Brawn: 2021 için ters grid gibi şeylerle ilgilenmiyoruz

9

Ross Brawn 2021 için planlanan değişikliklerde ters grid gibi şeyleri istemediğini söylüyor ve bu tarz ‘zamazingoların’ taraftarları küstüreceğine inanıyor.

Brawn’ın takımı 2021 için planlanan teknik ve sportif değişiklikler için FIA ile çalışıyor. Bu kural değişikliklerinin en temel hedefi ise rekabeti arttırmak ve yarışları iyileştirmek.

Geçtiğimiz günlerde yarış içerisinde en hızlı turu atan sürücüye bir puan verileceğini açıklayan kural duyurulmuştu. Ancak Brawn yarış formatında radikal değişiklikler yapmayı planlamadıklarını söylüyor.

“Bence fanlar yarışların iyileşmesini ve daha eğlenceli hale gelmesini sağlayacak değişikliklerden hoşlanır.”

“Sadece yapılmak için yapılacak şeyler ya da yanlış nedenler sorun çıkartabilir. Ve belki de insanlar bir şeylerin değişmesinden rahatsız olacak.”

“Kişisel olarak tutmamız gereken bazı referanslar olduğunu düşünüyorum. Yarışların uzunluğu ve yarışların doğası gibi şeyler. Bence ters grid dizilimi Formula 1 için doğru seviye değil. Bu diğer formüllerde işe yarıyor, tecrübelerimize dayanarak bunu biliyoruz.”

“F2’de yapılması gereken şeylerle F1 için yapılması gereken şeyler farklı. Kesinlikle zamazingolara girişmeyeceğiz. Yarışları geliştirmek ve fanların neyi sevdiğini anlamak için çalışıyoruz. Ve onları daha fazla eğlendirmeyi hedefliyoruz.”

“Burada zamazingolara yer yok, çünkü bunun fanları küstüreceğine inanıyorum.”

“Yaptığımız araştırmalarla fanlar hakkında daha fazla şey öğreniyoruz. İzleyicilerin ilgilerini anlamaya başlamak, ne görmek istediklerini ya da ne görmek istemediklerini anlamak  büyüleyici. Bence doğru yönde yapılmış değişiklikleri kabul edecekler.”

“2021’de büyük değişiklikler olacak. Araçların görüntüsünü sevmeyenler olacak, ancak bence önemli bir çoğunluk bunu beğenecek. Kesinlikle araçların faydalarını pist üstünde gördüklerinde bunu sevecekler.”

“Böyle bir şey daha önce yapılmadığı için hâla öğrenmemiz gereken şeyler var. Pazar araştırmalarında değişikliklerle alakalı döngünün tamamıyla ilgili araştırmayı henüz tamamlamadık ve nasıl sonuçlanacağını tam olarak bilmiyoruz. Daha küçük çaplı araştırmalar yaptık.”

“Tüm bunlar hangi soruyu sorduğunuzla ilgili. İzleyicilere daha yakın geçen ve daha fazla geçiş olan yarışlar izlemek ister misiniz?, diye sorarsanız kesinlikle ‘evet’ diyeceklerdir. Kimse buna ‘hayır’ demez.”

“Ancak işler burada biraz derinleşiyor. Neleri seviyorlar?, bu sürücülerle mi ilgili, takımlarla mı ilgili, bunların birleşimiyle mi ilgili, pistlerle mi ilgili ya da yarışların formatıyla mı ilgili?”

“Pazar araştırmalarıyla ilgili çok fazla işe yarar sonuç elimize geçecek.”

“Şirkette çok tecrübeli çalışanlarımız var, ancak bu F1 için tamamen yeni bir şey. Bu yüzden süreci oldukça dikkatli ve temkimli şekilde ilerletmeliyiz. Ancak yine de çok fazla iyi şey var.”

9 Yorum

  1. İzleyicilere daha yakın geçen ve daha fazla geçiş olan yarışlar izlemek ister misiniz?, diye sorarsanız kesinlikle ‘evet’ diyeceklerdir. Kimse buna ‘hayır’ demez.

    Geçişi yapıp kazanan kendi tuttuğu takım veya pilot olduğu sürece

    Gerçekten sadece F1 taraftarı kaç kişi olduğunu da sorsalarmış keşke.

    • Şöyle çeşitlendirelim. Bu aslen kaynak değil sonuç durumu. F1’dekiler tabi kaynak bakışlarını doğru kurmadıklarından böyle çakan sonuçlar üzerinden eğilmeye devam ediyorlar. Sosyal medya gibi atılım söylemleriyle bolluktan bahsediyorlar ama yaptıkları günceller üzere mevcudu korumaktan başka birşey değil. Yani yeniye nasıl ulaşırız dertleri öncelikli değil.
      Yapılan anketler, raporlarından gerçekte ne kadar F1, motorsporu taraftarı var net anlaşılıyor.:) Bunu tabi onlar da biliyor ve sözünü etmiyorlar.
      Bu sonuçtur demiştik. Hiç demeyelim de çoğunun çoğulu kimse F1’i birilerini takip ederek başlamıyor. Yani takım ve pilot tutumu sonradan oluşan birşey. Bu bizde de böyleydi. Yeni birileri denk düşüp izlemeye başlar başlamaz yada bulduğu, aldığı biletle birilerini tutmaya başlamıyor yada tutarak buraya gelmiyor.
      O yüzden biraz da haksızlık yapıyoruz önemli bir çoğunluğa.
      Koşulsuz tutulanın kazanması pek muteber birşey değil aslında biliyorsun. Mesela hiç bilmedikleri bir kısa video paylaştığında zevk alabiliyorlar. Tutma akabinde gerçekleşiyor.
      Tutma noktasında hakimi veya mazlumu tutmaya başlama 2 ana insan güdüsü. Eh yenilmeyi hazmetme de biraz markalaşmayı kırma ilgisinde birşey. Fanatizm bir anda başlayan birşey değil malum. Belki önemli sayılabilecek bir çoğunluk için de fanatizmi kırmak pek tabi mümkün. Bu çaba ile söz konusu olabilecek…
      İnşaat makinesi izlemeyi seven, saatlerce sürenin trenin ön kamerasını izleyen, ulaştırıldığında Karting de dahi en arkada kalanı tutabilenlerin çok karmaşık döngüleri olmayabilir biz bazı kazanımlar için özellikle yüklensekte. 🙂
      Marka için, fanatizm etiketiyle gelen hiç mi yok tabi ki var ama bence MBcisi, Hondacısı, BMWcisi, köken Ferraricisiyle oldukça azlar. Uyuklayan yani pazarlamanın iyi çalışmadığı MB’ci, hep kırmızı kazanınca izlemeyen ferrarici, ya bu redbull da çok fena değil hani diyen Finlici gibi örneklerimiz de var elde.
      Bey amcalar bahsetmiyor tabi.

      • Takım veya pilot tutulur elbette, tutulsun zaten ona lafım yok. Kendi tuttuğu kazanamayınca izlemeyen, kazanana bok atan, haksızca kazanınca bile yadırgamayan ve normal gören, fanatikliğin garip diyarlarında dolaşan kitlenin ne kadar arttığını gören sen değilsin tabi, konuş orada 😀

        Sanki ben pilot tutmuyordum.

        • Görsemde senin kadar içinde değilim tabi. Ama bu sistemi bu hale getiren F1’in kendisi. İnsanın güdüsü topyekün salt böyle değil diyorum ortamı bu hale getiren de ortamın kendisi. Ben o yüzden de bazen 😛 bu kitleyi ve ne ola ki dönüp duran şeyler diyenleri haksız görmüyorum.
          Peki mesela Nascar, Dragster da vs niye bu derece böyle bir kitle yok?
          Çünkü öyle birşey yapmıyor adamlar, millette yarış işte deyip izleyip geçiyor.
          Niye kimse Jeff Gordon’u burda ki gibi ilah yerine koymuyor?
          Çünkü öyle bir pompa yok. İçerdekiler öyle görmüyor ki öyle yansıtsın. İstatistikse kralı var hall of fame ise yine kralı var ama yarışta var. Asıl onu gösterirsen ilahlık kalmadığını yaşayarak öğreniyor insanlar.
          Sen böyle yapmadığın için senin etrafında da insanlar tutunabiliyor. Ve olgunlaşabiliyorlar. Demek ki oluyor muş demek ki malum ortamdakiler bu işi yanlış yapıyormuş.
          Hepimiz birşeyleri tuttuk, tutuyoruz. Ama özellikle son 10 yılda başlayıpta birşeyleri ilah pozisyonunda görmeme veya bu seviyeden kurtulma çok çok zor birşey. Başka türlüsünü görmediler, göremiyorlar.
          Bu kadar pompa varken birkaç ağız o işler öyle değil dese de yeterli olmaz.

  2. Çünkü sadece ticaret yapıyorlar aynı Lemans ve DTM gibi… bunun Racing ile bir alakası yok. Çünkü “Racing” sadece zevk almak, mücadele, zafer için yapılır. Adı üstünde…
    Gününde üretebilecekleri en iyi otomobilleri üretmeyenlerin Racing yapmasını çocukluğumuzdan beri pek fazla beklemeyiz.
    Formül 1 felan hikaye şunun adını üreticiler şampiyonası yapın gitsin artık herkes rahat etsin. Yapılan her şeyi üreticiler için yapıyorlar getirdikleri şu puan da bunu gözeterek yaptıkları bir şey ve yanlış yada eksik.
    Bernie bu bol keseden, 10’lu puan sistemini de bunun için getirmişti.
    Dertleri başarılıyı ödüllendirmek felan değil sadece ticarethaneyi döndürmek ve üreticileri reklam alanında tutmak.
    Hal böyleyken içeriden dışarıdan kimsenin NASCAR şöyle böyle deme hakkı yok kimse kusura bakmasın. Kendini kandırır ancak.
    Eh bey amcalar haklı seyirci vs boşuna demiyor. F1 seyircisinin %90’ı motorsporlarından felan anlamaz, motorsporları olsun diye de izlemez. Eh iyimser dedim hani 95, 98 felan demedim.:)
    Bunun yeni nesille felan da ilgisi yok. Milyonlarcasının açıp inceleyip bir tane Lemans izlemişliği bile yoktur.
    İşte youtube vs felan geldi de biraz önlerine düştüğü için birşeyler takip ediyor gibi oldular.
    Bunlar için varsa yoksa F1’in ismidir, tuttukları markalardır hepsi o kadar.
    Yoksa zaten öyle yarış sanayisinde 1-1,5 milyar izlenme gibi şeyler yakalanamazdı yok öyle bir dünya realitesi. Bugün bahsettiğim öyle devasa milyar, milyonluk gelir haneleri de olamazdı. Arka planı, ne şekilde olduğu çok açıktır bilenine Yarış, performans işlerinde.
    Bokscular felan girer mesela oraya daha hakkıdır bir de sıkı da takip etsen çok teknik şeyler bilmene gerek yok. İzlediğin şey başlı başına insanın mücadelesi.
    Pilot tutanı da pilot mu tutuyor marka mı belli değil artık iyice. Eskiden yine bir nebzeydi çok geride ki adamlar bile birşeyler yapabiliyordu nadir de olsa. Marka bağımlısıysan ne işin var 2 saat kilitlenmeye aç boyna test, commercial izle doy gitsin. 🙂
    Açık söylerim sıkı 2 teker izleyicisi çok daha doludur bu kitleden. Zaten olay çapı belli ayrıntı çok çok yok, sınıfı, class’ı belirli marka sıkıntısı yok mu var ama daha insan yani yarış odaklı.
    Bizim alandakiler bu işe soyunan insanı pilot mu seviyor, markaların temsilcisi olan mühendis mi belli değil.
    Yarışmanın 1. formülünde insan en önde, üstte olur, olması gerekirdi. En kralının fark ortaya koyamadığı şeylere bakmaktan bıkmıyorlar.:) Neymiş zirveymiş ….. zirvesini. İçi boş laf. Carbon fiberi bol keseden koydun diye birşey zirve veya alçak olmaz. Adı üstün de dedik manufacturer championship yap gitsin. Millette boş yere Vettel mi Lewis mi bıdı bıdısı yapıp durmasın.:) sanki Messi vs Ronaldo gibi önemi varmış gibi. Ha üreticiler şampiyonası olmaz mı olur çok da güzel olur bolca olmuştur da ama sınıfı da, değeri de ona göre olur. Kalkıp üreticiler şampiyonası Kart’dan, Nascar’dan daha kıymetli olmaz.
    Mesela 4-6 saat üzeri yarışlar gerçekte 500 mile yarışlarından daha değerli değildir benim için olmamalıdır da. 12-24 saat yarış olmaz mı olur çok da güzel olur ama orada insanın değerinin geriye çekildiğini ilgileniyorsan bilirsin. Hatta üreticilerin bolluğunu tutturabilirsen işler tesadüflere, tevafuklara çok kayar o da insanı biraz daha öne çıkartır. Mesela Tenisde de grand prix tanımı vardır ama raketin kalitesi mi önemli adamın yeteneği mi…
    Ayırıyoruz mekanik sporlar, motorsporları diyoruz metalurji felanın daha önem kazanması normal ve hevesimiz diyoruz ama işte bu kitle bundan anlamıyor diyoruz. 🙂

    Ters grid, Racing açısından çok güzel bir uygulamadır evveliyattan beri. Hatta yarış içinde zar bile atıp birilerini öne, geri çeksen şu halden iyidir. Sonuçta birkaç realite de ortada Schumacher gibi biri de devamlı kazanınca sıkılıyorlar, Ferrari-Mercedes gibi biri de.
    Demek ki arayış başka konu motorsporları olsun diye değil sadece. Yani üreticileri bu kadar korumanın alemi yok cebe yönelik hareketler demek ki dolaylı yine dönüp cebinizi vuruyor. Birileri hem zirve diyecek hem izlemeyi bırakacak bu normal birşey değil. Alan ilgilisine dünya kupası hem zirve olacak hem de izlemeyecekler öyle mi eh yersen. 🙂
    Sim lig yarışları izliyorum. Prof az olduğu halde bile çok zevkli zamanları oluyor. Ters grid de sık uygulanan birşey hatta keyfi katlıyor. Geçenlerde iracing bir türk şampiyonası izledim kalkıpta ters dizildik ama diye ağlamadı kimse. Olay ortada, Racing budur. Hatta mekanikleşmeyi önemsiz yada derecesini düşürür hale getiriyorsan zevk daha da katlanıyor DFGT’li adamla en kral Bognar’lı adamla kapışabiliyorsa o yarıştır.
    Profesyonellik sınıflarına göre de Bognar’ı 4-5 adamı, Fanatec’li 4-5 adamı toplarsan bir yere o yarış olmaktan çıkar ekipman savaşına girer.

    • eyvallah.
      Valla tesadüf gibi oldu bugün biraz düşündüm bu konuyu ve hiç memnun değilim. ben de bu sınıflara dahilim.
      Hani motorspor geek’i olacak vaktim yok derim şuan ama olduğunda da açıp başka birşey izlemem varsa yoksa f1.
      varsa yoksa F1’in ismidir, tuttukları markalardır hepsi o kadar.
      hadi ben bunun bilincindeyim de, %90 dediğin izleyici F1’in kendi içindeki dinamiği bile kavrayamamış. değil ki motorsporu izleyicisi olacak.
      arttırıyorum F1 izleyicisinin %50’si bu üniteleri seviyor. V12 isteyenler azınlık kalıyor bazen. cevap bellidir genelde “f1 motorsporu zirvesidir, teknolojik hibrit v6 varken antika v12 yi kim napsın” “çağ öncesi motor istemiyoruz”
      yazdıklarınla pek denk düşmedi ama.
      birde “f1 in en önemli görevi yol otomobiline teknoloci geliştirmektir” saçmalığı var günde bir kez rastlarım bu söyleve. kim uyduruyor nasıl kendilerini inandırıyorlar.
      bak yine oturdum f1 konuşuyorum, bu yüzden motorsporları izleyicisi değilim, olamam, f1 izleyicisiyim.

      bir tane Lemans izlemişliği bile yoktur.

      ne yalan söyliyim yok valla.

      • Bilincine varmak yolun yarısından fazlasıdır. 🙂
        Bizde birden olmadık, sorguyla, bilincin açılmasıyla başladı.

        Şartlar ve güdüler gibi geliyor ama sorunların büyük nedenlerinden birisi bu “vaktim yok” algısında. Napıyor herkes! 28 yaşına kadar atomu parçalamak mı zorunda…
        23’ünde süpermen pelerini mi takacak…
        Anlatamıyorsun da gören de dünyanın dönüş zamanı değişti, yıl 340 güne indi sanır. 🙂
        2 gündür kafam şişti koca askerliği bile 21 güne sığıştırmışsın yada ‘lar sana. Anlata anlata bitiremiyor görende 19 gününde madagaskarı feth etti sanır bıdı bıdısından geçilmiyor. Aşağıda gelinecek tekrar buraya. 🙂
        Biz ve evvelinde EDEB derlerdi bir şeylere, çoğu da tanımsız tarifsiz şeyler. Ne kadar yaptın diye sorulup bıdı bıdı yapacakkene PEEEH BİZ 4 SENE YAPTIK deyince gıkımız bi tarafımıza kaçardı. 🙂
        Bugünlerde bi bundan dertliyim birde eski talebeden güzel haber almanın dışında dün gece profesyonel özel comunitymizde bir veledi zina tilt etti çıksam karşısına dayanamayacak adım gibi biliyorum ama ağzı gırtlağına kadar dolu.
        2 dk gugıllanıp öğrenilecek şeyi nasıl da üşenmeyip bin karakterle forumda soruyorlar algılayamıyorum. Lan öteki daha kolay işte. Biraz kullan beyni.
        İşte buna vakit yokluğu değil hayatı kaçırma denir. 🙂

        Herkes, herkes kadar hayat yaşayacak. Hız algısıyla hızlı atlananların orta yaşta başa açacağı belayı bazılarının kavraması lazım.
        Piyango vuranların tamamına yakını aç bitap yada bin pişman haldedir (Yutuptan değil gördüğümden biliyorum:) ).
        Çocukluğunda 4 üniv. bitirenlerin kemal yaşında hayatı çekilmez oluyor…

        Bakın F1 bile hızlanıyor gibi görünürken yarışı içinde 10 sn yavaş gidiyor. 😀
        Yani hızlı geçmenin ihtiyaç görüldüğü şeyler sakın daha yavaşlatıyor olmasın. 🙂

        Beyinleri evet farklı çalışıyor. Yetişemiyoruz ama diğer organlarda bir artış yok. İnsan yaşamı nörondan sinapstan ibaret olsaydı keşke. 🙂

        Bakın MK Atay hocadan inciler çakayım buraya 🙂
        “yeni nesil doyumsuz, hiçbir kabiliyeti yok, isteği de yok, istediği anında olmadığı zaman salaklaşıyor.”
        “avantajları çok, dokunmatik telefon ve gamepad kullanımı bile onları bazı motor hareketlerde bizden çok daha iyi yapıyor. bilgi içinde yüzüyorlar, hızlı öğrenip hızlı geçiştiriyorlar, fırsatları da devasa. istekli olanı dünyayı değiştirir dersin, ancak dünya da değişti, artık başarılı olmak için çok daha fazla şey bilmek ve yapmak gerekiyor, ayrıca dediğim gibi, bilgi içinde yüzmek isteksizlik de oluşturuyor. sen çok avantajlı, çok iyi görürsün ama irdeleyip genele bakınca bir avuç “çalıştırılamaz” insan. vasıfsız diyemezsin, o başka bir tanım.”
        ——————————-
        Bizim avantajlarımız vardı halen bugüne taşınmasını görüyoruz ama sizin de avantajlarınız var. Zira her neslin var. Öncül ardıl küfürler edilse de var.

        Mesele bence her zaman köprüler kurabilmekte.
        Köprü aynı nesiller için de geçerlidir. Köprü öyle byte, bit’lerle tw’da yutub da kurulmaz fizik kurulan bir şeydir.
        Sağlam kurarsan Richter 12’e bile dayanır. 🙂

        Dünden beri aşağıda ki görselde ki şeye takıldık mesela.. Daha yavaş zamanları merak ettik. Nedir nasıl olur ne şekildeyi sorup soruşturuyoruz kişiden…
        Çünkü biliyoruz ki o küçücük şeyler M1CHAEL-XTRABIT sohbetini bir araya getiriyor. Bugün ki diğer bahsimiz. Atladığımız, kavrayamadığımız o küçücük şeyler Piramitleri, Göbeklitepeyi, bugün dengi olmayan daha dün ki 846 metre giden oku oluşturuyor.
        Yani işin büyük kısmı bir taraftan da basitlik, yavaşlık ve sindirimde. 🙂

        Yoklukta bulduğumuz şeyler kıymetliydi bollukta bulunanlar geçiştiriliyor. Yoksa ne kadar da daha kolay.
        İşte diğer tarafta paylaştım. Sadece 10 ay önce paylaşılan birşey bir o kadar yıllık bilgi, inancımızı değiştirdi. Ama napıyorum öncekini çöpe atmayacağım, üzerine inşaa ediyorum yeni geleni.

        “dinamiği bile kavrayamamış. değil ki motorsporu izleyicisi olacak.”
        BASİTLİK…
        Bu öyle Chapman bıdı bıdısı yapmaya benzemez yaşayacaksın onu. 🙂
        Her zaman ne diyoruz F1 dinamiğini kavramak motorsporlarını kavramaktan geçer.
        F1 makinelerini anlamak yol otomobillerini hatmetmekten geçer.
        Anlatırken bile ICE’si vs bunlar üzerinden anlattık.
        Döküm pistonu anlamayana berilyum döşeliyi anlatamazsın ne yapsanda. Anca anlamış gibi yapar.

        Yani hayatta herşey paralel gelişir ve iyileşir.
        Birini kavramak istemezsen diğerini kavrayamazsın.
        Şunun uzmanı olacam vs vs…
        İstersen seç bakalım ilerde nasıl dımdızlak kaldığını görür insan.
        Adrian sadece elinde kalem tutmuyor. Chapman da sadece profil kaynaklatmıyordu. 🙂

        Bunlar tabi yine önceki neslin kavramları pardon. 😀
        İşte bizim de olayımız o atlıyoruz, kendi sinapslarımıza göre yoruyoruz.
        İşte problemin ana kaynağı Liberty gibi şirketleri bilmem kaç yaşında adamlar yönetiyor. O yüzden gelecekleri her şekilde meçhul…

        Birşeyi kabul edemiyorum ama bununla çıkışı da göremiyorum. Ağzı olan konuşmamalı. Yani her eline mikrofon alan ilber hocaya soru sormamalı. Öğrenmek bıdı bıdıyla başlamıyor o bebeklikte… Senin de iki, gözün kulağın var önce onları kullan. Dil var tat… Ki bebekte bunları kullanıyor.
        Özgürlük başka birşey…

        Yani anlattığım tarzda kişi ve seyirciysen (izleyici ! demedim) ağzını açma, hiçbiryerde yorum kasmaya kalkma hatta anketlere bile katılma ki diğerlerinin hayatını çöp etmeyesin.
        94 yılında yorumlamaya başlamadık…
        Mesela Cihangir gibi biri de 98 de hemen ilk kavuşunca sitesini felan kurmadı…

        Bak SS de ne basit. Kişi ne güzel diyor 2 pilotla başladım 1 pilotla çıktım bitirdim. Ne güzel işte böyle ol canımı ye.
        Ama işte o ” ” içinde aldığın şeylere gireceksen hele bi ye, yut sonra çıkart.

        Kavramaya başlamış, gözün dışında da gördüysen paylaş tabi. Paylaşmak önemli. Köprü dedik yukarıda.

        Bilgi ötede 2 tık. Bakmaya, seyretmeye orada durup duruyor.

        Şunu bilmek anlamak lazım Abid’ler kendi sınıf içlerinde oldukça mutlu.
        Onu hedeflemek lazım.

        Bunların hepsi genel geçer şeyler.
        🙂

YORUM YAP [Yorumunuz bizim için önemli!]