37 yıl önce bugün İspanya’nın kuzeyindeki Asturias’a bağlı Oviedo şehrinde dünyaya gelen Fernando “Alonso” soyadını maden endüstrisinde çalışan babasından, “Diaz” soyadını ise kasiyer annesinden aldı.

Fernando’nun hikayesi babasının eski bir amatör kart yarışçısı olmasına dayanıyor. Babası Jose Luis’in içinde hala yarışma tutkusu kalmış olacak ki bunu oğluna da aşılamak için Fernando’ya küçük bir kart aracı yaptı.

3 yaşındaki Fernando böylece yarışmayı öğrenmeye başladı ve ailesi ile tüm ülkeyi dolaşarak yarışlara katılmaya başladı. Orta sınıf bir aileden gelen Fernando, yarışmak için gereken parayı bulmakta zorlansa da göz dolduran performansı sponsor bulmasına yardımcı oldu.

Avrupa Karting Şampiyonası’nda ikinciliği yakalayan Fernando 1996 yılında Dünya Junior Karting Şampiyonası’nda şampiyon olarak adından söz ettirmeye başladı

1999 yılında “Euro Open MoviStar by Nissan” yarışını kazanan Alonso bu yarışa eski Minardi pilotu Adrián Campos’un kendisine referans olmasıyla girmişti. Bu zaferle kendini 2000 yılında Formula-3000‘de bulan Alonso sezonu 4. noktaladı.

Adım adım hedefine doğru giden Alonso’yu 2001 için Minardi pilotluğu bekliyordu. Takım arkadaşı Tarso Marquez’in gerisinde kalsa da Minardi ile ne kadar rekabetçi olunabilirse o kadar rekabetçi olmayı başardı. Almanya’da 10. oldu.

2002 yılında yetenek avcısı Briatore’nin kadrajına giren Fernando için işler biraz değişti. Bu sezonu test sürücüsü olarak geçirdi ve tecrübe kazanmış oldu.

2003 Alonso’nun F1’de gerçek manada kariyerinin başlangıcı oldu. Malezya’da en genç pol pozisyon alan pilot rekoru ile beraber yarışa ilk sırada başladı fakat 3. oldu.

Yağmur altında yapılan Brezilya’da çok ciddi bir kaza geçiren Alonso adeta ölümden dönse de yara almadan kurtulmayı başardı. Bu kazanın ardından Imola’da 6. olarak biraz sendeleyen Fernando kendi evi İspanya’da 2. olarak podyuma geri döndü.

Macaristan’da polden kazanarak bunu başaran en genç pilot rekorunu kırdı. Sezonu 4 podyum, 55 puan ve altıncılık ile noktalayarak iyi bir performans gösterdi.

2004’te inişli çıkışlı bir performans sergileyen Alonso 4 podyum ve 59 puan kazandı. Zafer kazanamamasına rağmen sezonu 4. bitirerek gelişme kaydetti.

Alonso 2005’e Avustralya’daki üçüncülüğün ardından Malezya, Bahreyn ve San Marino’daki üç zaferle güçlü bir başlangıç yaptı. San Marino’da arkasındaki Schumacher’e uzun turlar boyunca direnerek kazanan Alonso takdir topladı.

Kendi evinde Raikkonen’in arkasında ikinci olan Alonso, Raikkonen süspansiyonunu kırdığı Avrupa GP’sini kazanarak şampiyonada önemli bir avantaj elde etti.

Kanada’da şampiyonlar duvarının kurbanı olan Alonso ABD’de tüm Michelin lastikli araçlar gibi yarışa katılmadı.

Buradan sonra Macaristan’daki 11.’lik hariç sürekli podyumda kalarak Brezilya’da ilk şampiyonluğunu ilan edip bunu başaran en genç pilot olma rekorunu kırdı. Ayrıca Alonso bu sene McLaren ile 2007 için bir sözleşme imzaladı.

2006’ya şampiyon olmanın da verdiği ekstra motivasyon ile başlayan Alonso ilk 9 yarış boyunca podyumdan hiç inmedi. Schumacher’in sıralamalardaki olayından ötürü sonuncu başladığı Monaco’da kazanarak kariyerinin ilk Monaco zaferini elde etti.

Kaotik geçen ABD’de 5. olan Alonso 2006‘da ilk defa podyum dışı kaldı. Fransa’da, Renault’nun kendi evinde ikinci olarak podyuma dönen Alonso son derece olaylı geçen Macaristan’da pit-stop hatasından ötürü yarış dışı kaldı.

Kütle amortisörün yasaklanması ile yavaşlayan Renault’su ile Alonso İstanbul’da Schumacher’in hemen önünde 2.  oldu.

F1’in en gergin ve stresli hafta sonlarından olan 2006 İtalya GP Alonso için iyi geçmedi. Sıralamalarda Massa’yı engellediği gerekçesiyle Alonso’nun ceza almasıyla ortalık ısındı. Briatore’nin FIA’nın Ferrari’yi koruduğu eleştirileri altında başlayan yarışta Alonso motor patlatarak yarış dışı kalırken Schumacher zafer kazanarak önemli bir avantaj elde etti. Bu yarış sonunda Schumacher emekliliğini açıkladı.

Yağmur etkisindeki Çin’de Schumacher’in ardında ikinci olan Alonso Japonya’da Schumacher’in motor patlatması ile resmi olmasa da şampiyon oldu.

Brezilya’da da Schumacher’in Fisichella ile yaşadığı temas sonucunda 4. olmasından sonra resmi olarak iki kez şampiyon oldu.

2007… Bu sezon Alonso için dönüm noktası oldu, zira bundan sonra hiçbir zaman gerçek manada hızlı bir araca sahip olmayacaktı, bundan sonra hiçbir zaman “kovalanan” olmayacaktı. 2007‘den sonraki kariyeri hep kovalamakla ve yakalamakla geçti.

Sezona Raikkonen’in ardında ikincilikle başladı. Malezya’da kazanırken Bahreyn’de 5. memleketi İspanya’da 3. oldu.

Daha sonra Stepney’in Ferrari araçlarının depolarına bir tür “toz” katarak Ferrari’nin performansını McLaren lehine sabote ettiğinin anlaşıldığı Monaco’da ikinci zaferini kazandı.

Kubica’nın büyük kazasının damga vurduğu Kanada’da frenlerde ve ilk virajda sürekli sorun yaşayarak yarışı 7. sırada noktaladı.

Alonso, takım arkadaşı çaylak Hamilton ile girdiği mücadeleyle ABD GP’yi ikinci sırada noktaladı.

Monaco’dan beri kazanamayan Alonso 4 yarışlık zafer hasretini yağmurun damga vurduğu Avrupa GP’sinde Massa’ya yaptığı atakla dindirdi. En büyük rakibi olan Hamilton meydanda yokken puan hanesine çok kıymetli bir 10 puan yazdırdı.

Ortalık casusluk skandalı ile fokurdarken Alonso için ipler Macaristan’da koptu. McLaren’in stratejisine göre sıralama turlarında Alonso’nun Hamilton’ın önünde tur atması gerekiyordu. Ama Hamilton yol vermedi. Hamilton kendisini eğer Alonso’ya hemen yol verirse Raikkonen’in de kendisini geçeceğini düşündüğünü, “Birkaç viraj sonra zaten Alonso’ya yol verecektim.” diyerek savunacaktı.

Bu olaya sinirlenen Alonso son haklardan önceki pitinde arkasına gelen Hamilton’a rağmen aracını birkaç saniye boyunca hareket ettirmedi. Hamilton’ın bu zaman kaybı ile Alonso polü kazandı.

McLaren’in patronu Ron Dennis bu durum üzerine deliye döndü. Olay F1’in o dönemki patronu Bernie’ye kadar gitti, tüm F1 bu olayı konuşuyordu. FIA Alonso’ya ceza verince Alonso yarışa 6. başladı. Alonso yerine Hamilton polden başladı ve yarışı kazandı. Alonso ise 4. oldu. Ortada casusluk skandalı da patlamışken bu olaydan ötürü McLaren’e puan almama cezası verildi. Takım zafere rağmen 0 puan aldı.

Türkiye ve Belçika’da 3. olan Alonso, İtalya’yı kazanırken. Yağmurlu Japonya’da büyük bir kaza geçirerek yarış dışı kaldı.

Şampiyonluk ibresi Hamilton’a dönmüşken Hamilton’ın Çin’de pit yolu girişindeki hatasıyla tamamlayamadığı yarışı Alonso 2. bitirince umutlarını tazeledi.

Son yarış Brezilya’da sessiz sakin, etliye sütlüye karışmadan puanları toplayan Raikkonen şampiyonluğu ilan ederken Alonso 3. Hamilton ise yaptığı hatalar sonucu 7. oldu. Her iki McLaren pilotu da 109 puan toplamasına karşın, Hamilton galibiyet farkı ile sezonu 2. bitirdi. Alonso ise 3. oldu.

2008‘de Alonso kötü biten McLaren macerasından sonra şampiyon olduğu takıma, Renault’ya geri döndü. Ama o köprünün altından çok sular geçmişti. Alonso “Crashgate” skandalının damga vurduğu Singapur’u kazandı.

Bir yarış sonra, Fuji’de bu sefer aracın da hızıyla daha baskın bir şekilde kazanan Alonso son yarış Brezilya’da da podyuma çıktı. Sezonun ikinci yarısında en çok puan kazanan pilot oldu.

2009 Alonso için felaket bir sezon oldu. 2004‘ten bu yana ilk defa kazanamayan Alonso Macaristan’da polü alsa da bu zafere dönüşmedi. Aracın da yavaşlığı ile Alonso sezonu sadece Singapur’daki podyumla kapattı.

2010‘da Raikkonen’in emekliliği ile Ferrari’ye geçen Alonso Ferrari ile çıktığı ilk yarışı kazandı.

Fakat daha sonra Ferrari’nin yavaş kalmasıyla İspanya ve Kanada dışında podyuma bile çıkamayan Alonso Monaco’da Cumartesi günü yaptığı kaza sonrası son sıradan başlayarak 6. oldu

İngiltere’de aldığı ceza ile 14. sırada kalan Alonso Almanya’da Ferrari’nin takım emri ile Massa’nın kendisine yol vermesi üzerine yarışı kazandı. Ferrari ve Alonso’ya karşı eleştiriler yükselirken FIA Ferrari’ye 100.000 Euro ceza verdi.

Macaristan’daki ikincilik ile podyumda kalan Fernando, Belçika’da yağmur altında yaptığı kaza ile yarış dışı kaldı.

Fakat buradan sonra sezon boyu ilk defa şans yüzüne güldü. İtalya ve Singapur’u polden kazandı. Japonya’da 3. olurken günbatımı ile biten, yağmurlu geçen ve en büyük rakibi Vettel’in motor patlattığı Kore’yi kazandı. Fakat kader ağlarını Abu Dhabi’de ördü. Ferrari’nin yaptığı stratejik hata ile pitten gerilerde çıkan Alonso Petrov’u tüm yarış boyunca geçemedi ve 7. olarak şampiyonluğu 1 puan ile Vettel’e kaybetti.

2011‘de egzoz beslemeli difüzör ve geciktirilmiş ateşleme gibi teknik unsurlara adapte olamayan Ferrari ile Alonso, sadece egzoz beslemeli difüzörlerin kullanılmadığı İngiltere’yi kazanabildi.

2012‘ye rakiplerinden çok geride başlayan Ferrari ile Alonso yağmur altında yapılan Malezya’yı kazanarak bu dezavantajı biraz da olsa bertaraf etti.

İspanya ve Monaco’da podyuma çıkan Alonso Valencia’da 11. sıradan gelerek kendi evinde zafer kazandı.

İngiltere’ye cumartesi günkü yağmurla polden başlamasına rağmen Ferrari’nin izlediği strateji ve yarış hızı ile galibiyeti Webber’e kaptırdı. Almanya’da yine yağmurlu bir sıralama ile polü alan Alonso, bu sefer kazandı. Bu onun 2012‘deki son zaferi olacaktı.

Macaristan’da 5. oldu. Belçika’da Grosjean’ın yaptığı katliama kurban giden Alonso yarış dışı kalıp Vettel’e önemli puanlar kaybetse de Vettel’in yarış dışı kaldığı İtalya’da 3. olarak bunu telafi etti.

Japonya’daki ilk tur kazası ile Alonso’nun şampiyonluğu büyük bir darbe alırken yarışı Vettel kazandı.

Son yarışa kadar sürekli podyumda kalsa da şampiyonluk 3 puanla 5 zafer kazanan Vettel’e gitti. Alonso’nun hayal kırıklığı yüzünden okunuyordu.

2013‘te dominant Red Bull’a karşı koyamayan Ferrari ile Alonso Çin ve İspanya’yı kazandı. Bu onun son zaferi olacaktı.

2014‘teki felaket derecede kötü Ferrari ile Alonso 2009‘dan Ferrari ise 1993‘ten sonra ilk defa sezonu zafersiz kapattı. Çin’de podyum alan Alonso, Macaristan’da insanüstü bir çaba ile zafer mücadelesi vermesine rağmen Red Bull’dan Ricciardo’ya karşı koyamadı.

Tüm bu olanlar üzerinde yeni CEO Marchionne (saygıyla anıyoruz) ve takım direktörü Mattiacci ile anlaşamayan Alonso Ferrari’den ayrılıp kavgalı ayrıldığı McLaren’e geçti.

2015’e testlerde yaptığı kazayla tatsız bir başlangıç yapan Alonso, ilk yarış Avustralya’ya katılamadı.

İngiltere’ye kadar puanla tanışmayan Alonso bu felaket sezonda Macaristan’da 5. olarak hem sezonun hem de McLaren Honda’nın en iyi sonucunu elde etti.

Sezon sonuna kadar bir daha puan alamayan Alonso’nun Japonya’daki telsiz mesajı her şeyi özetliyordu.

Alonso 2016’ya çok ciddi bir kaza ile başladı. Bir sonraki yarış Bahreyn’de onun yerine Stoffel Vandoorne yarıştı ve 10. olarak takıma sezonun ilk puanlarını getirdi.

Bir önceki seneye kıyasla gelişen Honda ile Alonso 54 puan topladı ve sezonu 10. noktaladı.

2017’ye tamamen yeni bir turbo konseptiyle gelen ve umut tazelemek isteyen Honda yine McLaren ve Alonso’ya hüsran yaşattı.

İspanyol pilot 2017’te Monaco’da aracını eski takım arkadaşı Button’a emanet edip şansını bir de Indy 500’de denedi. Yaklaşık 40 tur lider giden Alonso, birinci sıradayken Honda motoru yine onu yarı yolda bıraktı.

Alonso sezonu 17 puanla 15. noktaladı.

Honda’ya daha fazla katlanamayan McLaren 2018 için Renault ile anlaşırken Alonso’da Toyota ile WEC’e katılma kararı aldı ve Le Mans 24 Saat’i kazandı.

Sezona ilk 5 yarışla geri kalanların en iyilerinden olarak başlayan Alonso Monaco’ya kadar iyi giderken teknik arızalar yine onun yakasını bırakmadı. Alonso şu anda 40 puanla 8. sırada.

Alonso’nun 2015’te açtığı ve eskiden yarıştığı araçları sergilediği bir müzesi, daha doğrusu bir kompleksi var. Bu komplekste ayrıca FIA standartlarında çeşitli zorluklarda virajların bulunduğu bir karting pisti de yer alıyor.

Alonso aynı zamanda tutkulu bir yol bisikleti yarışçısı. F1 için idman niyetine bisiklet sürüyor, fakat sadece sürmekle yetinmiyor. Kendisinin kurucusu olduğu bir bisiklet takımı da var.

Bu sene McLaren’in üzerinde gördüğümüz sponsorlardan biri olan Kimoa’nın kurucusu bilin bakalım kim? Evet, Alonso.

Başka bir “Bir Pilot, Bir Ömür”de görüşürüz.

3 Yorum

  1. 2000’lerin ortaları ne karışıkmış öyle, crashgate’ler spygate’ler cezalar, takım arkadaşıyla kirli mücadeleler. Yanlı FIA, sezon ortası yasaklamaları, diskalifiye edilme. F1’in en tuhaf dönemiymiş heralde
    Sonradan bu tür şeyler olmayınca her yerde arar olunmuş heralde bir Multi 21 bu olayların yanında nedir ki?

YORUM YAP [Yorumunuz bizim için önemli!]