Analiz: Kenan Sofuoğlu neden yükselemiyor?

0

Kenan, ülkemizin yetiştirdiği iki büyük motosiklet yarışçısından ilki, hatta Kenan hakkında ülkemizin yetiştirdiği bile demek mümkün değil. Tamamen kendi çabasıyla, mücadelesiyle uluslararası şampiyonalarda yarışmayı başarmış, bununla da yetinmeyerek defalarda da şampiyon olarak ülkemizi temsil etmiş bir sporcu.

İkincisi ise Toprak Razgatlıoğlu, ki kendisi “Tekteker Arif” lakaplı Arif Razgatlıoğlu’nun oğlu. Toprak Kenan’a göre çok şanslı, çünkü kariyerini yönlendiren Kenan Sofuoğlu gibi bir abisi bulunuyor. Ancak şimdi konumuz Kenan, Toprak’a da World Superbike ve hatta MotoGP yolunda başarılar diliyoruz.

Peki, yıllardır World Supersport şampiyonasında yarışan ve şimdiye kadar 5 şampiyonluğu olan Kenan Sofuoğlu neden daha üst serilere geçmiyor?

Öncelikle Kenan’ın geçmişinden başlayalım; Motosiklet tamircisi bir babanın oğlu olarak zaten motosiklet sevdası kanına işlemiş olmalı. Kendinden büyük iki abisi de motosiklet sevdalısıydı, ancak ikisini de yarış ve trafik kazasında kaybetmenin acısını yaşadı.

Superbike serisi

Devam etmeden önce Superbike serisinin kategorilerini inceleyelim;

World Superbike: Serinin en üst kategorisi. 1000 cc seri üretim motosikletlerin motor içi dahil ciddi derecede modifiye edilmiş versiyonları kullanılıyor. Amaç son kullanıcıya satılan motosikletlerin tanıtımını yapmak. Adındaki ‘Süper’ bu aşırı modifikasyondan geliyor. Karenajlar karbon fiber ile değiştirilirken motor bloğu da açılarak muhtemelen piston, piston kolu ve krank da yarış sınıfı parçalar ile değiştiriliyor. Makinanın üzerine eklenen ciddi elektroniklerden bahsetmiyorum bile. Ek olarak, yarış hafta sonlarında bu seride iki yarış yapılıyor ve yarışlar serideki en uzunları. Yayınlarda öncelikli olarak bu seri gösterilir, en çok yorum bu seriye yapılır ve üreticiler bu seriye öncelik verirler.

World Supersport: Kenan’ın şu an yarıştığı seri. Superbike ile aynı mantıkta motoru da modifiye edilmiş seri üretim motosikletler kullanılıyor. Ancak bu seride kullanılan motosikletler 600 cc olmak zorunda. Zaten yarış motosikletleri de 1000 ve 600 cc olmak üzere iki farklı kategoriye bölünmüş durumda. Ancak 600 cc’ler ‘en iyisi olmadığı için’ basında pek yer bulamıyor ve yeterince popüler değiller. Markalar reklamlarını hep 1000 cc üzerinden yapmaya çalışıyor.

Superstock 1000: Şu an Toprak’ın yarıştığı seri. World Superbike gibi 1000 cc seri üretim motosikletler modifiye edilerek yarışılıyor, ancak temelde motor bloğu içinde herhangi bir değişiklik yapılmıyor. Adı üzerinde, stock. Galeriden alacağınız 1000 cc’lik yarış motosikletine çok yakın bir makina ile yarışılıyor. Markalar, özellikle de BMW bu seriye çok önem veriyor. Malum, 1000’lik!

Superstock 600: Toprak’ın Superstock 1000’e geçmeden önce eze eze şampiyon olduğu seri. Artık spor 600’lük motosikletlerden uzaklaşmaya çalışıyor ve bu sezondan itibaren Superstock 600 serisi düzenlenmiyor. Anlayacağınız Toprak serinin son şampiyonu oldu.

European Junior Cup (EJC): Superbike serilerine çaylak pilot yetiştirmek için ucuz yollu ve birbirinin aynısı motosikletle yarışılan yarış serisi. Modifiye edilmiş Honda CBF 650F motosikletler kullanılıyor ve sadece ayar değişiklikleri ile piste çıkılıyor. Bu seride Türk sporcu olarak iki yıldır burada olan Harun Çabuk, bu sene katılan Furkan Eryılmaz ve Rodi Pak bulunuyor. GP3 gibi düşünün, burada ilk sezonda şampiyon olabilmek çok önemli.

Kenan’ın Superbike kariyeri

2006: Kenan Dünya Supersport şampiyonasında ilk tam sezonunu 2006’da geçirdi. Ten Kate takımında yarışan Kenan ilk sezonunda oldukça başarılı oldu ve sezonu üçüncü olarak tamamladı. Ancak takım arkadaşı Sebastien Charpentier bir önceki sene olduğu gibi 2006’da da şampiyon oldu.

2007: Charpentier çok dağınık bir sezon geçirdi, ancak Kenan ikinci sezonunda parladı. Honda CBR600RR’ı ile sezondaki 13 yarışın 8’ini kazanarak şampiyon olurken, ikinci sıradaki rakibinden iki kattan fazla puan almayı başardı.

2008: Böylesi bir yetenek aynı seride bırakılamazdı. Ten Kate takımı ana seri olan ve 1000 cc motosikletlerin yarıştığı World Superbike’ta da mücadele ediyordu ve Supersport’ta 600 cc motosikletle şampiyon olmuş Kenan’ı derhal ana takımına yerleştirdi.

Ancak Kenan bu seride başarılı olmaktan çok uzak kaldı. Düzenli olarak puan alsa da, podyum ve yarış zaferi kazanmayı başaramadı.

Kenan’ın 2008’de kullandığı Honda CBR1000RR serinin en güçlü motosikleti değildi, ancak takım arkadaşları Carlos Checa ve Ryuichi Kiyonari karşısında çok kötü bir performans göstermesi o seride daha fazla tutunamayacağının göstergesiydi. Checa sezonu 313 puan, 2 yarış galibiyeti ve 5 podyumla dördüncü bitirirken Kiyonari ise 206 puan, 3 yarış galibiyeti ve 1 podyumla dokuzuncu bitirebildi. Kenan ise 54 (ilginç tesadüf) puan toplayabildi ve galibiyet bir yana, hiç podyuma çıkamadı.

Kenan bir dönem sürüş stilinin vücudunun üst kısmını fazla çalıştırdığını ve bu yüzden diğer sporculara nazaran daha fazla yorulduğunu söylemişti. Malum World Superbike yarışları daha uzun, 1000 cc’lik daha ağır makinalarla yapılıyor ve hafta sonunda iki yarış halinde yapılıyor. Geçtiğimiz sene değişene kadar, World Superbike’ın iki yarışı 1 saat arayla yapılıyordu. Yani ilk yarışın sonlarına doğru zaten yorulmuş olan Kenan ikinci yarışa zaten bitkin başlıyordu.

Kenan’ın bu seride iyi sonuçlar alamamasının sebebi sadece sürüş stilinden kaynaklı yorgunluğu mu bilemiyoruz. Serideki rekabet düzeyinin çok yüksek olduğunu da belirtmek gerekiyor. Kenan’ın 2008’de yarıştığı kişiler MotoGP şampiyonu Troy Bayliss, MotoGP ve Superbike ustaları Carlos Checa ve Max Biaggi, Superbike ustaları Noriyuki Haga, Troy Corser ve Ryuichi Kiyonari idi.

Kiyonari’nin 2008 Donington Park yarışı sıralamalarındaki şu efsane görüntüsü Kenan’ın rakiplerinin nasıl adamlar olduğunu açıklıyor:

Bu sıralama turlarında Kiyonari 2. en iyi zamanı elde ederken Kenan 20. sırada kalmıştı. Kenan’ın yağmurda genel olarak kötü olduğunu da ekleyelim. Hafta sonunun ilk yarışında Kenan ve Kiyonari yarış dışı kalırken ikinci yarışta Kiyonari zaferin sahibi olmuştu. Kenan ise ikinci yarışa hiç başlayamamıştı.

Kötü devam eden sezonun son yarışında Kenan takımı tarafından bir yıl önce şampiyon olduğu 600 cc’lik World Supersport serisine geri gönderildi ve serinin son yarışı olan Portekiz’i polden başlayarak kazandı. Kenan garip bir şekilde 600 cc’lik motosikletlere ve serinin kısa ve tek yarış formatına daha uygun olduğunu gösterdi.

2009: Yarış kariyerine Ten Kate Honda ile Supersport’ta devam eden Kenan Yamaha’dan Cal Crutchlow (5 galibiyet, 243 puan) ve Honda’dan Eugene Laverty’nin (4 galibiyet, 236 puan) yüksek rekabetine maruz kalınca sezonu (3 galibiyet, 189 puan) üçüncü bitirdi.

2010: Ten Kate Honda ile devam eden Kenan bu kez Laverty’yi yenmeyi başardı ve sezonu 3 galibiyet ve 263 puanla lider tamamlayarak şampiyon oldu. Laverty sezonda 8 galibiyet alsa da, Kenan’ın galibiyet alamadığı tüm yarışlarda istikrarlı olarak 2. veya 3. olarak podyumda olması ve hiç yarış dışı kalmamasıyla puan olarak gerisinde kaldı. Bu sezon Kenan’ın hız olarak olmasa da, yarış istikrarının mükemmel olduğunun kanıtıydı.

Kenan Moto2 serisinin San Marino GP’sinde kaza yaparak hayatını kaybeden Shoya Tomizawa’nın yerine Technomag-CIP takımına katıldı ve sezonun son iki yarışında yarıştı. Hiç bilmediği bir motosikletle ilk yarışında 5. olarak kendini gösteren Kenan son yarış Valensiya’da çekilmek zorunda kaldı.

MotoGP ve Moto2

Devam etmeden önce MotoGP ve Moto2 serilerinden ve bunların Superbike serilerinden olan farklarından bahsedelim.

MotoGP: Motosiklet yarışlarının en üst noktası. Formula 1’in iki teker olanı da diyebiliriz. Bu seride motosikletler şasi ve motorlarıyla tamamen bu yarışlar için üretiliyor ve Formula 1 kadar araştırma-geliştirme yatırımı gerektiriyor. 1000 cc’lik motorlara sahip bu motosiklet inanılmaz yüksek elektronik desteklere ve uç noktalarda çalışan süspansiyon sistemine sahip. MotoGP’deki motosikletler öyle limitteler ki, viraj girişinde motosiklet tam yatık durumdayken ön frene abanmazsanız ön lastiğin yanaklarını ısıtamıyorsunuz. Bu da performansınızın düşük olmasına neden oluyor. Bunu Superbike şampiyonu Jonathan Rea söylemişti. Birilerinin yerine 2-3 yarışlığına çıktığı MotoGP yarışında mühendisi kendisine bunu söylemiş. Belli ki Superbike serisinde bile böyle bir şey yapmıyorlar. Yoksa Rea gibi tecrübeli bir sürücünün bunu bilmemesi, hatta şaşırması normal değil.

Moto2: GP2 gibi düşünmek gerekiyor, ancak bir farkı var. Bu seride motor blokları aynı, tüm motosikletler modifiye edilmiş Honda CBR600RR bloğu kullanıyor. Ancak takımlar kendi şasilerini geliştirmekte veya hazır bir üreticiden satın almakta özgürler. Böylece motor gelişim maliyetinden kurtulmak isteyen takımlar kendi şasilerini geliştirerek MotoGP yolunda ilerleyebiliyorlar. Seride en çok bilinen şasi üreticileri Suter, Kalex, Speed Up ve Tech3.

Moto2’de şampiyon olarak MotoGP’ye geçmiş sürücüler arasında Marc Marquez (Suter), Stefan Bradl (Kalex) ve Pol Espargaro (Kalex) bulunuyor.

Şimdi Kenan’ın kariyerine geri dönelim;

2011: Kenan’ın önceki sezonun son iki yarışındaki Moto2 başarısı kendisine Technomag-CIP takımında Suter şasisi ile tam sezon yarışma fırsatı verdi. Kenan sezon ortasındaki Assen yarışındaki ikinciliği haricinde bir başarı elde edemedi ve sezonu 59 puanla 17. sırada tamamladı. O sezon Stefan Bradl Kalex şasisi ile şampiyon olurken, yaraları sebebiyle son iki yarışa çıkamayan Suter şasili Marc Marquez ikinci bitirmişti. Kenan’ın takım arkadaşı Dominique Aegerter da başarılı bir sezon geçiremese de, 94 puan ve bir üçüncülük ise sezonu 8. sırada tamamlamıştı.

2012: Kenan başarısız geçen Moto2 sezonundan sonra Supersport’a geri döndü ve Kawasaki DeltaFin Lorenzini takımıyla anlaştı. Bundan sonra Kawasaki ZX-6R motosikleti ile yarışacaktı. Sezonu 4 galibiyet ve 5 podyumla şampiyon tamamlayan Kenan, Honda sürücüleri Jules Cluzel ve Sam Lowes’ü geride bırakmayı başardı. Sezonun ikinci yarışı Imola’da kendisine verile pitten geçme cezasına uymayınca siyah bayrak gösterilerek diskalifiye edilmişti.

2013: Mahi Racing Team India takımına geçip Kawasaki ile devam eden Kenan sezon boyunca Yamaha’ya geçen Sam Lowes ile savaştı. Sezon sonunda Lowes 6 galibiyet ve 5 ikincilik, 250 puanla şampiyon olurken Kenan ise 5 galibiyet, 4 podyum ile sezonu 201 puanla ikinci tamamladı. Şampiyonluğu sonrasında Moto2’ye geçen Lowes 3 yıldır orada mücadele ediyor.

2014: Sezona Mahi Racing ile başlayan Kenan ilk 8 yarışta 1 galibiyet ve 2 podyum elde edebilmişti. Mahi Racing’in batmasıyla Kenan, son üç yarışı şu an hala yarışıyor olduğu San Carlo Puccetti Racing takımında geçirdi. Honda sürücüsü Michael van der Mark 6 zafer ve 4 ikincilik ile 230 puanla açık farkla şampiyon oldu ve World Superbike serisine terfi etti ve iki yıldır mücadele ediyor.

2015: Kenan Puccetti Racing ile Supersport macerasına devam etti. Sezon boyunca 5 galibiyet ve 4 ikincilik elde ederek 233 puanla rahat bir şampiyonluk elde etti. Kenan için acı dolu bir sezondu. 2 Mayıs 2015’te henüz 2 aylıkken beyin kanaması geçiren oğlu Hamza 2 ay sonra 25 Temmuz’da hayatını kaybetmişti. Kenan bu acısına rağmen yarışmaya devam etmişti.

2016: Puccetti Racing ile devam eden Kenan beşinci Supersport şampiyonluğunu da kazanmayı başardı. Sezonda son yarıştan önce 6 galibiyet ve 2 podyum elde eden Kenan şampiyonluğu garantiledi.

Peki suç Kenan’ın mı?

Kenan Sofuoğlu 10 sezonluk dünya şampiyonası kariyerinde 5 Supersport şampiyonluğu elde etti. Peki bu ne demek? Yeterli mi? Ne kadar iyi?

Bir sporcuya neden daha iyisini yapmadığını sormak ve onu bu şekilde eleştirmek doğru mudur? “Aslında Michael Schumacher de 10 kez şampiyon olmalıydı. 7’de kalmak ne demek? Demek ki MSC kötü pilotmuş!” diyebilir miyiz?

Sporcu her zaman tutkusunun peşinden koşar ve elinden gelenin en iyisini yapar. Kenan da hep böyle yaptı, hep hırslıydı, hep tutkuluydu. Hala da öyle.

Peki, biz motosiklet yarışlarında dünya çapında başarılı olmak için ülkece ne yaptık? Kenan kazanınca alkışladık, peki kazanabilecek kariyeri yapana kadar neredeydik? Bu sorunun cevabı yok. Ülkemizde oturmuş bir motor sporları kültürü yok ve sadece son noktaya ulaşanları görüyoruz, o noktaya ulaşmak isteyenlerin çığlıklarına kulak vermiyoruz.

Örnek vermek için şöyle bir tablo hazırladım. 2012’den bu yana MotoGP ve alt serilerinde yarışmış İspanyol sürücülerin yıldan yıla ne yaptıklarını bir araya getirdim. Kalın harfle yazılı olanlar sürücünün o sezon o seride şampiyon olduğunu gösteriyor.

untitled-3

2012’den bu yana büyük serilerde tam 33 tane İspanyol yarışmış. Bunların sadece 8 tanesi şu an MotoGP’de yarışıyor ve sadece 2 tanesi MotoGP şampiyonu olabilmiş. 2 sürücü MotoGP’ye ulaşmış, ancak bırakmak zorunda kalmışlar.

MotoGP’nin bir alt kategorisi Moto2’de şu an yarışan İspanyol sayısı ise 5 olarak görünüyor. 4 tanesi de Moto2’den sonra yükselemeyip emekli(!) olmuş.

MotoGP’nin en alt kategorisi Moto3’te şu an 7 İspanyol yarışıyor ve bunlardan sadece 2’si 2012’den bu yana orada.

28. sıradan itibaren de kariyerine World Superbike ve World Supersport’ta devam edenleri görebiliyorsunuz.

Ara sezonlarda spora girip çıkmış bunlardan onlarcası daha var, bu tablo sadece yıllardır serilerde yer alanları kapsıyor. Geri kalanları için MotoGP ve Superbike serilerinin Wikipedia sayfalarını kontrol edebilirsiniz.

O zaman utanmayacaksak Türk sporcuların motosiklet yarışı karnesine bir bakalım:

untitled-6

Ülkemizin motosiklet yarışları başarısı bundan ibaret. MotoGP serisine çıkabilmiş bir sporcumuz yok ve bir alt kategorisi olan Moto2’ye çıkan tek ismimiz Kenan Sofuoğlu bunu 2011’de yaptı ve başarısız oldu. Yukarıda da bahsettiğimiz gibi World Superbike serisinde de yarışan sürücümüz (2013 Türkiye Wildcard’ları saymazsak) yine Kenan Sofuoğlu. O sezon da kendisi için başarısız geçmişti.

Son sözler

Emin Çapa’nın meşhur bir sözü var; “Almanya 1.5 milyon Türk’ten dünya çapında futbolcu yetiştiriyor da, siz niye 76 milyondan, yetiştiremiyorsunuz?” Emin Çapa’nın bu sözünün geçtiği konuşmanın tamamını buradan izleyebilirsiniz: tıktık

Ülkemizde motorsporlarının temel bir kültürü olmadığı için, halk bunu bir spor olarak görmediği için ve bir otomotiv endüstrimiz olmadığı için otomobil ve motosiklet yarışlarında bu durumdayız. Bunu kabul etmemiz ve artık Kenan’ın sırtından düşmemiz gerekiyor.

Kenan Sofuoğlu şu an kazandıklarını, biriktirdiği tecrübe ve yeteneklerini Türkiye’nin genç yeteneklerini yetiştirmeye harcıyor. Tam olmasa da, Toprak Razgatlıoğlu Kenan’ın bu çabasının ilk ürünü diyebiliriz.

Motosiklet ve otomobil yarışlarında daha büyük başarılar elde etmek istiyorsak illerimize pistler inşa etmeli, yerel seriler oluşturmalı ve bunları devlet çapında desteklemeliyiz. Unutmayalım, otomobil yarışçılarının kökeni karting, motosiklet yarışçılarının kökeni motocross serileridir. Bu iki seriyi ve üst serilerini ülkemizde yaygınlaştırdığımız an başarılı gençleri doğru zamanda yakalayabileceğiz.

Kenan Sofuoğlu Supersport serisinde şampiyon olarak bir dünya şampiyonasına adını yazdırdı, World Superbike ve Moto2 fırsatları eline geçtiğinde elinden geleni yaptı. Yukarıdaki İspanyollar tablosunu düşünün, her yükselen sürücü başarılı olamıyor. İspanya’dan yükselen 33 (aslında bu rakam daha da fazla) sürücüden sadece 2’si MotoGP şampiyonu olabiliyor. Bizim de bu serilerde başarıya ulaşmamız, serileri Türk sporcular ile doldurabilmemize bağlı.

Son olarak, Kenan’ın Türk yayın organlarına verdiği röportajlarındaki atarlı konuşmasını beğenmiyoruz ya, bazen Can Artam gibi; “Fırsat verilse Formula 1’de coşarım!” benzeri açıklamaları oluyor ya; bu adam, birbirimize laf sokabilmeyi üstünlük olarak gören, doğru yapanın değil de sesi çok çıkanın, cahil cesareti bol olanın ödüllendirildiği ve büyüklük olarak görüldüğü bir ülkeden geliyor. Sen de, ben de bunu yapıyoruz, o yapınca neden şaşırıyoruz?

YORUM YAP [ Yorumunuz bizim için önemli! ]