Çoğu yarış pilotu Formula 1’de iyi bir kariyer yapmak için yarışıyor ama bazı pilotlar var ve bu pilotlar isimlerini motorsporlarının farklı serilerinde duyurdu.

Hatta F1’in bazı dönemlerinde araçların kazandığı şampiyonluklar ve dominasyon dönemleri oluyor. Pilotların da zamanı daraldıysa kendilerini farklı arayışlara içinde buluyor.

Bu yazımızın konusu da farklı arayışlara giren ve değişik serilerde isim yapmış pilotlar.

NELSON PIQUET JR.

Genç Brezilyalı F1 padokuna girdiği zaman 3 kez dünya şampiyonluğuna ulaşan babasının da etkisiyle büyük beklentiler vardı.

Ancak Piquet Jr. ve F1 isimlerini yan yana gördüğümüzde aklımıza gelen ilk olay 2008 Singapur GP’sindeki “crashgate” skandalı. Renault takımı, yarışı Fernando Alonso’ya kazandırmak için Piquet Jr.’a duvara çarpmasını söylemişti ve Brezilyalı pilot takımdan kovulunca bu olayı itiraf etmişti.

Daha sonra NASCAR ve Rallycross’ta boy gösteren Piquet Jr., Formula E’ye geçiş yaptı ve Formula E’nin ilk şampiyonu oldu.

STEPHANE SARRAZIN

F1’de sadece bir yarışa çıktı ve Minardi ile çıktığı 1999 Brezilya GP’sinde büyük bir kaza yaptı.

Ancak sonrasında renkli bir kariyeri oldu. Subaru Ralli takımında yarışan ve 17 kez Le Mans 24 Saat yarışına katılan Sarrazin, şu sıralar Formula E’de yarışıyor.

BERND SCHNEIDER

Schneider’in F1’de yarıştığı dönemde Zakspeed ve Footwork takımlarının yarışa katılması başarı olarak sayılıyordu.

Schneider, sonrasında Mercedes bünyesine katıldı ve 5 kez DTM şampiyonu oldu. International Touring Car ve FIA GT serilerinde de şampiyonluğa ulaşan Schneider, şu an Mercedes’in marka elçisi.

SCOTT SPEED

2015-17 yılları arası üst üste 3 kez Global Rallycross serisinde şampiyonluğa ulaşan Scott Speed, 2006’da Toro Rosso ile piste çıktığında gridde 1993’ten sonra ilk kez bir Amerikalı vardı.

2007 sezonunun ortasında Toro Rosso’dan kovulan Speed, NASCAR’a geçiş yaptı ve 2011’de Indy500 sıralamalarında büyük bir kaza yaptı. Andretti Motorsport’un Volkswagen Beetle Rallycross aracıyla onu büyük başarılar bekliyordu.

GABRIELE TARQUINI

Tarquini, bu yıl aldığı WTCC şampiyonluğu ile motorsporlarında 50 yaşın üzerinde bir şampiyonluk alarak rekor kırdı.

Ancak İtalyan pilotun F1 kariyeri çok farklı. 78 GP hafta sonuna katıldı ancak bu hafta sonlarında 40 kez sıralamayı geçemedi.

JEAN-LOUIS SCHLESSER

Schlesser’in F1’e katkısı Monza’da Ayrton Senna’dan tur yerken kendisine çarparak 1988 sezonundaki McLaren hakimiyetine son vermiş olmasıydı. Bunu da iyi olmayan Nigel Mansell’in yerine tek seferliğine sürdüğü Williams’ı ile yaptı.

F1 dışı kariyerinde ise şüphesiz daha başarılıydı, 5 cross-country ralli şampiyonluğu ve bir World Sportscar şampiyonluğuna sahip.

ALEX ZANARDI

Zanardi’nin F1’de iki parça başarısız sezonu bulunuyor.

F1’e bitmeye başlayan Lotus takımıyla aldığı tek puandan başka bir şey elde edemeyen Zanardi, CART ChampCar’da başarıları peş peşe dizerken, 2001’de korkunç bir kazada iki bacağını da kaybetmesine rağmen WTCC’de yarış kazanmayı başarmıştı.

Paralimpik oyunlarındaki madalyalarını saymıyoruz bile.

HANS-JOACHIM STUCK

Stuck 70’lerde F1’de iki kez podyuma çıkmıştı, ancak bu başarısı spor ve binek otomobil serilerindeki başarılarıyla gölgelendi.

Bir DTM şampiyonluğu, iki Le Mans 24 Saat zaferi, ve bir World Sportscar şampiyonluğu Alman pilotun oldukça yetenekli olduğunu gösteriyordu.

SEBASTIEN BOURDAIS

Toro Rosso’dan gönderilmeden önce 1.5 yıl yarıştı, ancak geri kalan her yerde büyük başarılar elde etti.

2003’te Champ Car’da peş peşe 4 yıl boyunca şampiyon olduktan sonra F1’e gelmiş, ancak geri gönderilince çok daha farklı IndyCar’a geçmişti. Şimdi ise serinin önemli isimleri arasında.

Aynı zamanda spor otomobillerde Ford ile Le Mans 24 Saat sınıf birinciliği ve Daytona 24 Saat zaferine sahip.

YANNICK DALMAS

Dalmas Le Mans 24 Saat’te devasa başarı kazanmıştı, 90’larda dört farklı takımla dört kez kazanmayı bilmişti.

F1 kariyeri ise çok daha sönük geçti, arkalardaki Larousse ve AGS takımlarında çok küçük şeyler elde edebildi.

EMANUELE PIRRO

F1’de geçirdiği 2.5 sezonda sadece bir kez puan alabilen Pirro, kariyerini spor otomobillerde yaptı, Le Mans 24 Saat’te 5 genel klasman, 7 de sınıf zaferine sahipti.

Karting ve binek otomobillerdeki İtalya şampiyonluklarını da eklemek gerek.

1 YORUM

  1. Güzel bir seri.
    Özellikle Türkiye sınıfı ülkeler için bu tip derlemelerden anlaşılması gereken birşey de ilk hedefin Formula 1 üzerine kurgulanmasıdır… Geç yaşlı, federe veya serbest takım, yorumcu, spiker farketmiyor… Herkes aynı hata ve eksiklik ile meşgul. Adama sorarlar kaç tane Lemans, Rally, Indy, F3 şampiyonu çıkardın ki F1’e halleniyorsun demeyeceğim.
    İlk önce en azından 30-50 tane dünya klasında adam yetiştirirsiniz sonra en üst sınıflarda dereceler aldıktan sonra başka hayaller kurmaya kalkarsınız. Yani çok uzun yılların meselesi…
    20 yıldır gördüğüm en boş muhabbetti… nasıl f1 pilotu olurum… bizim de f1 pilotumuz olabilecek mi/olmalı……
    Malum bu işler olimpiyatlar gibi adam devşirebileceğiniz alanlar da değil. 🙂
    Gençler yorumlanırken de, kendi kafalarını kurgularken de aynı hatalar devam ettiriliyor. Hemen birkaç seri de yarışabildi diye bir ülkenin insanı en yukarıya çıkamaz.

    Hakeza başarı öyküleri de yukarıda. Dünya sadece en ön ile avunulacak bir yer değil.
    Diğer anlaşılması gereken 2 şey. Yıllardır demeye çalışıyorum ama tabi F1 platformları olunca da pek olmuyor. 1. dünya F1’den ibaret değil. 2.En iyilerinin F1 makinesiyle baş edebileni olmadığı gibi makinelere uyumluluk bütünsel değildir ve mevcut en iyi beklentisi de yanlış.

    Halterciler arasında en iyilerden birisi Naim olabilir ama ne Schumacher nede Sebastian Löeb en iyi pilot gibi bir şey olamaz. En fazla jet düşüren F16 pilotunun yada druganov’la en uzağa headshot çekenin en iyi olamayacağı gibi. Araçsallık ve şekil farklıdır bu alemde diğer sporlara göre. Çoğu fiziksel insan temelli spor da olduğu gibi kendi sınıfının en iyisi olabilir sadece. Biri F16’a olamasa bile F4’ü daha iyi içselleştirebilir.

YORUM YAP [Yorumunuz bizim için önemli!]