Group B – Ralli’nin Altın Çağı

15

Tufan Akkaş arkadaşımız güzel bir derleme yapmış seyrinize…
Eklenebilecek çok şey bulunur ama bu sefer biz susalım.
“WRC is for boys, Group B was for Man” Juha Kankkunen.

15 Yorum

            • Senin gönlün olsun diye sayarız 🙂 ama zor. Alt sınıflarda bir miktar erken uygulama var sadece. Renault ünü daha çok F1 özelinde.. alan öncüsü yani onu da malum diğer cup seriden düşünüp entegre ediyorlar malum başarı geliyor ve global bir ağırlık durumu oluşuyor. Ha tabi o ün de aslında adapter Gordini’e ait. Renault’a değil. 🙂 Reno malum ünvanda Alpine ve Gordini den çok faydalandı emanet et bırak işleri malum eh Gordini daha eski bir uzman yarış markası… birçok markada örnekleri olduğu gibi…
              Gelişim ile öncülük farklı yoksa şuanda da gelişiyor malum. 2 türlü öncülük olabilir 1. superlative ilkler 2. adapting ideal’ler. Turbo ilk uygulama öncüsü amerikalılar. 60’lar. Daha çok savaş ve ekonomik sonuçlar malum.
              70’lerin ilk çeyreğinde benim diğer altın çağım Can Am’de turbo var malum. Yol, Yarış asıl iyeleştiren de Porsche denir rahatlıkla. 70 ortası itibariyle homologated 2 türlü de uygulamaları bolca. F1’e bunlardan sonra taşındı mesela oturması ise çok daha geç zaman aldı. Sonrasında işte yol ağırlıklı asıl güç temelli olumlu uygulamalar video da söylendiği gibi italyanlarda..80’ler. F40 ile finale eren şey de da malum Porsche 959’a rakip olabilsin diye yola çıkmış şey. Yani performans aleminde Porsche herkese iş öğretmeye devam ediyor. İşte 80 sonlarına doğru japonlarda felan da olgunlaşmaya başlıyor. Sonra ilginç örnekleriyle bugüne geliyor iş. Audi meselesi aslında öncül bazda söylemedim etkileyici bir nadir uygulama olduğundandı.
              Turbo ve üzerine eğilenleri otomotiv tarihini ciddi değiştiren haline geliyor her halukârda. İlk olsalarda önce amerikalılara hacim çılgınlığının karşısına tokat gibi vuruluyor. Sonra sıkıntılarla supercharge’a tekrar eğilmeye nedensellik oluşturuyor belki de. Hakeza başarılı uygulayanların karşısında ve tüm genelinde maliyet-sonuç bakışına büyük revizyon getiriyor. İstemli değişkenler zorunlu bakışları getiriyor velhasıl doygunluklar süreci tekrar rayına sevk olmaya sebep oluyor. Biraz bu yüzden de devasa geçmiş değişimlere rağmen 2000’lerde yeni denilen tekrar yüklenişin evvelinde bize büyük boşluk varmış gibi geliyordu. Neyse bu kısım biraz fazla felsefik olmaya başladı.:) Velhasıl ne şimdi ki gibi ötekileştirilip terkedildi ne de tek gerçeklik düzlemi olarak seçilmişti. Fakat bunlar yapıldı o yüzden de sıkıntılar doğurdu. Bu evrimsel süreci kendi haline bırakmamaktan kaynaklı biraz da. Ona diğer tarafta değindik nedeni evrim değil sadece ekonomik baskılardı…

      • Çok örnek var mesela hem Quattro (AWD) hem turbocharging noktasında almanlarda Audi iyi bir noktadaydı. Ancak mesela yarış sanayiinde ki bütün tecrübelerini adapte etmede pek başarılı değillerdi çünkü sonucu belirleyen marka güçleri büyük değildi.
        Videoda ki gibi en iyi motorlar italyanlardan çıkar gibi birşey diyebilir miyim zor ama…
        Tarihsel sanılanın aksine gerçek powerboosting açısından F40 yüksek adetli en iyi örneklerden bir tanesidir eh malum kökeni de racing. Geniş devrinde XJ220, GT90 gibi örneklere göre çok daha iyi bir uyum aklına sahiptir. Ancak o bile belirli kitle açısından yeterli görülmemişti mesela IHI turboları şikayette aldı daha üretimi devam ederken revizyonlar da planlandı. Eh şikayet kaynağı da aslında racing den zorlama olan yol çevrimi…
        Yakın dönem içerisinde benzer kaabiliyet ve düzeyi ancak Japonlarda AWD’li Evo ve STI ‘ları ile görebiliyoruz başka da yok denebilir.

        Her zaman dedik çoklarına dinletemedik turbo uygulama total de ekonomik ve güvenilir değildir (mesela supercharge çok daha ekonomik ve kullanıcı açısından uzun vadeli uygulamadır. Geçmişte USA’ da yaygınlık sebebi…) sadece kolaycı güç içindir tasarruf için dizel olamayacağı gibi turbo da olamazdı ama oldurdular.
        Geçmişte üreticiler üretim zararına olduğu zaman dahi talep-arz dengesiyle müşteri yaşam ekonomisini pek fazla düşünüyordu. Çünkü toplam sanayi süreğenliğe bağımlıydı. Bunu almanların liderliğinde tam tersi olarak üreticileri güçlü tutmak, müşteriyle harcatmak adına değiştirdiler. Bunu da yok güvenlik yok şu %10 daha verimsiz (SC/TC), bu %30 daha tasarruflu, şu %80 daha hızlı, bu daha ihtişamlı gibi sömürücü teknik lafların ardına saklanarak yaptılar.
        Eh tabi ahaliye dokundurmadan teknik konuşan alim gibi olunca… yaaa öyle mi durumu oluyor. Çokları da ben anlamıyorum ama mutlaka doğru söylüyor demiş oluyor. 🙂 Yani eşeklik baki… Kimin yükünü taşıdığını bilmezsen yetmez adamı katıra çevirirler. 😀

        • Bende çok hardcore’um 🙂 arasını bulmak lazım.
          Koyma bence onlar bunu bilerek isteyerek zorlansalar da severek yaptılar.
          Bazı nitelik sınıflarında ölümüne koşmanın durdurulamaz bir cazibesi vardır savaşları kolaylaştıran da bu zaten.
          Çılgınlaşma, sersemleme, büyük kazalar, sakatlanmalar, ölümler neredeyse 2,5 yıl boyunca sürdü de politik oyun uyunca anca iptal ettiler adı da Henri’i düşünme vs oldu. Ekleyecek çok şeyim vardı ama örgüyü korumakta güzeldir.
          Henri bir taraftan da o gün halen kariyerini ilerletmeye çalışıyordu o yüzden de isyanı düşüktü. Mesela daha tecrübeli Ari Vatanen daha büyük şikayetçiliğiyle daha öncesinde ağır bir kaza yapıp ölümden dönüyor 18 ay hastanede kalıyor bir daha da dönmeyi düşünmemiş ama başka yerlerde yarışmaktan da vazgeçememiş.
          Bugün sihhatçiliğe soyunan insanları yürüyen resmi tabutlara emanet eden Jean Todt yerine Ari, FIA başkanı olsaydı belki de çok daha iyi olacaktı. Daha iyi olmaz dedik yanıldık. Gerçi çok çok farkı olmayacağını sanıyorum toplam yapısıyla FIA başkanlığı, amerikan başkanlığı kadar etkisi olan birşey anca.

YORUM YAP [Yorumunuz bizim için önemli!]