Takımlar illegal bir yakıt deposu mu kullanıyor?

17

F1’de üreticilerin kurallardaki açıkları bularak gri noktalardan faydalanıp avantaj ettikleri hepimizin bildiği bir gerçek. 2014’ten bu yana izlediğimiz hibrit motorlarda da geçtiğimiz yıllarda yağ yakma söylentileri dönmüştü.

2017’de Ferrari ve Mercedes’in performansı artırmaya yarayan katkı maddeleri yerine bir miktar yağ yakarak ekstra performans buldukları ve katkı maddesi kullanmadan aynı veya benzer güç artışını sağlamaları iki takımın da gri noktaları kullandığını ortaya çıkarmıştı.

Daha sonra 2018’de Ferrari’nin çift bölmeli bir batarya kullanarak hibrit sistemden kısa bir süreliğine yasal limit olan 163 beygirden daha fazla güç edebildiği iddiası ortaya çıktı. Bir başka iddia ise esnek ve daha fazla sıvı akışını mümkün kılan yakıt borusu ile yasal limit olan 100kg/saat’in aşıldığı yönünde.

Yeni sezon başlarken gri nokta iddialarına bir yenisi daha eklendi: Kurallarca kullanımı belirlenmemiş bir batarya ile tur başına 0.1 litrelik bir yakıt tasarrufu sağlanabiliyor. Bu da özellikle tek turda avantaj sağlıyor ve Q3’te %4.5’lik bir performans artışını gerçekleştirebiliyor.

FIA bu konuda son yıllarda çok defa şikayet aldı. FIA’dan bir mühendise göre bu sene bu konu ile alakalı önceki senelere oranla çok daha fazla teknik direktif bulunuyor. Bu teknik talimatlar gri noktaları ve kural açıklarını kapatmaya yarıyor. FIA yarış direktörü Charlie Whiting, “Motor üreticilerinin teorik olarak hedefi aşabileceği tüm alanlarda sertleştik” dedi.

Yakıt ve ateşleme sistemleri bir süredir esnek boru, gizli depo gibi unsurlar nedeni ile sıkı denetleniyor. Bunun sonucunda FIA her aracı bir ölçüm sistemiyle donattı. Fakat takımlar FIA’ya ölçümde çok küçük farklar oluşabileceğini ve bunun hesaba katılmasının yanlış olduğunu belirtti.

Söylentiye göre takımlar tasarruf ettikleri 0.1 litrelik benzini performans elde etmek üzere 0.2 litrelik minik bir depoda tutup oradan güç elde ediyor. Şu an hacmi sadece 0,2 litre olan bu küçük depo eski kurallarda motorun aşırı G kuvvetlerinde de yakıtsız kalmaması için destek görevi görmesi maksadıyla 1 litre hacimle kullanılmıştı.

17 Yorum

  1. @BlitzenBenz
    işte show devam etsin diye strateji masası, ‘haksız rekabet’ anlaşmaları yeterli bence.
    Bence ortada şöyle birşey var bunun oranı tartışılabilir. Kimse teknik açık üstünlüklerini kaptırmak, paylaşmak, taviz vermek istemez ancak dediğin ortam şartlarından yani dolayısıyla olan politik, psikolojik sahnenin olası sonuçlarından dolayı biraz teknik baskınlığı azaltmak, zaman üzerinden yayma, teknik gelişimi manage etmeye başvurabilir. Sanırım MB’nin geçmiş dönemde ara ara vanayı fazla açması gibi görüler bundan kaynaklı olabilir.
    Yarış dünyası ve otomotiv sanayiinde bu tip şeyler uygulanıyor. Açık nokta atış örnekleri çok çok az olsa da mühendislerden çok patronlar bu tip kararlar alırlar. Mesela baskın geçen bir sezondan sonra ellerinde teknik açık farklar olsa ve tekrar oluşsa bile sıkıntı hali oluşmadıkça tam olarak uygulamamayı seçiyorlar. Sanayide de bazı küçük hırsızlıklara göz yumma var. Sonuçta “denge” kaynak ortamı için de büyük pazarlama imkanıdır.

    Bahse dönünce sanırım hafıza zayıflığından dediğin meseleleri de kaçırdım yada unuttum.
    MB, Honda’a direkt teknik yardım yaptı mı bilmiyorum. Arayınca bunlar çıktı.
    http://www.sonsektor.com/haberler/honda-itiraf-etti-f1den-yardim-istiyoruz-21094/
    http://www.sonsektor.com/haberler/wolff-hondaya-yardim-etmiyoruz-ancak-bu-degisebilir-18295/
    http://www.sonsektor.com/haberler/strateji-grubu-hondaya-yardim-edecek-17215/

    Sanırım yapmadı, yaptığını kuvvetlendiren birşeyler çizildiyse görmek isterim. Zaten ben direkt teknik bahisli konuları markaların partner takımları dışında (subteam, güç tedariği vs) kimsenin kimseye yapmayacağını düşünüyorum. Direkt yardım başka, yukarda dediğim gibi varlıkları manage etme yada masada tamam uygulamayacağım gibi anlaşmalar yapma başka.
    Ama sanırım MB, Honda’nın lab’larını revize etme sürecinde partnerlerini isteyerek severek paylaşma gibi bir yola gitmiş olabilir. Buna dair çok küçük işaretler vardı.
    Buna da yardım denir mi meçhul tabi normal de grouplar ana akım partnerlerini başkalarıyla çalışmaya yönelik tehdit etme realitesi var malum. Bunu yapmaması da özel, güzel birşeydir.
    Genelde de dar alan otomotiv sınıflarında yakınlaşmaları felan doğurur ilerilerde.

    http://www.sonsektor.com/haberler/ecclestone-mercedes-ferrariye-yardim-etti-28924/
    Şunu gördüm ilk dediğin şeyin referansı sanırım buydu. Normalde ben Bernie’e söylenti bahislerinde herkesten çok değer atfederim ama bu açıklamalarda eksik veya yanlış yorumlamalar var sanki. O zaman da anlamamışım herhalde. Niye olmasın… Ferrari ilk V6’larını da hatalı da olsa (MB hakkında söylentilerin ışığında) çok kısa sürede inşaa etti. Sonra ki revizyonlarını da. Ama yine de kurulan ilişki mantık örneklerinden dolayı zor bence.

    Honda konusu gibi daha önce ki ve sonra ki Renault vs örneklerinde aslında birilerine müsaade, gelişim vs tanınan şeyler hemen hemen tamamında strateji grubu gibi kurumsal bileşikler ile yapıldı. Yani yapan aslında FIA vs denebilir. Hani Honda-McLaren-Tororosso anlaşmasına da bir şekilde pek olmadığı şekilde yol, yöntem açtılar. Geçmişte bir üreticiye farklı silindir sayısıyla yarışma hakkı dahi tanındı.
    Bu tip şeyleri genelde herkesin onayı yada kabule yakın rızasıyla yapıyorlar.
    Yapılması da doğru.
    Niye? Açık savaş dönemleri hariç dominant markalar nasıl ki varlıklarını rızaları ile manage edebildiği sahneler olabiliyorsa, F1 gibi ortamların idareci, işleticileri de avantajlar tanıyabilir.
    Zaten geçmişte Ferrari’e tanıdıkları avantajlar da ortamın benzer işletim mantıklarından dolayı. Sadece burada toplu açık rıza bulunmuyor. Yani sporting asseo olmadığından idarecilerin mantıken illegal hareketleri doğal bir sonuçtur da denebilir.
    Mesela Bernie haberinin sonundaki cümleler şunu getirdi aklıma. Birilerinin kazanması daha çok isteniyor çünkü mali nedenleri var bu bütün yarış sınıfları için de geçerli oldu hep. Bir dönem türk futbolunda ki federasyon ve belirleyici isimler Fenerbahçenin kazanmasına açık rıza dışında desteklediler. Çünkü ben realiteyi biliyorum diğer ikisi o takım kadar herkese kazandırmıyordu. Bunun geçmişte direkt gelir elde etme yönünden de şahidiyim. Fenerbahçeden her zaman diğer 2 büyüğe göre daha fazla ekmek girdi evimize.:)
    Belirtmek lazım bu tabi salt fenerin satın aldığı birşey olmadığı gibi uzun tarihi de kapsamıyor. Asıl dengesizlik çok kısa sezon periyotlarıyla herkese avantaj hakları sunulmasıyla başladı. O yüzden türk futbolu takip edilmesi boş birşey…

    Daha gençken vardı öyle severim sevmem gibi muhabbetlerim artık şu yaşlar itibariyle birini diğerinden ayırt etmeden bakıyorum 🙂 yani turbolu turbosuz biri öne çıkmıyor. Birçok farklı şeyi kendince ve kendi yerince ayrı ayrı seviyorum.
    488 tasarım dahil ve toplamda beğendiğim, saydığım, daim anacağım bir model değil. Bir clone revize yapıt. F8’e zaten birşey demeye gerek yok birkaç fotosuna bakıp kapatmaktan başka birşeyine bakmadım bile.:) 458’in dahi önceki modellere göre çok daha kısa etki ömürlü olacağını halen düşünüyorum yanılmayacağım sanıyorum. Bunlar F355’in insanlar üzerinde ki çeyrek etki ömrüne dahi varamayacak araçlar ve tasarımlar..
    Dar dairede söylenebilecekler ise zorlansa bolca çıkar. Mesela 488 ‘in charging uygulaması çok acayip… burada karakteristik tam sevilmese de bir hayranlık ifadesi var yani. Bana göre mevcutlar arasında bir dengi yok ben seyirle felan göremedim. Diğer benzer sınıf şeylere hiç benzemiyor.
    Gerçi zaten çoğu şeyin böyle kendince farkları oluyor. Yani turbolu ama her turbolu gibi değil denebilir. Başka da diyebileceğim çok birşey yok sanırım. Mesela F40’ın charging uygulamasına hiç benzer değil ama ruhi yakınlıkları da var hani. O taslakta planı mclaren, pagani gibiler bile ortaya koymuyor yada koyamıyor tercihle…
    Zaten kendi devri için F40’ın charge tarzı çok uç yada 488 vs gibi oldukça farklı felan değildi. Mesela XJ220, 959 gibi şeylerden çok çok ayrılamaz. O charging ile toplam yapının benim için dengi yoktu. Halen de yok.
    Biz ona safkan track machine dedik hep. Ne çılgındır ne zirve nede sıradan, olağan. O uygulama zihniyetinin dengini ferrari de bir daha yapamadı. O tarz FXX, Zonda R gibi şeylerle farklı bir tür olarak karşımıza çıktı diyebilirim yakın zamanda.
    Yani yerine göre turbo’u çok severim. Mesela gündelik şartlarda atmosferik daha tercihime yakın manuel gear dahil çünkü benim için öncük konu ekonomi, maliyettir… İş güç olaylarına geldi mi limitin, saplantım yok şu yıllarda ilerisini bilemem. 🙂

    Yani…. Orijin bir güç varlığının kamyonu, gemisi, otobanı felan olmaz. Part parttır. Neye uyuyor, işine yarıyorsa koyarsın. 🙂
    Honda F1 aynı marka IHI ile çalışıyor misal. 🙂
    Ellerimize değmiyorsa o yüzden adı isterse f1 olsun benim için daha az önemlidir. Kağıt, dil, dudak üstünde en iyidense dizel jeneratör ünitesini tercih ederim. En iyi olmadıklarını da zaten F50, P GT gibi örneklerle gördük şimdi de piyasa ettiğinde aynı şeyi MB göstermiş olacak. 😀
    Superman en iyimiz değildir çünkü insan değil.
    “O bize insanın da uçabileceğine ikna etti”
    ama rüyalarımız dışında uçamıyoruz. 🙂

    • İçinde elektrik hibrit vs geçen bir ürünü satın almam.Elektro gpyi izlemedim.İzlemeyi düşünmüyorum.Mercedes keşke o arabayı normal v8i geliştirip yapsaydı.
      Spor otomobilde ses yoksa at çöpe.Tesladan ancak çöp tenekesi olur.

      • Dediğin gibi elektrik temelli toplu taşımalar ortadayken o temelli şeylerden ancak transport ürünü olur. 🙂
        Ha çocuklarla 10 tane akülü arabayı ha 10 tane teslayı ha 10 tane f-e ‘i yan yana koymuşsun onlardan olacak yarış! bellidir. Ha seyredilmez mi edilir neler neler seyredip gülüp eğlenip geçiyoruz. ama işte geçiyoruz!
        kalıcının gerekleri başkadır…

        O tasarıma isterse V12 üstünde 8 turbo koysun yine de çöp olur. En baştan tasarım berbat bir kere. İşlevsellik tasarım etkisi, göz algısından daha önemli değil her zaman söylerim. Ferrari, Porsche olmanın gerekleri var…
        Tasarımınla Mustang oldun öyle motorunla felan değil.
        İsterse yürümesin birşey F355, CLK-GTR gibi duruyorsa o büyük iş yapar. İsterse muazzam yürüsün SLR gibi şeyler cacık… Bak GT leri ile isteyince daha iyi olabiliyormuş.
        Görüntü eh fena değil, berbat durumunda ise diğer herşeyi çok fena dağıtman lazım ki ünvanın büyük olsun eh MB’nin tarih boyunca öyle birşeyini ben göremedim onlardan çıkmaz o tip birşey.

      • Geçen yılki dört megajouleden fazla kullanım iddialarının doğru olduğunu ve denetim sonrası normale döndüklerini varsayalım.Yakıt tüketiminden aeroya bir sürü etkisi olur.Tur zamanlarınız yükselir.Sistem bozulur.

          • Mercedes’in motor için Ferrari’ye yardım ettiği söylentilerinden beri hiç bir şeyden tam emin değilim.Ciddi ciddi danışıklı dövüş ihtimalini düşünüyorum.rekabet görüntüsü vermek için Ferrari’ye biraz müsamaha gösteriyor olabilirler.
            Sene başında atıyorum toplam motor gücü anlıkta(elektrik gücü boşalana kadar) olsa toplam 1.100 HP üretecek şekilde araç hazırladınız.Ama sonra motor gücü 1.050 HP’ye düştü.Bütün sistem çöker.Bu değişiklik size 1 saniye kaybettiriyorsa sizin artık daha fazla saniye bulmanız gerekiyor ki rakibin gerisinde kalmayasınız.
            Mercedes geçen yıl motorlar ilgili dayanıklılık sorunları yaşadı.Son motorda çözdüler.Lastik sorunu zaten malumdu.
            Bu yılda tamamen yeni bir motor var.Lastikler yine değişti.Zamanla çözerler ama ilk bir kaç yarışı başkaları kazanabilir.

            • MB niye rakibine yardım etsin? burada partnerlik felan da yok ki. Hani tüm bilimi önemli, gizliydi bu işlerin… ?
              Ben pek takip etmiyorum tabi de bu söylenti ne ilgisinde çıkmıştı? AVL konusundan mı diyenler oldu acaba o zaman ilgisiz derim rahatlıkla.
              Danışıklı dövüş açık açık var zaten ihtimaline ne gerek var. Sanayi içinde olması da gelenek, herkes bir birini tartıyor bir taraftan ve dengeye göre de hareket ediyor.
              Bu adamlar yağ vs konusunda bir ara masa da anlaşmadılar mı? sonra MB sözünde durmayıp uygulamayı yapınca ferro ağladığından millet gülmedi mi.
              Ferro fric vs dahil mb’nin yürüyenlerini en başından yasal olamayacağını anlamadı mı? biz anladıkta koca teşkilat mı atladı. 🙂 kalktılar birer,ikişer sene sonra bilmiyormuş gibi acabalarla mektup yazıp sordular yersen. 🙂
              MB masa arkasında turbolardan önce siyasette nasıl reno ile anlaştıysa pek tabi şimdi de ferro ile pazarlıklı götürüyorlar buna da denge siyaseti deniyor.:)
              Bütün sanayi aralarında pazarlıklar üzerine kurulu. Haksız rekabeti pis kokuları kolay alınabildiğinden anlamak kolaydır ticarette öyle açık ispata gerek yok. Hukuğu böyle bu işin.
              Hal böyleyken bende insanların bu tip markalara fanatizm beslemesini anlamıyorum.
              Arkası tamamen boş şeyler bence.
              Bunlar birey değil ki hataları olsa da en iyisi, ideali için sonuna kadar çabalıyor olsun da eline, gözüne değebilsin de sevip, sayıp, aşkedebilesin.

YORUM YAP [Yorumunuz bizim için önemli!]