2011 sezonunun İtalya ayağında Monza’nın uçsuz bucaksız düzlüklerinde özellikle McLaren’a karşı koyması beklenmeyen Red Bull Vettel ile pol pozisyonuna yerleşti. Monza da belki de en son yapılacak şey olan kısa vites oranları ile Vettel ve Red Bull ilk sıraya kolaylıkla yerleşirken Tifosilerin gururu Alonso McLaren’lerin ardında kaldı.

Startta Alonso Coşuyor, Liuzzi Toplu Kıyım Yapıyor…

5 kırmızı ışık söndüğünde Alonso aynı sene İspanya’da yaptığı gibi müthiş bir çıkış yaptı ve liderliği ele geçirdi. Arkalarda maymun iştahlı Vitantonio Luizzi kendi evinde yarışmanın verdiği gazla ilk virajda frene basmayı unuttu. 8. sıraya kadar yükselse de kaza yaptığı için bu bir işe yaramadı. Ama HRT 5 saniyeliğine de olsa 8. sıraya yerleşti ve bu HRT’nin rekoru idi!

Liuzzi abimiz kendisine kurban olarak Britney kılıklı Rosberg’i ve Petrov’u seçmişti. Bu kazanın ardından Bernd Maylander SLS AMG’sine atlayıp piste çıktı.

Yaşlı Kurt Michael Lewis’i Avlıyor…

Hamilton SC arkasında düzlüklerde gözünü kapatıp azcık kestireyim derken SC pite girdi ve yaşlı kurt Michael kavruk delikanlı Lewis’i gafil avladı. Bu arada ön tarafta Vettel hızlı davranarak biraz pist dışına taşarak olsa da Alonso’yu geçti. Yarışı önde götürmek üzere ayarlanmış aracı ile Vettel son tura kadar pozisyonunu korudu.

Arkalarda Webber başarısız bir atak denemesinden sonra kanat kırarak yarış dışı kaldı.

Beni Geçmek Yürek İster Delikanlı!

Atak yapabileceği en zor pilotun arkasına düşen Hamilton bir an önce kendini öne atmak için çalışmalara başladı ama bu iş zannettiğinden zor olacaktı. Parabolica’nın çıkışında aerodinamik üstünlük ile kendini Michael’ın vites kutusunda bulan Lewis, ilk şikana limitörde geliyordu. Düzlük hızı yetersiz olan McLaren ile geçiş yapmak zor olacaktı. Lewis takıma Michael’ın savunmasını şikayet etse de Michael’ın 16. turda Grande Curve’deki içeri kapanması ve Button’ın her iki pilotu geçmesine neden olan savunması dışında illegal bir hareketi yoktu. Sertti ama adildi.

Michael’a takımdan Ascari şikanında kapıyı kapatmaması direktifinin gelişinden ve arka lastiklerinin yavaş yavaş bitmesinden sonra Lewsi Ascari şikanında güzel bir atakla Michael’ı geçti.

Yarış şu şekilde bitti:

Ve işte her iki aracın araç üstü kamerasından o müthiş mücadele:

https://m.youtube.com/watch?v=yPDN_ZKMniE

22 Yorum

    • Bir bileşke var gibi algılanıyor. Yarım sn’nin biraz altında bir shift gecikmesi var orada hız göstergesi de doğruluyor daha ayrıntılı takometre olsaydı daha iyi anlardık. Ayrıca bu tip takiplerde aero sürüklenme avantajı kati değildir fazla dışarı çıkarsanız bazen ters dahi tepip tutuş çekeceğine yavaşlatabilir. :p
      Avantajlı koridor açmak yerine düzeni bozulan hava anlık blokaj yapar. Bunu da biraz yönetir pilotlar bu arkası kirli havalı denen araçlarda dikkat ederseniz minicik yanal hareketler yapıyor Schumi bu havada vortex oluşturur.

        • Bilemiyorum yukarda ki kasıt gibi o sabit olmaz bence.

          Difüzör devrinden önce tampon tampona yürüyüş daha cazipti kolaydı çekip atardı seni öne o vakitte geriden takip sıkıntılı. Şimdi biraz daha tersi gibi ama mesafeler çok değişiyordur pistlere göre.

          • Ya Webber, ya da Massa sıralamalarda birbirini çekme olayından sonra böyle bir şey demişti. Sanıyorsam Massa Alonso’ya yol mu vermemişti neydi bir mevzu olmuştu. O sıralar söylediklerinden hatırlıyorum.

            • Doğrudur birşey diyemiyorum zaten.
              Monzanın pek ortamını bilmiyorum bu coğrafyası ile de ilgili olabilir. SPA da mesela örujdan sonra ki ile arka uzun düzlükte ki havai durum tamamen değişken. Garip geliyor insana atm ler yakın sayılır oysa.

              • Monza’da Ascari’ye gelirken hafif bir rampa var onun dışında oldukça düz ve açık bir alanda pist. Predictable dediğimiz türden.

                Spa’da Kemmel’in başı ve sonu bile değişkenlik gosteriyor olabilir. 😀İn-çık sağa dön sola dön kafa bırakmaz valla adamda.

                • Pisti değil çevreyi kastediyorum daha çok. Ben de çok anlamıyordum ama bazı kayıtlarda fark ettim. Burada da paylaşılan şu meşhur ses kaydedicisi çocuğun bir kaydı var orada da görülüyor bazı noktalarda ağaçlar sık bazı alanlarda asfalta uzak ve gevşek bunlar etkileyen şeyler.

                  İşte SPA’da software de olsa yarışmayı seviyoruz başarıyoruz da çok şükür zaten o yüzden seviyoruz 🙂 spa da ki bir problem rakım bile değişiyor acayip yer 🙂

          • Abi kaidesi yok ama bazen zarar veriyor. Hakkinen İndianapolis’te motor patlatmıştı bu yüzden sanırım. Ama A1 Ring’de Schumi Hakkinen’in arkasından kopsaydı momentumu düşerdi.

            Eskiden daha bir pilotun insiyatifinde idi galiba?

            • Doğrudur tabi bir nevi ortamda motorun emebileceği yeterli basınç alanı kalmıyor bunu türbülans gibi düşüneceksiniz. Hani yavaş giderken de gerçi o mesele daha farklı ama 🙂 akı hızı yeterli gelmediğinden soğutmaya, emişle verimli patlamaya yetmiyordu.
              Hakkinen abi zamanı bi de devirlerin zirvesinde yaşandığı vakitler.

              Pilotun kontrolünde olacak birşey yok doğal şartlar pilot dediğin şey zaten hale duruma göre pozisyon, status üreten adam demek. Zaman içerisinde değişen şeyler sürüş karakteristiği felan değil sadece. Pilotun eli değil kafası bilim adamı gibi supercomputer gibi çalışır baktı yeni durumlar ölçümlüyor ona göre lafla anlatamayacağı birşeyler geliştirir.
              eee hep ne diyoruz geçebilmek, geçiş teknikleri kadar geçirmemekte zanaat. Vardır illa ki bir savunma formasyonu yukarda denilen gibi uygular yemez yemez yapabileceği pek birşey yoktur riskli hareketlerin dışında (bu çağda absürt geçişlerin, savunmaların bir sebebi de bu).
              Doğa kanunları eh her zaman arkadan gelene avantaj çekiyor V kuş uçuşu hesabı zaten biraz da o yüzden geçirtmeyene ooo güzel adam deriz. Anlatması zor şöyle birşey daha diyeyim. Bu sabit değil tabi de arkaya yapışan güzelce sürüklendi yana çıktı mesela yaydan ok gibi atıldı aynı anda o an ki hale yanda kalan diğer aracın özellikle üst kanatları uygun değilse sanki diğeri onu tişörtünden çekip bırakmış gibi de ufacık bir etki oluşur. Bu biracıcık arkada uzun tren halini almış tünelin hızla bozgunundan oluyor bunu inceleyenler hatchback araçların arkasında oluşanda ki gibi algılayabilir belki.
              Birde savunmacının şöyle bir taktiğini diyeyim yukarıda ki gibi A1 ring deki o değil yalnız ha. Schumi bunu yapıyor eskide yavaş hele ki tırmanmalı virajlarda arkayı çok çok hafif slide yapar gibi çekiyon arkadaki hele ki dibe yakın ise dönerli yanarlı bom bozuk bir hava alıyor 😀
              Oyunlarda aero yok tabi de bunu ben adam biraz çizgide sarsılsın dibime girmiş gazdan ayağı belki çeker diye yapıyordum tabi olay ufacık ve kontrol dahilinde arkada ki önde ki sallanmayı görüp noluyor lan deyip hafifte olsa çekiyordu genelde 🙂
              1-2 şey daha vardı böyle geçiş-geçtirtme ile ilgili yazacağım ama unuttum bir anda 🙂

  1. Güzel anlardı. Birkaç tur güldüren yutmuş gibiydik. Böyle şeyler f1 de keşke daha çok olsa diyor insan ama olmuyor. GT lerde vs araçlar arasında karakter farklılıkları daha büyük olduğundan böyle şeyler daha sık olur. 2000’lerin başında da F1 de oluyordu ama son yıllarda özellikle markaların setup aralıkları iyice daralınca nadirinde nadiresi oldu bu işler. Yağmur yağacak da ortalık karışacakta anca işte o da nadir.
    Pilotlar da sevmiyor böyle hallerin başına gelmesini kendilerine küfür edilmiş gibi hissediyorlar ama alakası yok önemli olan bizim keyf alıp alamamamız.
    O yüzdendir ki az tedarikçi işi olmaması lazım. Birileri beceremeyip düzlüğe daha fazla odaklanabilmeli yahut tırmanmaya, geniş oval çıkışına vs vs.
    Bissürü marka olmalı zaten o yüzden hani olur ya şu son teklifte ki gibi farklı segment motoru olursa istiyorduk. Bir sürü fren, şanzıman tedarikçisi olması lazım birden çok hybrid sistem farklılığı olmalı.
    Takım denilen şey sadece şasiyi üretmeli kalan herşeyi tedarik edebilmeli işi sadece makineyi toplamak olmalı. F1’in içinden tedarik olmamalı olursa da tekil şartname, herkese mecburi temin olmamalı…
    Bunlar nasıl olur herşey ucuz olursa olur birkaç milyonluk yatırım işi olursa 3-4 lastik tedarikçisi bile olur heryerde olabildiği gibi.
    Bak bakalım o zaman insanlar hop oturup hop kalkıyor mu tribünlerin sesleri tv den devamlı duyuluyor mu sezonun %65 i böyle sahneleri sunuyor mu…
    Ferrari’si Mercedes’i gör o zaman öyle 3-4-5 sene dominasyon yapabiliyor mu yapamıyor mu..
    Dominasyon her zaman olur bu racing history ve otomotivin engellenemez kanunu ancak en fazla 2-3 sene olur bak tarihe çoğunluğunun oranı böyledir. Ucuzluğun, kapışma görselinin temel olduğu ortamda her zaman üreticiler bir girer bir çıkar meydan okuma yaparlar. 3 senenin üzerinde ki dominasyonlar her zaman kuralların, üretimin oldukça sınırlı olduğu zamanlarda yaşanmıştır hele ki gelişimin, evrimin oturmaya başladığı 80 sonları, 90’lardan itibaren.
    Neden kuralların çervesi ve maliyet politikaları önemli Ferrari ve Redbull da durdurmak için naptın kuralları değiştirdin yetmediğinde oynadın durdun. Şimdi niye tekrar değiştirdin hızlandırma algısı felan hikaye Mercedes’i mücadeleye çekebilir miyiz bu kadar büyük farkı durdurabilir miyiz diye yapıyorsun. Bu şekilde yarın yine başkası fark koyacak. İşi kendi döngüsüne bıraksan ekseriyetle mutlaka birileri daha fazla kaynak harcayıp yakalayabilir. Arada çıkan çılgın fikirlere de dur demeyeceksin tabi örnek vakti zamanında çok acayip, hızlı bunlar diyerek rotary motorlu Mazda’ları durdurmaman gerektiği gibi.
    Kaldı ki uzun dominasyon oluşsa bile insanları tatmin edebilme potansiyelin büyük olur. İnsanlar yarışların içerisinde birşeyler bulabilir, acayip anların peşine takılabilir.
    Group B’lerden bazıları da dominasyona doğru gidiyordu ancak napıyordu insanlar virajlarda toplaşıp araçların yanlarına ellerini uzatıyor, dokunuyordu. Yere yatsam üstümden atlar mı diye düşünüyordu.:)
    Yukarıdakileri de neden diyorum daha kolay anlayın.. Örneğin bir otomobil üreticisi bir motor geliştirir ve o yılın belki 1,5-2 yılın bütün ödüllerini toplar. Piyasada reklam, pazarlama avantajlarına geçer, insanların diline işler. Sonra başka bir üretici kendi lab, ürün, ünite raf ömrüyle de bir ünite işine girişir sunduğunda bu sefer o ödülleri toplar. Bu böyle hep sürer gider bu üretim dünyasının klasik macerasıdır…. Hep birileri en iyi olur, haline gelir. Hiç kimse sınırsız en iyi olarak kalamaz… Kalabiliyorsa zaten işin arkasında başka meseleler var demektir.

YORUM YAP [Yorumunuz bizim için önemli!]