Satın alabileceğiniz en ucuz yarış aracı: Audi RS3 LMS

19

Şakası olmayan, ciddi bir yarış aracı mı satın almak istiyorsunuz? Bulabildiğiniz en ucuz araçlar olan Cup Porsche’ler bile mi pahalı geldi? Audi’nin size bir teklifi olacak: RS3 LMS

110.000-130.000 Dolar fiyat etiketine sahip bu araç safkan bir yarış aracı sahibi olmak isteyenler için biçilmiş kaftan.

Audi RS3 LMS uluslararası TCR (Touring Car Racing) kategorisi hedeflenerek hazırlanmış ve seri kurallarının tümüne uyuyor. Çalıştırıp yarışa katılabilirsiniz.

s8ezk145eon2ja0ysowo

TCR kurallarına uygun olması için RS3 LMS’e 2 litre dört silindirli ve 330 beygir (seri azami güç sınırı) üretebilen bir motor yerleştirmiş.

Temel aldığı sedan yol versiyonunda 5 silindirli 2,5 litre bir motor bulunuyor ve 400 HP ile aslında yarış versiyonundan biraz daha güçlü. Ancak RS3 LMS’in beygirlerinin yol aracındakinden daha antrenmanlı olduğunu söylemek mümkün.

c3sqdygs3428sdhvz5vq

RS3’ün yarış aracı versiyonu tek bir yarış koltuğu ve tam kaza kafesi içeriyor. Geriye kalan her şey sökülüp atılmış.

Aracın 0-100 hızlanması yol versiyonuna göre biraz daha yavaş, 4,5 saniye ve azami hızı 240 km/saat. Bu düşük rakamlar TCR serisinin kısıtlamalarından kaynaklı. Ancak tutunma ve sürülebilirlik inanılmaz derecede daha iyi, bir yarış aracı bu konuda ne kadar iyiyse, o kadar iyi.

col6blziontazmizaqbf

Aracın gövdesi de ciddi derecede modifiye edilmiş, çamurluk ve tamponlar genişletilerek yere yaklaşmış ve devasa bir arka kanat eklenmiş.

Yüksek miktardaki ısıyı dışarı atabilmek ve aerodinamiyi iyileştirmek için tasarlanmış motor kaputu, bir Audi klasiği kırmızı-siyah renk ile birlikte Örümcek Adam’ın kullanabileceği bir yarış otomobili.

tyfvcfqgip03v2yj0ynb

Profesyonel olarak bir yarış serisinde yarışmak istiyor ve düşük bütçeye sahipseniz, RS3 LMS birçok yeni takım gibi sizin de başlangıç aracınız olabilir.

Unutmadan söyleyelim, çünkü başka hiçbir yerde yazmıyor; Bu araç TCR kuralları gereği önden çekişli!

19 Yorum

  1. güzel bir paraf görmüştüm paylaşayım istedim.

    “Otomobil dünyasında ilkleri gerçekleştirmek markaları özel kılar. Tamam; Turbo’yu Renault’nun icat ettiğini, Turbo ve Süperşarj birlikte kullanılan ilk motorun Lancia tarafından üretildiğini bilmiyor olabilirsiniz. Dede arabası olarak olarak bilinen Saab da pek saygı görmemesine rağmen dünyanın en dayanıklı otomobillerinden bazılarını geliştirmiştir. Renault şimdilerde kağıttan Clio’lar üretiyor, Lancia Fiat’ın kölesi ve Saab tümüyle iflas etmiş durumda.”

      • Orada birazda F1 deki yüksek barlı dönemi kastediyor sanırım ben öyle yorumlamıştım birazda reno 5 turbo etkisinden herhal direkt icat manasında bakmamak lazım. Yoksa reno işin hiçbir tarafında yok diye biliyorum bende. TC icat işi biraz karışık galiba.

        “Turbo şarj, Alman Gottlieb Daimler tarafından 1885 yılında icat edilmiştir. Fakat Turbo Şarj isminin patent olarak alınması ve geliştirilmesi 1905 yılında İsviçreli bilim adamı olan Alfred Büchi tarafından gerçekleştirilmiştir. Turbo şarjın ilk kullanımı, 1. Dünya Savaşı’nda kullanılmış olan savaş uçaklarında olmuştur. Otomobillerde ilk kullanımı ise 1960’lı yıllarda kırmızı rengin kendisine en çok yakıştığı araba olan Chevrolet Corvair Monza modeli ile gerçekleşmiştir.”

        1938 — İsviçreli kamyon üreticisi Saurer ilk turbo motorlu kamyonu üretti
        1962 — İlk seri üretim turbo motorlu otomobil Chevrolet Corvair Monza tanıtıldı. Daha sonra bu modeli Oldsmobile F85 Jetfire takip etti
        (sorunlu kısa sürede vazgeçiliyor)
        1973 — Avrupa’da seri olarak turbo motorla üretilen ilk otomobil BMW 2002 oldu.
        1984 — Turbo üreticisi Garrett intercooler adını verdiği bir turbo soğutucusu geliştirdi. Bu sayede türbine giren hava soğutularak turbonun performansı artırıldı
        1986 — Çift turbo takılan ilk araç Porsche 959 oldu
        1993 — Fiat Croma Tdi, değişken geometrili turboyla donatılan ilk otomobil oldu. Sistem düşük motor devirlerinde turbonun verimini önemli oranda artırıyordu.

        böyle yürüyüp gidiyor.
        icattan ziyade TC ve SC nin hızlı gelişmesine sebep olan WW uçakları oluyor malum gemiciliği uygulama alanı olarak görmek lazım.

        Benim daha çok parafın bütünlüğü hoşuma gitmişti daha doğrusu bir iki gençlere yazım ile ilgili referans olarak kaydetmiştim. Genel olarak da ifadeler iyiydi kaynak buydu;
        http://2fmagazine.com/koenigsegg-regera-yeni-bir-super-otomobilden-ziyade-bir-icat

        • Regera’yı görünce “şerefsizim ben de düşünmüştüm” dedim. Debriyaj ve vites kutusu gereksinimi içten yanmalı motorların yan etkilerini toparlamak için bir ihtiyaçtı. Şimdi ise elektrik motorları aradaki eksikliği kapatıyor. Bunda hala debriyaj olsa da kesinlikle geleceğe dönük iyi bir seçim olduğunu düşünüyorum. Zaten turbo takınca max devir düşüyor ama güç hemen her devirde geliyor. Bu da şanzımana gerek olmadığını gösteriyor. Turbo lag da elektrikle sönümlenirse, tamam olur.

  2. Güzel iş imiş.. Niyetler eskide ki gibi olmasa da yarışçılık işine altlarda da ürün ortaya koymak güzel hareketler.
    Satılabilir oranda yapılması daha hoş bir hareket çünkü bu fabrikanın yarış paketi çıkarması ile aynı olay değil.

    Aslında eskiden beri Porsche Cup’ların altında ürün temin edenler vardı tabi malum bir de Porsche ayarı GT sınıfını oluşturuyor. Bunlar en ekonomik olanlarıyla Clio (RS Clio Cuplar), Type-R (Civic Cuplar), Lotus’s (elise, se7en vs vs).
    VW’in de katılmasıyla 4 almanın altlara da paket hazırlaması nispeten güzel olaydır tabi bmw sanki bu işte biraz geri kaldı çünkü eskiden bu group içerisinde altlarda etkili olan neredeyse bir tek BMW vardı.
    Örnekle birçok yerde MB ve Audi fabrika odağı ile bulunurken BMW, Porsche gibi M departmanının ortaklığıyla şasi ve salt motor satıyordu. Bu yüzden dünyada çok fazla M3 modellerinde yarış aracı var olmuştur.

    Olaya dönünce insanların yarış dünyasını pek bilmeyip sadece TV, medya’nın tanıttığı kadar odaklamada kalmasıyla binek dünya ile kıyaslanması hasebiyle xtrabit devamlı bu böyle şuna bakmayın babında yazmak zorunda hissetmiş. Malum bunlar soruluyor tecrübeyle sormadan, söylemek…

    Şöyle bir paraf atmış olalım. Girişte denilen bu tip cup dünyasının olayı güç ve hız değildir hiçbir zaman. Sıcaklık, tur, dayanıklılıktır. Aero sadece belirli kategorilerde bir miktarıyla mevcut.

    Daha üst sınıflarıyla da bazen baktığınızda yol versiyonlarıyla çok ciddi HP farklılıkları görmezsiniz ancak olayı bineklerin yapamadığı düzeyde tur atabilmektir (ör: 458 gt3’S, FXX).

    Bu TCR araçları toplam racing maliyetleri ile yine de ucuz sayılmazlar. Misalle ucuza cup se7en, clio edinebiliyor olabilirsiniz ancak 5-6 yarışlık sezon maliyeti çok ciddi rakamlara çıkar. Kalite ve performanslı binek yol lastiklerinin fiyatından habersiniz hani. 🙂

    Yani tekrar hatırlamak üzere birkaç buggy tipinin dışında dünyanın en ucuz yarış aracı türk yapımı olan Volkicar olması ayrıca önemlidir. Sadece araç başı maliyeti değil sezonluk maliyeti de en düşük serilerden biri denebilir bu yüzden sipariş alıyor. Ayrı bir başarı öyküsüdür ancak pek dikkat çekmiyor.

    Finalde soralım TCR de FWD mecburiyeti var mı gerçekten? eskiden böyle bir şey yoktu. O homologasyon sınıf kuralları gereği şöyle işliyordu aracınız önden çekişli ise racing paketini arkadan çeker yapamazsınız. Mesela bmw 1 den rwd bir paket hazırlanabilir.

YORUM YAP [ Yorumunuz bizim için önemli! ]