McLaren Honda. 2014’ün sonlarında bunu ilk kez duymak, bir yarış aracı ile ilgilenen herkesin kalp atışlarını hızlandırmış olmalı.

Ancak olay sadece romantizm ile ilgili değildi. Honda, rakip üreticilerin aksine sadece tek bir takıma odaklanıyordu. Yeni motor kurallarından bir yıl sonra geliyorlardı ve rakiplerinin yaptıklarından dersler çıkarabilirlerdi. Geçtiğimiz turbo çağında da yaptıkları gibi, ikinci nesil motorlara liderlik edebilirler ve sporu domine edebilirlerdi.

Teori böyle olmalı. Sonraki üç yılın ardından olanlar ise sadece ayaklar altında kalmaktı. Güç ünitesi düşük performansa sahipti ve üstelik dayanıklı da değildi. Yapılan yanlışlar, taraftarlara ve birbirlerine verilen sözlerin ‘sıklıkla’ tutulamaması… Zaman içinde olan ilerleme de doğrudan yukarı yönde değil, inişli çıkışlı oldu.

İlk işaretler

Belki de en büyük sorun kültürdü. John Surtees’in 1960’larda ve Ross Brawn’ın 2000’lerde keşfettiği üzere, acelecilik terimi Japon ilişkilerine enjekte edilemiyordu.

Aslında erken bir uyarı almıştık. McLaren-Honda daha ilk kez bile piste çıkmadan önce, Honda’nın bu projeye gerekli yatırım ve personel vermediğini duyduk. Sonraki aylarda ise yüksek teknolojili test sistemlerinin yarısının boşta yattığının yanında, mühendislerin sanki bir eğitim çalışmasıymış gibi sürekli olarak değiştirildiğini duyduk.

Şimdi ise son çok yakın. McLaren bir süredir ayrılmanın yollarını arıyor, ancak bunun olması biraz karmaşık şekilde oluyor. Carlos Sainz’ın Renault ile anlaştığının duyulması, Toro Rosso’nun Renault motorunu bırakıp Honda’ya geçişini, McLaren’ın ise Renault güç ünitelerine geçişinin yolunu açtı.

Woking kökenli takımın bu sonuca nasıl ulaştığını anlamamız oldukça kolay. Mark Hughes bizim için açıklıyor: “Sadece inançlarını kaybettiler.”

McLaren’ın eski teknik şefi Pat Fry da geçtiğimiz hafta şöyle demişti: “Artık üç yıl oldu. Tüm mühendisler artık bunu atıp başka şeye geçmelerini istiyorlar. Diğerleri daha fazla enerji geri dönüşümüne ve daha fazla beygir gücüne sahip… Mühendisler bunları simülasyonlardan dolayı biliyorlar, onlar mühendis, işleri bu.”

Bunun üzerine takımın yıldız pilotu Fernando Alonso’nun Honda’dan kurtulmazsa 2018’de takımda yarışmayacağını şart koşmasını da ekleyin.

Ancak tüm bunlara rağmen, Honda’dan kurtulmak bu kadar mantıklı bir fikir mi? McLaren’ın bu terk kararı kendileri için pişmanlık olabilir mi?

Öncelikle Honda’nın yerini dolduracak olanın kim olduğuna ve diğer motor üreticilerinin arasında nerede olduklarına bakalım.

Ted Kravitz Monza’da şunları söyledi: “Renault motoruna geçmek ne kadar daha iyi olabilir?”

“Çünkü muhtemelen çok daha sağlam değil ve belki biraz daha dayanıklı. Ancak çok fazla değil. Honda’dan ayrılıp Mercedes’e gitmek anlaşılabilir. Renault’ya gitmek? Bu mücadeleye değer mi?”

Makul nedenler

Öte yandan daha geniş çaplı bir düşünce daha var, bu bizi McLaren’ın Honda ile ilk kez bir araya geldiği zamana götürüyor.

O zamanlar 2014’ün sonlarında takımın ve şirketin başında Ron Dennis vardı ve İkilinin ilişkisi açıklanmak üzereydi.

“Tek bir şey gözünüze çarpmalı, eğer bu yılın sıralamalarına bakacak olursanız, Mercedes-Benz fabrika takımı ve [motor verdiği] diğer takımlar arasında zaman farkı olduğunu görürsünüz.”

“Bu zaman farkı, değişmekle beraber her zaman 1 saniyeden fazlaydı.”

“Benim fikrim, ki organizasyonumuz içinde pek çok insanın da aynı fikirde olduğu bir fikirdir, motorlarınızı üretenlerden en iyi motorları almıyorsanız dünya şampiyonu olma şansınız asla yoktur.”

“Ve şu an modern bir Grand Prix motoru sadece güç ile ilgili değil, enerjiyi nasıl geri dönüştürdüğünüz ve nasıl depoladığınızla ilgilidir.”

“Eğer bu süreç üzerinde bir kontrolünüz yoksa, yani kaynak koduna sahip değilseniz aracınızı viraj girişlerinde stabil hale getiremezsiniz vs. ve sonunda çok fazla tur zamanı kaybedersiniz.”

“Aynı marka motora sahip olsanız bile bu motoru en iyi haline getiremeyeceğiniz anlamına gelir.”

McLaren şimdi tam tersine gidiyor ve tekrar bir müşteri oluyor. Ve Dennis’in bu düşüncesinin halen geçerli olmaması için hiçbir sebep yok.

Şasi performansı ve sebebi

Oldukça iyi görünen McLaren şasisinin başka bir güç ünitesi ile yapabilecekleri genelde söylenen bir şey. Alonso bunun altını çizenlerden sonuncusuydu. Spa’daki sıralama turlarından sonra, başka bir güç ünitesine sahip olmaları halinde rahatça birinci ve ikinci sırada olabileceklerini söylemişti.

Ancak İspanyol pilot ve diğerlerinin bu yıl Paddy Lowe’ün söylediklerini iyice dinlemeleri gerekiyor.

“Ya kekiniz vardır, ya da yemişsinizdir. İnsanların şunları söylediğini duyuyorum: ‘McLaren’a şu veya bu motoru koyarsanız, tüm yarışları kazanabilir.’ Ancak Honda’dan çok büyük maddi destek ile o aracı yaptılar. İkisine birden sahip olamazsınız.”

“Geçmişte bir üreticinin ardındayken takımların daha başarılı olduğunun örnekleri var. Çünkü takım üreticiden gelen güçlü bir maddi destek ile hareket ediyor.”

“Özellikle bugünlerde, motorlar fabrika ve müşteri takımlar arasında tamamen aynılar ve aslında bu ilişkide üreticinin maddi ve bazen de teknik desteği kendi fabrika takımlarda büyük avantajlar yaratıyor.”

“McLaren’ın durumunda bu açık bir örnek, Honda’dan aldıkları maddi destek ile büyük bir avantaja sahipler.”

İnanç kaybı

Gary Anderson da McLaren’ın sorunlarının hepsinin Honda’dan kaynaklanmadığını söylemişti.

“McLaren’ın ağzından çok fazla Honda hakkında konuşmalar duyuyoruz, ancak Honda’dan McLaren hakkında yapılan bir şey duyduğunuzu düşünebiliyor musunuz?”

“Bu, önceki birlikteliklerinde Formula 1’i domine eden bir ikili, ancak Woking’de bu inanca sahip olmak zor olacaktı. Honda ile ilişkiyi bitirmek tüm bu sorunları yok etmeyecek.”

Bu ilişkinin ilk yılında, McLaren takımının yaptığı bazı hatalar da amatör girişimciyi utandırmış olabilir. McLaren’ın yeni sponsorlar ve paralarını çekmekte zorluk çektiğini biliyoruz.

Yeni motor aynı zamanda McLaren’ın artık saklanabilecek bir yere sahip olmayacağı anlamına geliyor. Anderson şöyle devam etti: “Şasi yönünden, Red Bull ve Renault fabrika takımı ile karşılaştırılacaklar. Bu da hiçbir bahaneye mahal vermiyor, ya başaracaksınız, ya da susacaksınız.”

Ya tutarsa?

Tüm bunlar bile takım adına en büyük risk olmayabilir. Asıl düşünülemeyeni düşünün, belki de imkansız olanı: Ya Honda, ayrıldıktan sonra birden işleri düzgün yapmayı başarırsa?

İşte bu yüzden Toro Rosso kendileri için yedek ünite seçiyor. Ana takım olan Red Bull, ki ironilerin ironisi olarak Renault’dan en çok şikayet eden müşteridir, bu senaryonun gerçek olma olasılığına karşı bundan yararlanmak istiyor.

Hughes da bu konuda benzer şeyleri düşünüyor: “Honda şu sıralar özellikle Ilmor olmak üzere Mercedes motoru üzerinde çalışmış mühendislerden de yardım alıyor ve yakın zamanda rekabetçi bir motor üretebilme konusunda gerçekçi bir ümitleri var.”

Bu daha önce de olmuştu. Honda 80’ler ve 90’lardaki F1 mücadelesine şaka gibi başlamıştı, ancak bir gün tüm doğruları bir araya getirdiler ve o günden sonra ortalığı silip süpürdüler. Tabi o zaman bu başarı daha erken gelmişti. Bir felaket olarak nitelendirilen 2000’lerde bile performans konusunda kötü değillerdi, Brawn, Honda’nın çekilme sebebinin motor olmadığını, motorun aslında oldukça iyi olduğunu söylemişti.

Elbette bu kez gösterilenler çok fazla risk gibi görünmüyor. Ayrıca, ultra hızlı Monza’da Red Bull’un arkasına takılı Renault motorunun çok da kötü olmadığı görülmüştü. Peter Prodromou ve Renault, geçmişte de birlikte çalışmış isimlerdi.

Eğer Honda bir şekilde 2018 veya daha sonrasında işleri doğru şekilde yapmaya başlarsa, McLaren’ın yaşayacağı utanç son zamanlara yaşadıklarından da büyük olabilir.

7 Yorum

  1. Bu yorumlar daha önce niye söylenmiyordu. Mclarenin ayrılmak istemesinden önce honda hakkında kimse olumlu yorum yapmıyordu şimdi ise seneye işi çözebilirler doğru yoldalar vs. diyorlar. Yani diyeceğim o ki konuşmak kolay umarım mclaren için en iyisi olur.

  2. Garip bir şekilde bana seneye Honda işi epey çözecek gibi geliyor. Bunun olması pek muhtemel değil elbette, ne bilim 🙂

    Ron Dennis’in düşüncesinin yanlış olduğunu hiç düşünmedim, sadece Honda’nın başarılı olmak için gereken adımları atacağından emin olması gerekiyordu. Ne bileyim, Mercedes ve Ferrari motor bölümlerinden mühendisleri kapmak gibi…

YORUM YAP [ Yorumunuz bizim için önemli! ]