Monako neden bu kadar zorlayıcı ?

4

Muhtemelen hangi Formula 1 sürücüsüne sürüş yeteneklerini en çok zorlayan ve yoran pist hangisi diye sorsanız Monako yanıtını alırsınız. Neredeyse 100 yıllık yarış kariyeri olan Monako aldatıcı virajları, bir cadde pisti olmasının getirdiği tümsekli ve tehlikeli yolları ile birlikte kazanması halinde pilota inanılmaz övgü getirebilecek fantastik bir pist.

İlk Monako GP’si 1929 yılında yapılmış ve belki de oldukça hızlı geçilen kendine has Casino bölümü, Monako’nun bir şehir devleti olması ile birlikte dünyanın en çekici yarışı.

Geçen yıllar ile birlikte muhtemelen yarışan her pilot en az efsanevi Senna’nın başardığı 6 yarış galibiyetini hayal ediyor.

Bitirdiğimiz 2016 senesinde ise gene güzel bir yarışın ardından kazanan 2008 yılından beri Monako galibiyetine hasret kalan Lewis Hamilton olmuştu ancak burada atlanmaması gerek önemli iki husus var, Rosberg ve Red Bull pit ekibi. Yarışın başlarında Hamilton’un önünde yer alan Rosberg tempo olarak Hamilton’un oldukça gerisindeydi ve Hamilton çılgınlar gibi geliyordu. Takım yarış galibiyetini alamayacaklarını düşündüğü Rosberg’e Hamilton’a yol vermesi için emirde bulundu ve Rosberg yol verdi. Altınızda en iyi araç var. Takım arkadaşınız ile şampiyonluk savaşı içerisindesiniz ve Monako gibi geçişin çok zor olduğu pistte yol veriyorsunuz. Ne takım oyuncusu ama! Hamilton’a yarışı kazandıran asıl olay bu değildi ama. Red Bull pit faciası, Ricciardo’nun gelmeyen lastikleri Hamilton’a galibiyeti hediye etmiş oldu.

Daracık sokaklar Monako GP’sinde yarışmayı bir savaşa dönüştürüyor. Geçiş yapacak oldukça kısıtlı yerler, ünlü Grand Otel Hairpin gibi aldatıcı virajlar ve tünel bölümü ile birlikte Monako izleyiciler için tam bir ziyafet ayrıca.

Monako Grand Prix’inin olmazsa olmazlarından biri ise kazalar. Bu güne kadar gerçekleştirilenlerden kazasız tamamlanan yarışların sayısı 1 elin parmağını geçmez. Dramatik kazalar veya duvarlarla yaşayacağınız en ufak temas yarışınızı bitirebilir ve güvenlik aracını çıkartabilir. Güvenlik aracı da olmazsa olmazlardan! Değişen stratejiler, taktikler her şeyi alt üst edebilir.

Şampiyon olan pilotların tamamının Monako’da galibiyet almış olması belki de bu yarışın büyüsünü arttırıyor. Formula 1’in en prestijli, en muhteşem pistlerinden biri olan Monako kim bilir daha ne yarışlara gebe!

4 Yorum

  1. Başlığı görünce akla gelen Macau niye zorlayıcıysa işten o yüzden… O zaman da aynı şeyi yazmışım. 🙂

    Bana göre Macau çok daha güzel ve zorlayıcı bir pist. Uzun düzlüğü de güzel ve genel olarak hız oranı da yüksek. Temiz bir sıralama turu atmak o kadar zor ki.. düzlükte anca dinleniyorsun.

  2. Güzel bakış Batuhan..

    Monaco… kalıcı, belirli sert çizgileriyle ve bariyerle sarılır dar hatlarıyla (onboard/kuşbakışı) ezberlenmesi kolay bir pist. (İnsanlar şehir/sokak pistlerini geniş arazilere kazınmış pistlere göre daha kolay ezberler yada ben öyle biliyorum:P )
    Ancak iş onunla bitmiyor hafıza da kalıcı olması, gözlere herşeyin batması yeterli değil 🙂 Dünyanın en zorlayıcı pistleri? dense rakımları yüksek olmamasına rağmen Monaco ve Macau başı çeker derim. İkisi de bu ünvanlarını asfaltlarının çok dışında darlık ve downforce’un pek az işe yarayabildiği çetrefilli virajlarına borçlular ve dahi bunlar open whell makineler için bilindiği üzere çok daha zorlayıcıdır sürttüğünüz şey karoser değil malum.

    Yeni şehir pistleri bunlar kadar değiller…

    Neden zorlayıcı çünkü buralarda aerodinamiği prensipleri farklı işlemeye başlar. Yüksek rakımlı çoğunluğu şehirlerin çok dışında açık alan pistlerde rüzgarlar ile verim kaybı sonuçlu hava boşlukları (rüzgar tünellerinin gerçek dünyadan daha güzel sonuç vermesi yani takımların yaşadığını duyduğunuz aksi istikamette ki şeylerin bir kısmı da bunun gibilerle alakalıdır.) oluşurken buralarda sık binaların ve bariyerlerin etkisiyle geçişlerin ardından akı farklılıkları oluşabilir. Bu da takip zorluğu ve daha fazla ısınma olarak geri döner. Bu pistlerde dar viraj açıları ve süratlerden aerodinamik tutuş mekanik tutuşa nispetle geriye düşmeye başlar [downforce bu type araçlarda düşük süratlerde de gelir GT’lerde daha yüksek sürat işidir] ancak yine de engebenin, kaymanın bol olduğu bu pistlerde önemsiz sayılamaz. Özellikle zayıf üniteli, ağır mevcut makine dünyasında…

    Neden zorlayıcıdır çünkü her pist için setup büyük oranda değişir ancak buralarda neredeyse pek az başvurulan, standart eskeriyetinin çok dışına çıkılan setup’lara ulaşılır. Direksiyon, teker açıları, dişli oranlarının devasa değiştiğini herkes bilir. Araçlar aslında bir birine daha çok yaklaşır (her yönden limitlere ulaşmama) ve bu tip düzey insanlar için diğer ortamlara göre setuplama daha kolaydır. Ancak asıl iş pilotun setup’a ve zıttı adaptasyonu, zorluğundadır. Elbette ki çoğunluk iyi durumdaysa iyi hazırlanamayan araçlar kendini belli eder.
    Aşırı hafiflik bazı ortamlarda daha fazla yorar işte bu, bu tip pistlerde söylenebilir. İyi olmak için daha çılgın olmak zorundasın. Kahve içme rahatlığını bırakırsın. Hele ki yağmur varsa…
    Malca şöyle denilebilir bütün pistler ezbere, gözle görme yordamının üzerinde kayılarak dönülür buralarda ise hislerin kaygıların üzerinde ve tüm kayma limitlerini kurguluyor olmalıdır hele ki rekorlar kırmak istiyorsan.
    Hani o tünel hissi denilen şey böyle anlatımı zor böyle bir kasıt idi.

    Düşünün bugün elleri direksiyondan hiç ayrılmadan sadece parmak uçlarıyla birçok şeyi halledebiliyorlar, kütük gibi, elektronik yardımcı dolu araçlar ile….
    Adam! ların diğer eli neredeyse vitesi koluna çakılı kalıyordu elde kocaman bir yuvarlak, 800-1100 hp arası susturulamaz, şimdilere göre çok kalas diferansiyel ve amortisörlerin önünde aygır şeylerle, zangır zangır sallanan, zıplayıp kondumu kuyruk sokumunu…, 0 aerodinami ile yaptılar o şeyleri…

    İşte o yüzden de yeni hazırlanan bakü gibi şehir pistlerinin hiç biri bir monaco olamayacak. Toprağı toprak yapan üzerinde dökülen kan ve terdir :p

    Bu tip pistler için çok iyi olmak yetmez, muhteşem ötesi makineye de ihtiyaç olmaz sadece işi kolaylaştırır… buralarda hayatı, bütünlüğü mantığın üst sınırlarının dışına çıkmadan yere sermek gerekir. Devamlı değemezsin sadece yakın durmak gerekir çünkü zaten yüzeyin iniş çıkışları fırlatmaya çalışır seni bariyerlere. Sıralama turu ise mevcudiyeti ortaya koyduğu gibi nispeten kolaydır. O yüzden ilk 3-4 te halen O isimler var. Elbette ki racing makineyle yapılır iyileri ile Nico, David gibileri de yer edinebilir.
    Pilot ve Monaco’nun ne olduğunun en güzel bir eski bir yeni örneği Toleman-Ayrton ve MB-Michael olabilir.

    Haricen burası çoğunluk ortamın dışında turlanarak değil yıkanarak hazırlanır.

    Sadece 2 gün için herşeyi değiştiriyorsun büyük israf.. ama herşeye değiyor. Zorlayıcılığın diğer bir boyutu nispeten ortalama altı kaynaklara sahip bir kasaba devleti, yarış haftasonu için her devletten çok daha fazla efor sarfetmek, birkaç çakılı atlamamak üzere iyi organizsayon ortaya koymak zorunda.

YORUM YAP [ Yorumunuz bizim için önemli! ]