Brawn Wolff ve Lauda’ya güvenemediği için ayrıldığını söyledi

13

Ross Brawn 2013’ün sonunda Mercedes’ten ayrılmasının sebebinin Stuttgart tarafından yönetime getirilen Niki Lauda ve Toto Wolff’e güvenememesi olduğunu söyledi.

Başarılarla dolu 2009 sezonundan sonra takımını Mercedes’e satan Brawn ayrılışını yeni kitabı Total Competition’da anlattı. Kitapta kariyerini detaylı olarak diğer yazar Adam Parr ile birlikte anlatıyor.

“Mercedes’te olan şey güvenemediğim insanların bana dayatılmasıydı.”

“Gerçekten ne yapmaya çalıştıklarını asla anlayamıyordum. Niki bana bir şey söylüyordu, sonra farklı bir şey söylediğini duyuyordum.”

Brawn Wolff ile arasında olanları eski F1 takımı patronu Colin Kolles ile konuşmasında anlattı.

“Tamamen güvenemediğim insanlarla çalışmak durumunda kalmıştım, takımın içindeki insanlar hali hazırda yaklaşımlarıyla beni yıldırmıştı.”

“2013’ün başlarında Paddy Lowe’ün takıma katıldığını ve anlaşmanın Stuttgart’ta imzalandığını keşfettim. Toto ve Niki ile konuştuğumda birbirlerini suçladılar. Onlarla teker teker konuştum ve ikisi de birbirini işaret etti.”

“Bu insanlara güvenemezdim ve onlarla savaşa girip kazanmadan takımda kendim için bir gelecek göremiyordum. Güvenemediğimi hissettiğim insanlarla birlikte bir gelecek göremedim.”

Brawn daha önce bir takımda “siz ya da biz” durumu ile karşılaşmadığını söyledi: “Bununla asla karşılaşmadım ve belki de tüm proje için artık yeterince tutkulu değildim ve bu belayı bırakıp gitmek istedim.”

Brawn kendilerine verilen yönetim pozisyonları dışında, Lauda ve Wolff’ün Mercedes takımından nasıl hissedar olduklarını anlayamadığını söyledi.

“Bence sorun Toto ve Niki’nin hissedar olmasıydı, bu Mercedes tarafından alınmış ilginç bir karar. Bunu asla anlayamadım.”

“Bakış açılarının, yönetimi ele alırken aynı zamanda hissedarlar olarak takım tarafından çok daha fazla saygı görmek istemeleri olduğunu düşünüyorum.”

“Takımın bir kısmına sahiplerdi ve bir hissedar olarak paraları ile konuşmayı istiyorlardı. Umdukları şey buydu.”

13 Yorum

  1. “dayatma”
    önemli kısmı bu.
    Takımın re-organizasyonunda önemli ismi bilindik 2 ismin ayrılmasına bir nevi kaçarak uzaklaşmasına inancım takıma artık inanmadıkları yönünde olmuştu.
    Bu söylemlerde doğruluyor. Bu iki isminde büyük bir heyecanla işe soyulduklarını biliyoruz. En sonunda gösterilen umursamaz tavır da bunun göstergesi.
    Takım politik veya değil.. sonrasında başarılı olduğu için tabi önceki kayıpları dikkate alınmadı yoksa büyük tartışmalar kopardı. Hele ki inançsız bir yönetim kurulu varlığı bilinirken. 🙂
    Aynı durum Scuderia dönemi için de geçerli Ross’un o zaman ki ayrılığının temel nedeni de dayatmalar ve inatçılıktı. Aynı türkler gibi kulüp başkalarının ötesinde patronların transferlere dahi birçok şeye karışması gibi. 🙂
    O kayıpların da çığrından çıkarcasına sorgulanmamasının nedeni 2007 şampiyonluğu ve nispeten iyi görünen yıllar idi. Sonu dayatanın kovulması ile sonuçlandı. Tabi sürüyor denebilir.:)

    Atmasyonsuz söyleyeyim bir büyük değişimle mevcut öncü takım dandik bir duruma düşerse ilk kovacakları isim Niki olur. Tabi takımı o kadroya satmazlarsa 🙂

    Brawn, Schumacher gibi isimler için ne istediler de vermedik denebilir ancak bu tip idareciler için bütünlük, samimiyet, karar merkezliği, patron dayatmamaları önemlidir.
    Onlar kim ki denebilir ama tabi alışkanlıklar kolay değişmiyor öyle bir dünya kurmuştu adamlar kendilerine. 🙂

    Kitabı edinip okumak lazım aslında. Buralarda yayınlanmaz sanıyorum.

  2. Bunları geçelimde Brawn’ın neden F1’e dönmediğini düşündünüz mü ? F1’in Ahmet Çakarı olmak istemiyorum.Fakat burnuma bin bir türlü entrika kokuları geliyor.

    Ecclestone ”Mercedes kuralları önceden biliyordu.” ki söylemeden biz biliyorduk 🙂

    Yani Brawn aracılığıyla Mercedes kuralları biliyordu. F1’in bu durumda olmasında kimin,kimlerin eli ayağı var herkes biliyordur umarım 🙂

    Bana nedense Brawnın F1’e dönememesinin sebebi Mercedes ? FIA ? olabilir gibi geliyor. acaba.. Ağzının açılmasının sebebi kuralların değişiyor olması ve yeni motor görüşmelerinin yaklaşıyor olması mı ? acaba…

    Düşündüklerim tamamen Ahmet Çakar düşünce tekniğiyle,kuantum düşünce tekniği ile değil.. 🙂

    Benim kafamda net düşünceler oluştu.Ama bunları yazıya dökmem için biraz daha zaman gerekiyor.Daha çok kanıt,daha çok argüman,daha çok veri..

    • Bernie ortaya bir laf attı iyice karıştırdı. Üreticilerin kuralları değiştirterek girdiğini biliyoruz da, bu motorları asıl isteyen ve daha ortada kural yokken taslak tasarımını ortaya koyan Renault idi mesela. Hatta motorlar 2013’te geleceklerdi, sıralı dört silindir 1.6 litre demişlerdi, sonra V4 1.6 litre, sonra da V6 1.6 litre dediler. Bu kadar değişince 2014’e ertelendi. Mercedes’in kuralları bilmekten ziyade aşırı mühendislik göstererek gerçekten iyi iş çıkardığını düşünüyorum. O zamanlar takımda olan mühendisleri sayamıyorum bile. Şimdi adamlarla işleri bitti, ufak ufak gönderiyorlar diğer takımlara.

      • Evet,şu Renault meselesi..Bence Renaultun istemesi görünen şeylerin aksini göstermesini engellemez.
        Mercedesin aşırı mühendislik gösterdiğinde hem fikirim.Yanlız bu kurallar yazılırken üstünde uğraştığı motor prototipini ona göre ayarladı. 2014 Motorunda gelişim yapılacak bütün sistemleri 2007’den itibaren belli bir şekilde çalışmasına başlanmış,geliştirilmiş Mercedes tabanlı F1’de uygulanmıştır. Üstüne kural açıklarını,detaylarını çok iyi bildikleri için müthiş bir tasarım çıktı ortaya. Ne kadar tesadüftürki bu motorlarda her bir naneyi Mercedes keşif etmiş. Bu tabiiki Mercedesin başarısı.Ama bu işlerin içinde olanların bazıları bu fikirleri ortaya kemik attı ve Renault sazan gibi atladı veya diğerlerleri ? Herşey mümkün.Arka planı bilmediğimiz için varsayımlardan yola çıkarak bir şeyleri ifade etmeye çalışıyoruz anca. Ferrari açıklama yapmıştı. ”Motor kuralları yazılırken daha dikkatli olacağız.” Bu öz eleştiri için mi ? Yoksa,ortaya atılan kemikleri çatır çutur yedikleri için mi ?
        Renaultun bu konuda konuşamamasının sebebi gerçeği basına açıklayamayacaklarından kaynaklıdır.Herkes bu motorları Renault istedi diye biliyor ama ben inanmıyorum…Bunuda kim engelliyor? Bu motor anlaşmaları yapan sağlam güçler.Kimdir onlar ? Takımları her türlü oyuna,kumpasa getiren FIA,FOM. Bunlar F1’in içine etmiş üçkağıtçılarla dolu topluluklardır.

        • Renault ve Mercedes Concorde anlaşmasını imzalamak için motor kurallarında değişiklikler istediler. Mercedes ekstradan ödeme filan da istedi ve aldı sanırsam. Birisi kazandı, öbürü kaybetti ama gördüğümüz üzere yine üreticiler kuralların değişmesinde rol oynadı.

          Motor kuralları henüz netleşmemişken Renault’nun elinde tek silindir prototipinin bulunduğu açıklanmıştı. Motorlar V6’ya dönünce Mercedes’in tek bulduğu şey turboyu ikiye bölüp V’nin içine yatırmak oldu. Bu konuda helal olsun demekten başka bir şey yapamam.

          Renault ve Ferrari biraz daha klasik yönde ilerlediler. Mercedes’in ilk yayınladığı motor çiziminde turboyu Ferrari gibi yerleştirip fake attığını biliyoruz.

          Sonuçta bunlar üretici ve bir şekilde spora sokulmak için tavizler veriliyor. Ferrari’nin yıllardır sezon başında şampiyondan daha fazla para alacağını bilmesi gibi, bunlar da zaman zaman destekleniyor veya köstekleniyorlar. 2009’daki DDD konusunda olanlar kösteklendikleri zamanlardı mesela.

      • Bu Reno meselesini daha sonra sık yorumlandığından salt o şekilde söylüyorlar elde de bir çalışma bilgisi piyasaya düştüğünden dolayı ama Mercedes bu işin içerisinde en baştan beri var. Özellikle otomobillere yansıtma yönüyle konuşup durdular daha downsizing yeni yapılmışken ünite sayıları azaltılmaya devam ediyorken yani bizim için V8’ler güllük gülistanlıkken bu adamlar bunları söyleyip duruyordu birebir aynı durumu diğer üreticilerden görmek mümkün değildi mesela. Daha az defa yollara referans deyip durdular.
        Renonun taslağın ötesinde ünite hazırlayıp ortaya çıkması zaten başlı başına bir problem ancak orada MB’nin F1 kararsızlığını da dikkate almak gerekiyor. Reno birşekilde bilindiği kadarıyla patladı. Erken başlayıpta finalde düştüğü durumu biraz da Honda gibi motorsporları yatkınlığı büyük bir devin düştüğü durumla kıyaslamak gerekebilir. Lastik testi gibi boş şeylere çok takıldı insanlar ama Bernie’nin ip uçlarını verdiği gibi MB bu işin politikasında ciddi oranla var olmalı. Peki Renault niçin birşeyleri müdahil olamadı deyince de MB ile ortaklıklarını hatırlatırım orada çok daha büyük bir para dönüyor 🙂
        Bunlar federation başkanlıklarıyla da ilk havadislerin öncesinde bu işi otomobil piyasasında ellerini kuvvetlendirecek şekilde güzelce planladılar olan seyirciye oldu.
        Burada bmw, toyota vs diğer üreticilerin de o dönem ki durumları tek tek yazılabilir aslında tabi epey uzar.
        Gelinen nokta şimdilerde nanometrik cpu üretimi gibi euro norm’un limitlerine geldik değiştirmemiz lazım birşeyleri demeye başladılar oysa daha dün Bernie’nin ucuz, hacimli motor düşüncelerine fırsat vermemişlerdi. İnsanlarda hani lan audiyle felan dizelden çok güzel yarış motoruda oluyormuş diyordunuz dedirtmeye başladılar.
        Şunu da söylemeden geçmeyeyim Mercedes-Benz’in hayatı yalanlarla dolu… 🙂

          • Yok malesef araştırmadım hiç, denk gelmedim de.

            Bu arada honda öyle mi bilmiyorum ama turbin yapısı geliyor yavaş yavaş zaten uzun zamandır tesla turbine vs varken pal yapısı sorgulanıyordu zamanla supercharge da ki gibi alternatif çalışma yöntemleri gelişecek gibi duruyor.

          • 2. bu arada 🙂 bu honda kendi geliştiriyor diyorlarda büyük ihtimal bi turbocuyla özel anlaşmayla birlikte geliştiriyor onu.

            ve misal yukarda mb e dair söylediğin şey çok büyük ihtimalle gerçekte ilmor a ait sonradan fikir, test edilen birşey ve ardında bir amerikan mühendislik şirketi de olabilir. Bunların ispatı yok tabi 🙂 işte o yüzden o tip birşeyi söyledim. inovasyonu bize ait diye media ettikleri birkaç şeyin arkalarında başka küçük grupların olabileceğini bulmuştum.

            • Öyle yapıyorlar zaten. Yol araçları için pahalı ama iyi teknolojileri parasını verip uyguluyorlar. En son farklı bir enjeksiyon sistemi yazısı vardı TRF1’de. O da farklı bir laboratuvarın ürünüydü.

    • Biraz fazla zorlama, sallama yorum olmuş 🙂
      Adam çıkıp konuşmuyor kitabında yazmış..
      Takım patronlarının FIA, WMSC de hele ki fia sportif delegasyonunun dahi ACEA, OICA /> World Forum for Harmonization of Vehicles Regulations da hiçbir etki, tesir hakkı yoktur. Bakın dikkat çekerim AUTOALLIANCE, EPA, ASAM felan demedim 🙂
      Takım patronları sadece sportif alan içinde ki politikalarda marka yönetim kurullarının seviye altında kalan işlerde söz, etki sahibidir o kadar. Bu adam muazam beceri ve yetkilerin olduğu Scuderia da dahi bu işleri yapmıyordu Todt’un işiydi onlar.
      Bu adam Ross, Todt, Horner kadar dahi politik biri değil teknik kökenli bir arkadaş oluyor. Zaten başarısının sırrı da burada aynı Michael, Alain gibilerin mekaniğin dilinden iyi derecenin üzerinde anlaması gibi.

      Tabi işin finalinde de olsa adamın huzuru olmadığını biliyoruz yoksa söyleyeyim ne yapar eder Michael’ı bir şekilde takımda tutardı. Onun da final şeklinden birşeylerden soğudunu anlamıştık… Bence bu habere buna yönelik bakmak lazım gelir.

      • Tabii bu yorumlarına istinaden ahmet çakar kafasıyla düşünmedim.Sadece geçmişte kalan şüpheleri ilişkilendirdim 🙂

        Şimdi Mercedes patronu daha çok işin teknik kısmıyla ilişkiliyse,bu kurallar yazılırken %99 haberi ve uğraşımı olmuştur.Yani yok bilmiyordum,işin içinde değildiyi bir kenera bırakıyorum ki o zamanlar çıkan bir anektodu yanlış hatırlamıyorsam, Bir komisyon vardı onun başında ”Ross Brawn” vardı haberleri vardı.Doğruluğundan tam emin olamıyorum. Belki çok şizofreni.F1’de ne konuşulduysa hepsi çatır çatır çıkmıştır 🙂
        Velhasıl Ross’un politik olmadığına hem fikirim.Yanlız bu işlerin içinde olmadığının kanıtı lazım.Olmadığı için her bir şüphe doğabilir.Bu düşünceler benim sıkıntım değil,bir arkadaşımın sıkıntısı 🙂 🙂

        • Takılıyorum 🙂
          Ne demeye getirmişti Bernie hıçkırıklarla ağlayarak…bu işi yukarıdan bağladılar, bana zıt çeken FIA zamanında birilerine çok güzel veriyordu ama.. 🙂
          Patron dediğin şey yarış takımının teknik idare patronu sadece.
          O komisyonda f1 içeriği dahilinde geliştirme komisyonuydu bunla alakası yok 🙂
          Patronlar downsizing görüşmelerine katıldılar mı katıldılar ancak bunu anlamak için biraz f1 ve corporate idaresi bilmek lazım bunlar Mclaren, Williams gibi şirketler değil bunlar markanın kararını, uygunluğunu iletimde aracıdır sadece. Uyandırılan şey işin yukarıdan bağlandığı, komisyon dışı al gülüm ver gülümler olduğuna dairdi.
          Patronların federation dahilinde bu al ver işleri ve sonuçlarından haberdar olması mümkün mü pek tabi mümkün ancak aksi de mümkün yani duyumdan öte olmamak üzere biz o işi bağladık sen sadece git şöyle konuş ihtimalide mümkün. Yıllardır diyorum ki bu iş serinin iç dinamiklerinin çok üzerinde, FIA emre tabi, büyük ekonomik hesaplar dönüyor vs vs şayet elinde delil olsa dahi birşey yapamazsın bu CAS lık mesele değil devletçilik başka şey. 🙂 başta almanlar opel ve chrysler vakalarının nelere sebep olduğunu gördüler.
          Başaran başaramayan bu iş bütün auto producer lerine yarıyordu tek zararda olan sadece bizleriz. O auto toplam gelecek politikası yine bizim cebimizi yolmak içindi.

          Tam aksine içinde olduğunu söyleyene kanıt lazım mükellefiyet söylemi ortaya atana aittir 🙂

YORUM YAP [ Yorumunuz bizim için önemli! ]