Yarış çok heyecanlıydı, ancak FISA ve FOCA arasındaki politik savaş, yarışın şampiyonadan ihraç edilmesine neden olmuştu.

1970’lerin sonu ve 1980’lerin başında Formula 1 kendisiyle savaş halindeydi. Jean-Marie Balestre tarafından yönetilen FIA’nın sportif kolu FISA ve Bernie Ecclestone’un Formula 1 Üreticiler Birliği FOCA arasındaki ilişkiler kaynama noktasına ulaştı ve İspanya GP’sinde olanlar ikisi arasındaki savaşların ilkiydi.

1981 sezonu için sunulan kurallar, gridin büyük bölümünü temsil eden FOCA’nın sürücülerine Belçika ve Monako GP’lerindeki zorunlu sürücü brifinglerine katılmamalarını söylemesine neden olmuştu. Sonuç olarak 15 sürücüye ceza kesildi ve FISA, önümüzdeki yarıştan önce ödemezlerse pilotların lisanslarını askıya alacağını açıkladı.

FOCA takımları ise bunun karşısında dik durdu ve FISA’nın blöfünü gördü ve Jarama’da yapılacak bir sonraki yarış İspanya GP’den çekilmekle tehdit ettiler. FISA ile yan yana duran sadece Ferrari, Renault ve Alfa Romeo vardı ve bu çekilmenin gerçekleşmesi durumunda yarışta sadece altı araç olacaktı. Altı araçlık yarış! Tanıdık geldi mi? Buna nasıl izin verilebilirdi! İspanya Kralının isteyeceği bir şey değildi elbette.

Olaylar geliştikçe Kral bir yarış olmamasından endişe etmeye başladı ve organizatörlere giderek yarışı öne almayı ve FISA’nın her zamanki kurallarını es geçmelerini söyledi. Bu, FOCA’ya dahil takımları da yarışa dahil etti, ancak Ferrari, Renault ve Alfa Romeo, bu ‘illegal’ yarışta yer almaları halinde olabileceklerden endişe ediyorlardı ve etkinlikten çekildiler.

Yine de, 22 araçla yapılacak yarış altı araçlık yarıştan daha iyiydi ve 80 turluk Grand Prix yarışı başladı. Jacques Laffite Ligier’iyle polden başladı, ancak daha ilk viraja gelinmeden, dördüncü sıradan fırlayan Carlos Reutemann’ın Williams’ına geçildi.

Alan Jones Laffite tekrar öne geçip Reutemann’a yetişmeden önce bir süre ikinci olarak ilerledi. İkili birkaç tur çok yakın kaldı, ancak Jarama pistinin dar ve kıvrımlı yapısı geçişleri çok zor bir hale getirmişti. 35. turda Laffite, tur bindirmeler sırasında liderliği almaya çalışırken Reutemann’ın üzerine çıktı ve ikisi de yarış dışı kaldı.

Bu olay Brabham’dan Nelson Piquet’i liderliğe getirdi, ancak birkaç tur sonra vites kutusu sorunu ile yarış dışı kaldı. Liderliği devralan Didier Pironi ise kazanmaya doğru gidiyordu, ancak bitime 15 tur kala Ligier’inden bir tekerleğinin fırlaması onun da kalmasına yol açtı. Bu yarışı kimse kazanmak istemiyor muydu?

Elbette istiyordu, Jones artık liderdi ve aracındaki yüksek su sıcaklıklarına dikkat etmeye ve düşürmeye çalışarak zaferi elde etti ve podyumu tamamlayan isimler Jochen Massa ve Elio de Angelis oldu. Yarışa başlayan 22 araçtan sadece altısı bitime ulaşabilmişti.

Yarıştaki yıldızlardan birisi Eddie Cheever olmuştu, Cheever harika bir yarış getirdi. Bir an ikinciliğe kadar yükselmişti ve sonlara doğru vites kutusu bozulmasaydı podyumda olabilirdi. Ve 1980 ve 1990 yılları arasındaki tüm F1 macerasında sadece iki kez puan alabilmiş Osella adına yarışıyordu. Takım çıktığı yarıştan çok çıkamadığı yarışa sahipti ve bir podyum onun için mükemmel olurdu.

Yarıştan önceki tüm drama sonrasında inanılmaz heyecanlı bir şeye dönüştü. Damalı bayrak indiğinde her şey bitmiş sayılmazdı. Ertesi gün FIA bir toplantı yaptı ve yarışı şampiyonadan ihraç etti. Bu da takımlar veya sürücülerin yarıştan hiç puan alamaması demekti.

Neyse ki kazanan Alan Jones’un dokuz puanını kaybetmesi sezonunda büyük bir etki yapmadı ve o yıl rahat bir şekilde şampiyon olmayı başardı. Ancak diğerleri ise biraz sinirlenmişti. Jochen Massa 1977’de McLaren’da yarıştığından bu yana hiç podyuma çıkamamıştı ve ondan sonra da çıkamadı. Altıncı sırada bitiren Patrick Gailard üçüncü ve son Grand Prix yarışına çıkıyordu ve zor kazandığı puanını kaybetti ve takımı Ensign de sezonu puansız kapattı.

FISA-FOCA savaşının bir yarışı etkilediği tek yarış bu değildi. 1981’de sezonun açılış yarışı Güney Afrika GP’si de FISA’nın yarışın tarihini değiştirmek istemesinden dolayı şampiyonadan çıkarıldı. (Bu kez yarıştan önce yapıldı.) 1982’de FOCA takımlarından çoğu, Brezilya GP’de Nelson Piquet ve Keke Rosberg’in diskalifiye edilmesini protesto ederek San Marino GP’sine katılmadı.

İptal edilen bu iki yarışta grid çok daha küçük olsa da, FISA takımları bu kez yarışlara katıldılar ve ihraç edilmediler. Ne kadar güzel, değil mi…

YORUM YAP [Yorumunuz bizim için önemli!]