Performansta düşüklük, ödül parası kayıpları, personel korkuları, potansiyel ve giderek artan prestij kaybı. McLaren’ın sabrının taşmasına şaşırmamak gerek…

F1’de Mercedes’in baskınlığını kırmak için bir araya gelen McLaren-Honda birliği, bu hafta sonu resmi olarak bitirildi ve spor tarihindeki en kötü geçen evliliklerden birisi oldu.

Birlikteliğin felaketinden kalan yıkıntıların arasında Sky F1 olarak, McLaren’ın güç ünitesi tedarikçisinden ayrılmak istemesinin beş sebebini derledik…

Sebep 1: Performans

20 yıldan sonra tekrar başlayan McLaren-Honda birlikteliğindeki ölümcül sorun iki üyenin birlikteliğe kattıkları performans farklarının devasa olmasından kaynaklıydı.

McLaren, Mercedes ve Ferrari’ye denk şasi performansı olan bir şasi yaptığına inanıyor ve Honda motoru ise büyük bir farkla gridin en zayıfı olarak kalmış durumda.

Daha da kötüsü, Honda’nın güç ünitesi en dayanıksız olanı. Fernando Alonso kış testlerinde olayı özetlemişti: “Tek sorunumuz güç ünitesi. Ne dayanıklılık var, ne de güç.”

Altı ay sonra, bu tespit hala geçerli gibi görünüyor. İtalya, McLaren için yılın dördüncü çifte yarış dışı kalması oldu.

Honda’nın bir yıl boyunca birlikteliğe iyi bir katkı yapamaması affedilebilir. Ancak üçüncü yılda, Honda güç ünitesinin ikinci yılından geriye gitmesi ise kesinlikle kabul edilemez.

Tutulmayan sözler, düşen potansiyel ve takım menajeri Eric Boullier’in Kanada GP’den sonra dediği “kabul edilemez” performans, bu işin sonu oldu.

McLaren’ın sabrı ise işte bu kadar dayanabiliyor.

Sebep 2: Personel

Alonso, şüphesiz McLaren’ın bir numaralı adamı ve 2017’nin sonunda kontratı bitiyor. Takım ise İspanyol pilotun podyumsuz geçen üç sezondan sonra takımda kalması için imkansızı başarmak zorunda olduklarını kabul etmişti.

Boullier İspanya’da şunları söylemişti: “Eğer rekabetçi olamazsak, o gidecek.”

Görünüşe göre Renault motoru, Alonso’nun hiç olmazsa bir sezon daha takımda kalması için yem olacak. Renault motoru da gridde en yavaş ikinci motor olmasına rağmen, Red Bull bir zafer kazanmayı başardı ve bu sezon bir dizi podyum elde edebildi. McLaren ise şasilerinin eski rakiplerinin şasileriyle yarışabileceğine inanıyor.

Woking’deki fabrikada, rakipleri Mercedes ve Ferrari düzeyinde bir şasi geliştirebilecek iş gücü olduğu açık, kendilerine verilen görevi de başarıyla tamamladıklarına inanıyorlar, ancak bu emekleri kötü motor yüzünden hiç oluyor.

Honda’dan ayrılmak derhal gerçekleşmemiş olsaydı, 2018 için personel kaygıları devam edecekti ve McLaren Woking’deki giderek motivasyonu düşen beyinlerden yararlanamayacaktı.

Sebep 3: Prestij

Ron Dennis, bir zamanlar McLaren’ı Manchester United’a benzetmişti. Şimdi Avrupa’dan Manchester United’ı Premier Lig’de altlarda mücadele ettiğini düşünün, 20 kez dünya şampiyonu olmuş takım, 10 takım arasında dokuzuncu durumda. Şimdi daha iyi anlaşılıyor olmalı.

McLaren çok büyük, çok güçlü ve bu şekilde devam ettiği için çok gururlu.

Sky F1’den Ted Kravitz şöyle söylemişti: “Bunu McLaren markası olarak da dikkate almalısınız, sadece bir F1 takımı değil, pazarda zengin insanlara süper otomobiller satabilmeleri için yarış takımının başarısına ihtiyaçları var. McLaren ve kazanmak arasında zihinsel bir bağlantı olmalı. Bir McLaren almak, başarılı bir Ferrari veya Mercedes-AMG almak kadar istek uyandırıcı bir şey olmalı.”

Takım ise Renault’nun müşteri takımı olmaya geçerek kısa dönemli olarak düşünüyor, halbuki Honda ile uzun vadeli kazançlar için özel bir anlaşma yapmışlardı. Ancak onların en büyük kaybı, Honda’nın şampiyon olmak için tek yol olduğunu düşünmeleriydi.

Bu hırs şimdi prestiji, gurur ve podyumları kurtarmak için bir kenara bırakılmış durumda.

Sebep 4: Ödül parası

McLaren’ın Honda’dan ayrılmasının kabul edilemeyeceği, çünkü Japon şirketin Woking’e pompaladığı paranın miktarı olduğu söyleniyordu. Söylenen rakamlar değişiyor, ancak yıllık 50 milyon sterlin ise muhafazakar bir tahmin olurdu. Ancak Honda’nın performans sergilemekte yetersiz kalması ise gelen para ile birlikte toplandığında kaybedileni yerine getiremiyor.

Zak Brown şöyle açıklamıştı: “FOM parası kaybına ve sponsorluk kaybına baktığınızda bu artık Honda’nın getirdiği ticari faydaları aşmaya başlıyor. Bunu hesapladığınızda, artık dışarıdan göründüğü kadar bir fayda yok.”

Sebep 5: Felsefe

McLaren’ın Honda ile olan evliliği takımın Ron Dennis’in “Hiçbir takım baskın bir motor üreticisinin tek desteği olmadan dünya şampiyonu olamayacak.” şeklindeki kanaati üzerine kuruluydu. “Kimsenin ikinci seri bir motorla dünya şampiyonu olamayacağınız gerçeğini fark etmemesini anlayamıyorum. Bu hiçbir zaman olmayacak.”

Diğer deyişle acı, bu duruma değiyor olmalı.

Sefalet içinde geçen üç yıldan sonra, takım artık daha farklı düşünüyor.

Brown Haziran ayında şunları söylemişti: “Bir müşteri motoruyla kazanabileceğimizi düşünüyor muyum? Bence yapabilirsiniz.”

Bir noktaya kadar bu felsefedeki U dönüşü, pratikteki gereksinimler yüzünden oldu; McLaren artık çok fazla güç, prestij ve ödül parası kaybediyor ve bu gidişat değişmeyecek gibi görünüyor.

Ancak McLaren’ın düşüncesini değiştiren şey ise F1’in hibrid motor çağında son üç yıl boyunca tamamen yeni bir motor ve ciddi fabrika desteği ile çalışmanın verdiği bilgi birikimi olmuş durumda. Üç yılda o kadar fazla şey öğrendiler ki, bu müşteri motorunun dezavantajlarını ciddi oranda azaltmış durumda.

McLaren-Renault birlikteliği 2018’de şampiyon olacak gibi görünmüyor. Ancak takım, bir diğer Renault müşterisi olan Red Bull ile yarışabilecek bir araç yapabileceğinden emin ve hiç olmazsa üreticiler şampiyonasında üçüncü olabileceklerine inanıyor.

Son olarak, Honda’ya duydukları sabır ve inanç bitti ve kararları ile 2018’de de gridin arkasında olma olasılığı yerine podyumlar için savaşabilme, iyi bir günde ise zaferler kazanabilme konusunda motive olabilirler.

Tüm bunlar dikkate alındığında, günün sonunda McLaren için kolay bir karardı.

YORUM YAP [ Yorumunuz bizim için önemli! ]