Scooter’dan Hayabusa’ya başlangıç motosikleti dosyası: Bölüm 1

1

Motosiklet küçük yaşta hepimizde hortlayan bir tutku. Atı dizginleyip yönetebilme genlerimizden olsa gerek, motosiklet sürenler de gözümüze hep büyük iş başarıyor gibi gelmiştir. Hele o karenajlı, büyük ve yüksek sesli yarış motosikletleri yok mu, daha çocukken bile bunun hayalini kurmayan yoktur.

İki teker kendi içinde başlı başına bir deneyim, benim gibi aklı fikri yarış otomobillerinde olan ve dört tekerlekten başka bir şey görmeyenler bile basit bir motosikletten etkilenebilir. Bir defa kullanmaya gör, o zehir bir aşılandı mı, o şeytan içinize bir kez girdi mi artık farklı düşünmeye başlarsınız.

AVATHERM-PIZZABOX_238_2_02Motosikleti sadece keyif amaçlı görmemek de gerekiyor. Son zamanlarda hizmet sektörünün önemli taşıtlarından birisi haline geldi. Pizzanızın 30 dakikada gelmesi bu küçük canavarlar sayesinde mümkün oluyor. Çünkü yoğun kentlerdeki trafik sorunu motosikletleri çok ilgilendiren bir şey değil.

Gün gelir, gerek keyif alma, gerek hava atma isteği, gerekse de trafikte beklemelere lanet okuma sonrasında motosiklet almaya karar verdiğimiz o an gelir. İşte o zaman hiç bilmediğimiz bir dünyaya girdiğimizi fark ederiz.

Motosiklet süreceğiz de, görünüşe göre bu bisiklet sürmeye benzemiyor. Arkadaşımızın babasının küçücük fakir işi motosikletini şöyle bir kavradığımızda yerinden bile oynatamadığımızı görüp ilk şoku yaşıyoruz. Halbuki o motosiklet 100 kg’dan biraz daha ağır ve motosikletler genelde 150-200 kg arasında ağırlığa sahipler. Bu aleti yan sehpadan kaldırırken bile işin bisiklet ile alakasının olmadığını anlıyoruz.

Bu yazı da bu şoku yaşamış ve motosiklet sürmenin ciddiyetini kavrayabilmiş kişilere bir rehber olmayı, YouTube’daki başlangıç motosikleti videolarında basit görülüp bahsedilmeyenlerden bahsetmeyi amaçlıyor.

Kabul edelim, motosiklet sürmeye başlamamış olanlar dahil hepimizin hayali bir Suzuki Hayabusa sahibi olmak. O özgün şekilli devasa motosiklet ile caddelerde ne havamız olurdu değil mi? Sonra da kendi havamıza bakar, otobana çıkar biraz 300 km/saat üzeri hızlar yapardık.

suzuki-hayabusa-2013-9

O zaman neden doğrudan Hayabusa ile başlamıyoruz ki? 200 hp de olsa, 265 kg de olsa neden yolda tutamayalım ki? Keşke öyle olsaydı, ama kazın ayağı öyle değil. Bisiklet sürerken yaptığınız düşüşlerde başınıza neler geldiğini hatırlayın, tüm bunları yaşarken en fazla 40 km/saat ile gidiyordunuz. En zayıf motosikletlerden 50 cc altı olanlar bile (ki artık otomobil ehliyeti ile bile kullanmanıza izin veriliyor) 80 km/saat hıza çıkabiliyor.

Motosiklet sürmek kolay gibi görünse de ciddi uzmanlık ve tecrübe gerektiriyor. Bu tecrübeyi edinebilmek için de panik yapmış bir sürücüden daha hızlı olmayan, dizginleyebileceğiniz bir motosiklet ile başlamanız gerekiyor. Bisiklete en yakın olan motosikleti tercih etmeniz kendi cilt sağlığınız için çok önemli. Başlangıç motosikleti adı verilen ve daha adından ezik görünen bu kategori motosikletler aslında birden fazla alanda, motosiklet aleminin şampiyonları konumundalar. Biz de bunları anlatacağız.

Motosiklete başlamak isteyenlere otomobil kullanma tecrübeleri çok faydalı olacaktır. Şehirde otomobil kullanma tecrübeniz de yoksa daha dikkatli davranmalısınız. Siz daha trafiğin akış şeklini bilmiyorsunuz ve motosiklete hakimiyetiniz olsa bile trafiğin içinde büyük tehlikeler atlatabilirsiniz. Otomobil tecrübeniz olması ise motosiklete geçtiğinizde rahat rahat hareket edebileceğiniz anlamına gelmiyor, çünkü motosiklet küçük ama, bir o kadar da yerin altında var!

Genellikle yeni başlayana scooter tabir edilen ve genellikle kebapçıların önünde gördüğünüz otomatik vitesli motosikletleri tavsiye ederler. Scooter tipi aslında Hayabusa’dan sıkılanların da son tercihi; mantıksız gelebilir, neden diye sormayın ileride anlayacaksınız.

Untitled-1

Scooter başlamak için gerçekten kolay ve pratik bir motosiklet türü. En büyük özellikleri otomatik vites olmaları; yanlışlıkla stop ettirme şansınız yok. Böylece trafiğin ortasında öylece kalmıyorsunuz. Pek bahsedilmeyen ve başlangıç motosikleti olarak tavsiye edilme sebebi ise ayakla basılan herhangi bir kontrole sahip olmaması. Böylece dur-kalklarda ayaklarınız yerdeyken ön ve arka olmak üzere iki freni ve gazı ellerinizde kumanda edebiliyorsunuz. Bu yönden bisiklete scooter’dan daha yakın bir motosiklet yok. Debriyaj kontrolü ve vites değiştirme derdi de olmadığı için kullanırken dikkatinizi motosikletten ziyade yola ve trafiğe verebilmenize imkan veriyor.

Scooter aynı zamanda pratikliğiyle de motosiklet aleminin en kullanışlı tipi. Kelli göbekli dayıları scooter üzerinde görünce gülmeyin, günlük kullanım için en mantıklı motosikleti kullanıyorlar. Şehir içinde yarış motosikleti ile gezenler yaşadıkları rezillikleri anlatsalar hiç heves bile etmezsiniz. Merak etmeyin, biz anlatacağız…

Başlangıç motosikleti olarak scooter tercih etmesi gerekenler; otomobil ile hiç trafik tecrübesi olmayanlar, otomobil tecrübesi olmasına rağmen manuel viteste çok iyi olmayanlar, aynı anda birkaç işi yaparken zorlandığını hissedenler ve ben çok iyi otomobil sürerim dese bile yoğun trafikli kentlerde yaşayanlar. İstanbul gibi şehirlerde otomobil kullanmanın başka şehirde kullanmaya benzememesi gibi motosiklet kullanmak da tamamen farklı tecrübeler gerektiriyor. İstanbul’da otomobil kullanıyor olsanız bile motosiklete başladığınızda neredeyse sıfırdan başlamış olacaksınız. Bu durumda tercihiniz bir scooter olmalı.

2014-Yamaha-YBR125-TR-Competition-White-Studio-002

Biraz da vitesli motosikletlerden bahsedelim. Bu motosikletlerde scooter’daki gibi ayak koyma boşluğu yok. Ayaklarınız peg denilen ayaklıklarda konumlanır ve başka koyacağınız bir yer bulunmaz. Sol ayağınızla vitesleri değiştirirken sağ ayağınızla da arka fren pedalını kontrol edersiniz. ellerinize de gaz, ön fren ve debriyaj kontrolü kalıyor. Yani vitesli motosikleti sürerken elleriniz ve ayaklarınızın tümü aynı anda çalışabilmeli. Vitesli motosiklet demek, sol tarafınız vites, sağ tarafınız gaz ve fren demek.

Çok fazla trafik olmayan küçük şehirlerde yaşıyorsanız başlangıç için vitesli motosikleti tercih edebilirsiniz. Vitesleri karıştırdığınızda ve bir an ne yapacağınızı bilemediğinizde önünüzde arkanızda sizi sıkıştıracak veya tehlikeye atacak bir trafik olmadığı için öğrenme ve kurtarmaya zamanınız olacaktır.

Vitesli motosiklet sürmek scooter’dan çok daha keyifli. Vitesleri ve motor devrini siz kontrol ettiğiniz için motosiklete hükmettiğinizi iliklerinize kadar hissedebilirsiniz. Kalkarken debriyaj-gaz hassasiyetini yakalamak, doğru devirde vites değiştirmek, ara hızlanma için vites küçültüp debriyajı çat diye bırakıp motosikletin fırlayışına şahit olmak işin keyifli tarafı.

Vitesli motosikletin scooter’a göre bazı avantajları var. Otomatik vites olmadığı ve aktarması kayışa göre çok daha az güç kaybına yol açan dişli ve zincirle yapıldığı için normal kullanımlarda scooter’lara göre daha az yakıt tüketirler ve kalkışları daha seridir.

Untitled-2

Yoğun trafiği olan şehirlerde sürekli dur-kalk yapmak gerektiği için vitesli motosikletler ile sürüş yapmak bir dert haline geliyor. Her ne kadar araçların arasından veya bazen de emniyet şeridinde durmadan sürülse de, sürekli tetikte olma ihtiyacı ile gerekmediği anlarda da önlem amaçlı olarak bol bol duruyorsunuz ve her durma ve yeniden harekete geçme manevrası bir debriyaj-gaz denge hareketi demek. Yoğun trafikte scooter bu yüzden önem kazanıyor, durmak tek yapmanız gereken gazı kapatıp frene basmak. Ayaklarınız zaten boşta ve gerektiği an yere basmaya hazırlar. Kalkış için ise freni bırakıp gazı biraz açmak yeterli oluyor.

Yokuşta kalkarken gaz-debriyaj kombosuna fren de eklendiği için vitesli motosikletlerde üçünü de aynı anda yapmak gerekiyor. Sol ayağınızla motosikleti tutarken sağ ayağınız arka frende, sol elinizle debriyajı bırakırken sağ elinizle de orantılı şekilde gaz açmalısınız. Scooter mı? Sol elle arka freni bırakırken sağ elle gaz aç, devam et…

Vitesli motosikletler ve scooter’ların sürüş şekilleri sadece vites ve el-ayak kontrolleri açısından farklılık göstermiyor. Şasi ve motor yerleşimleri tamamen farklı olduğu için de sürüşünüze etki edecek farklılıklara sahipler. Bu farklılıkları da ilerleyen bölümlerde anlatacağız. Görüşmek üzere!

  • 1. Bölüm: Giriş (buradasınız)
  • 2. Bölüm: Scooter’lar (tıklayın)
  • 3. Bölüm: Vitesli motosikletler
  • 4. Bölüm: İkinci motosiklet

1 YORUM

YORUM YAP [ Yorumunuz bizim için önemli! ]