ekmeği’..

    • bence biraz şartlar ile alakalı. HAM’ın da son 3 yıldaki performası aynı şekilde diyebiliriz. ikisinde de dominant bir araç var ve ilk çizginin garanti olduğu sıralama turları izliyoruz. Vettel’in 11-13 yılları ve Hamilton’un 14-15-16 yılları aynı şekilde geçti. Bu durumlar HAM ve VET i kötü pilot mu yapar? bence hayır.

  2. Bu yarış gerçekten çok keyifli ve heyecanlıydı. Mercedeslerin yaşadıkları sorun, Ricciardo’nun son ana kadar zorlaması, Massa’nın Perez’i biçişi Vettel ucuz kurtuldu gerçekten, hatta Buick (adaşımla) bu yarıştan sonra çok sinirlenmiştik keşke Vettel’ide biçseydi diyenlere. Aslında bu yarışta gösterdi ki rekabete ikinci araç girdiği anda araçlar kötüde olsa izleme zevkimiz kat be kat artıyor.

YORUM YAP [Yorumunuz bizim için önemli!]