OtoBilgi: Trafik ışıklarının ilginç tarihi

0

Günümüzde bir kavşağa yaklaştığımızda ne yapmamız gerektiğine dair çok fazla uyarıya ihtiyacımız yok. Kırmızı, sarı ve yeşil ışıkları sırayla yanarken görüyoruz. Peki bu ışıklara ilk ihtiyaç duyulduğu zamanlar nasıldı? Trafik ışıklarının hikayesi biraz garip.

Elektrikli trafik sinyalizasyonu 100 yaşını yeni doldurmuş bir sistem. Dünyanın ilk elektrikli sinyalı 1914’te Ohio Cleveland’daki Euclid meydanındaki kavşağa konuldu. Aslında bu ilk deneme değildi.

Dünyanın ilk elektriksiz trafik sinyali bu ilk denemeden 50 yıl kadar öncesine, 1868 yılına dayanıyor. Londra’da yayaların daha güvenli bir şekilde karşıya geçebilmeleri için tasarlanmış sistem araç olarak at arabalarını hedef alıyordu. 1800’lerde at arabası trafiği artmaya başlayınca yolların daha iyi akabilmesi için bir yönteme ihtiyaçları oldu.

Sistem hareket eden kollu direklerden oluşuyordu. Kollar yan durduğunda bu, dur demekti. Karanlık olduğunda ise bir gaz lambası üstten aydınlatıyordu. Yeşil renkli lens git, kırmızı renkli olan ise dur demekti.

Polis görevlileri bu sinyalleri elle kontrol ediyordu ve görünen trafik akışına göre değiştiriyordu. Sinyal değişmeden hemen önce bir düdük öttürerek trafiği uyarıyordu. Bu yöntem bir süre büyük başarıya sahne oldu, tabi ki bir yerde patlayana kadar…

Patlama kurulumdan hemen sonra gelmişti, 1869’da bir gaz kaçağı oldu. Işığı çalıştıran görevli yaralanmış ve Londra yetkilileri bu sistemden vazgeçmişlerdi.

Londra’dakiler gibi, Amerika Birleşik Devletleri’nde de elle çalıştırılan sistemler kullanılıyordu ve kırmızı ve yeşil ışıklara sahipti. 1920’de, yani ilk elektrikli sistemin çalıştırılmasından sadece dört yıl sonra Detroit polis memuru Williams Potts üç renkli tasarımın daha iyi olduğunu düşündü ve şu an aşina olduğumuz tasarım ortaya çıktı.

Potts seçimlerinde ray sinyalizasyonlarından yararlandı. Tren sinyallerinin ilk tasarımı beyaz, yeşil ve kırmızı idi. Yeşil dikkat demek olurken beyaz renk yol açık demekti. Kırmızı ise bugünkü gibi, dur demekti.

Yol açık sinyali olarak beyaz kullanmak başta akıllıca görünmüş olabilir ancak bu bir çok felakete ve ölüme yol açtı.

Beyaz ışık 1899’dan beri yolun açık olduğunu göstermekte kullanılıyordu. Işıkların rengini değiştirmekte kullanılan kırmızı diskler sık sık kırılıyordu ve trenin durmasını işaret eden sinyal, artık temiz anlamına geliyordu ki ileride tehlike varken tren aksine kendisini rahat hissediyordu.

Beyaz ışıkların bir sorunu daha vardı, geceleri ay veya başka şeylerden yansıyan ışıklardan çok etkileniyordu ve yanıyor gibi görünebiliyorlardı.

Bu yüzden yetkililer beyaz ışıktan kurtulma kararı aldılar ve renkli ışıklara geçtiler. Artık yeşil geç ve kırmızı yine dur anlamına geliyordu. Ortaya eklenen sarı da artık dikkatli geç veya dur anlamına geliyordu.

Bu renkler yollara geldiler ve 1920’lerde trafiğe yön verdiler. 100 yıldan fazladır bu ışıkların anlamlarını bile sorgulama ihtiyacı hissetmedik.

YORUM YAP [ Yorumunuz bizim için önemli! ]