Geçen sene yazdığımız şu yazıda Lotus markasının geçmişine kısaca değinmiştik. 1 senedir Lotus’ta büyük hareket yaşanıyor. Sebebi ise yine bahsetmiş olduğumuz Lotus’un satışı.

Bu yazıda cevaplayacağımız sorular ise şunlar; 1 senedir satış dışında Lotus’ta neler oldu, Lotus’un şu anki durumu nedir ve Lotus’un kısa vadeli gelecek planları nelerdir?

Lotus’un model gamı hala 4 araçtan oluşuyor: 4 silindirli Elise ile 6 silindirli Exige, Evora ve 3 Eleven.

Elise modellerini şurada anlatmıştık. Elise Sport 220, Sprint 220 ve Cup 250 modelleri (hepsi supercharger’lı) hala üretiliyor. Ancak atmosferik Elise modeli düşük satış rakamlarından dolayı üretimden kaldırıldı. Yeni olarak ise 30 adet üretilecek olan Cup 260 modeli eklendi.

Bazı panellerin ve rüzgarlığın yenilenmesiyle kuru ağırlığı 862 kg olan araç saatte 96 km hıza 3.8 saniyede çıkabilir. 243 km/h’de 180 kg downforce üreten araç ilk defa ayarlanabilir süspansiyon kiti kullanan Elise (Nitron coilover’lar daha önce Exige ve Evora’nın bazı üst modellerinde kullanıldı).

Aracın İngiltere fiyatı 60,000 Sterlin, yani V6 motorlu Exige’ten daha fazla.

Evora modelleri ise Evora 400, Evora GT410 Sport, Evora GT430, Evora GT430 Sport olarak satılıyor.

400 modeli birkaç yıldır üretilen bir model. GT410 Sport modeli ise Sport 410’un daha hafif ve daha aerodinamik olarak halefi yakın zamanda tanıtıldı.

Evora GT430 modeli ise Evora’nın gelebileceği son nokta olarak tanıtıldı. 1258 kg kuru ağırlığa sahip araç 96 km/h’e 3.7 saniyede çıkabiliyor. Adından da anlaşılabileceği gibi klasik Toyota kökenli supercharger’lı V6 motor yeni haliyle 430 HP güç üretiyor (3.5L Toyota 2GR-FE V6 24valve + Edelbrock supercharger).

Araçta daha yüksek termal kapasiteli J-hook frenler ve ayarlanabilir süspansiyonlar bulunuyor. 60 tane üretilecek olan araç son hızı olan 305 km/h’de 250 kg yere basma üretiyor.

Aracın İngiltere fiyatı 112,500 Sterlin, yani 9000 rpm çevirebilen yeni Porsche 911 GT3 ile aynı fiyat etiketine sahip.

GT430 tanıtıldıktan kısa süre sonra daha konforlu versiyonu olan GT430 Sport tanıtıldı. Araç daha az aerodinamik element barındırdığından 10 kg daha hafif. Daha az rüzgar direnci sayesinde saatte 315 km’ye çıkabilen araç, bu hızda 100 kg downforce üretiyor.

Exige modellerindeki değişimler ise şunlar: Şurada hakkında yazdığımız limitli üretim Cup 380 modellerinin hepsi satıldı. Sport 350 ve 380 satılmaya devam ediliyor. Yeni olarak ise bu sefer limitsiz üretilecek olan bir cup modeli; Cup 430 tanıtıldı.

Evora’da tanıtılan 430 hp motorlu bu Exige, Cup 380’in aksine limitsiz üretilecek. 0’dan 100’e 3.3 saniyede ulaşan aracın maksimum hızı 270 km/h. Araç maksimum hızında 220 kg yere basma üretiyor. Aracın frenleri Evora GT430’da da bulunan J-hook frenler.

Aracın yeni motoru aracı 15 kg, yeni frenler 1.2 kg, yeni kavrama ise 0.8 kg ağırlaştırmış ancak aracın içinde ve dışında karbon fiber gibi hafif malzemelerin kullanımının artmasından dolayı araç totalde 12 kg hafifleyerek 1056 kg kuru ağırlığa düşmüş. Aracın İngiltere fiyatı 99,800 Sterlin.

Son olarak ise Lotus’un en pist odaklı modeli 3 Eleven, 20 adet üretilecek olan 3 Eleven 430 modeli ile bitiriyor. Tahmin edebileceğiniz üzere araç Evora ve Exige’te kullanılan 430 hp’lik motoru kullanıyor. Kuru ağırlığı 920 kg olan aracın 0-96 km/h derecesi 3.1 sn.

Son hızı 290 km/h’de 265 kg downforce’a sahip araç, virajlarda 1.5 g kuvveti üretebiliyor. Araç manuel şanzımanla geliyor. Tabi ki Cup yapabileceğiniz daha hafifletilmiş, sıralı şanzıman, telemetri, hans gibi opsiyonlar içeren yarış versiyonu alınabiliyor.

Gördüğünüz gibi Geely’nin desteğini hissettirmesiyle yavaş yavaş azalacağını sandığımız ufak değişikliklerle araçları daha fahiş fiyatlardan piyasaya sürme politikası devam ediyor.

Şimdi Lotus modellerinden birini test ederken hız limitini aştığından 1 aylık trafikten men cezası alan CEO Jean Marc Gales’in verdiği son röportajdan anektodlar aktaralım:

  • Çalışan sayısı yıl bitmeden 800’den 1100’e çıkarılacak.
  • Lotus’un şu anki en genç arabası 2009’da üretilen Evora. 2020’ye kadar iki yeni spor otomobil modeli gelecek. İki yeni spor otomobilin üretimiyle yıllık satışların 1,600’lerden 3,000’lere çıkması hedefleniyor.
  • 2022’de Lotus SUV üretimine başlanacak. SUV üretimiyle yıllık üretim adedinin 3,000’lerden 5 haneli sayılara; 10,000’lere çıkması bekleniyor. 
  • Yüksek ihtimalle SUV Çin’de ve belki de aynı zamanda İngiltere’de üretilecek. Aynı zamanda İngiltere’de üretme planından çekinilmesinin sebebi ise Brexit.
  • Spor otomobiller İngiltere Hethel’de üretilmeye devam edilecek.
  • Küçülen ve daha yüksek yatırımlar isteyen spor otomobil segmentine ‘daha akıllıca’ yatırımlar yapılacak.

71 Yorum

      • Zaten tüm segment ölçütlerine göre yapıyor olmalı asıl o kadar yapamadığı konuşulmalı. 🙂
        Tabi güne kadar pist beceremeyen MB’den beklenmeyen işler olduğundan anormal geliyor AMG GTS de GTR de iyi makineler doğrusu. MB de işler SLS den sonra değişmeye başladı ilki sonrası sonradan paketlenen SLS’lerde çok daha iyiydi ancak SLS hantal kalan bir araçtı. Zevksiz, tatsız dönse de kabinde hissedilenden daha iyi dönüyor AMG GT’ler. Asıl farkları ivmelenmelerinde yatıyor çok iyi planlanan roadster doğrusu onda ki bu tadı verecekte pek alternatif yok hani. Çıkış ve düzlükte acayip fark oluşturuyor tork çizgisi çok altta başlıyor ve acayip. GT R, GTR35 gibilerden dahi yukarıda daha iyi ivmelenen makine bunu da motor planlamasına borçlu.
        Alman muscle’ı denebilir tabi elektronik dolu. 🙂
        Ha idame ettirmeye değer mi bence değmez tadını ezberledin mi bitip yatacak araç yüklemesi zaten yok bunların.
        O video da telemetri yok tabi ama yan yana açarsanız görürsünüz hızlanma farklarını vs.

        Orada Lotus varlıkları en zayıf kalanı ama pek ciddi zorlanmasa da kapasitesi çok iyi. Amca hızlı vites atamıyor daha iyi de dönebilir. Sürenin tam değerleri önemli değil aslen böyle şeylerde ısıdan havadan dahi 1-1,5 sn oynar. 430’un pek süreleri yok piyasada. Ancak varlıkları yeter video da kilerin hepsi hızlı automatic ve yazılımla dönen şeyler. O yüzden de sahiplik üzerinde dönüyorlar. 🙂
        Benzer anlatımları zamanında GTR35 gibi şeyler için de yapıyorduk.

        http://fastestlaps.com/tracks/anglesey-coastal
        Pist burası başka süreler de var.

        https://youtu.be/ff-2XCdy93A?t=1135
        buna da bakılabilir aracı anlamak için.

        http://fastestlaps.com/comparisons/dncz95hepm1z

        Bunlar tabi sana göre değil genele cevap gibi oldu. 🙂

        Şöyle şeyler denip kapatılabilir. MB halen pist işini anlamadı becermesi de marka ölçütlerine göre mümkün değil ancak daha adapte olabilen (alman ve japon birçok markaya göre) ve daha ilginç araçlar üretebiliyor (altında ki yarış üreticisi sayesinde).
        Halen fazlalık para kısmını markasına veriyorsunuz yani değeri tartışmalı…
        Lotus’un halen listelerde Esprit’inin değerleri bile dikkat çekiyor.
        Birileri aero diye övüp geçinirken McLaren, Pagani gibiler nasıl tokat atıyorsa şu segmentleriyle Lotus tokattan fazlasını atıyor. Yapabilse esprit’in segment veliahtını kim bilir kimleri de tokatlar geçer diyorum.
        Cup 360, 430 gibi modellerin aslen fiyat ölçekleri çok yukarıda daha düşük olması lazımdı ama olamıyor. Birileri nasıl ki rüzgar tüneli, elektronik dizme harcamalarını şişirip yansıtıyorsa Lotus da bu durumu çok düşük adetli üretimine borçlu. O imkanlarla başka türlüsü pek olamıyor. Nasıl ki Lamborghini almakla Pagani, Apollo sipariş etmek farklı idiyse bunun da var ve insanlar böyle oldukça olacak.
        Lotus’un üzerine segment çıkılacaksa top listlerde görüleceği gibi benim gibiler için karşıya bir tek Radical gibi çok hafif, daha hardcore şeyler çıkar. Daha mekanik hayatla tatlı tatlı terlenir… 🙂

        • Yeni olup da rakamlara oynamayan, pistte iyi olsa da yolda keyif verebilen kaç tane araç var ki? 0?

          Merso da GTR ile başarı kovalıyorsa sürüşü dandik demektir. Porsche de aynı, ki en azından has performans modeli, kabul edecek olan alıyor.

          • Eh otomobil denilen ürün satmak zorunda, az satıyorsa başka şeyler oluşuyor istemeden.
            Kanunen ikisi tam takır bir arada olmaz malum yarışçıdan binek olur mu? binekten lemanscı olur mu? 🙂
            Ancak ortalama almaya çalışır kimisi yola kimisi sıcak asfalta biraz daha..
            Aslında geçmişten bugüne bol olmasalarda farklı segment bir sürü şey sayarım ikisinde de tat çıkarabilecek. Tabi biraz da modernize edilebilecekler vardır ve olursa tadından yenmez.
            GTR35, F12 mesela ikisinde de iyidir keyflidir ama yapay… Buna yeni M4’ü de istersen ekle…
            Clio RS V6 deriz roadster’lerden Z3M, S2k vs deriz.
            C6 ikisinde de tatlıdır dayanır da ama ikisinde de yorar adamı….
            996 TurboS, Supra her yerde yürümek için de yüklemek için de hoştur. Ama çoğunlukla rakam basmak için hoştur arka planı da biraz boştur. 🙂
            Böyle uzar gider…
            Mesela efsane design F355 de ikisinde de bi halt yapamazsın. 🙂

            Şimdi yani F40 ile, Diablo ile, SR3 ile balıkesire tatlıya gidilir mi eh gidilmez. İşte Huracan, R8, LFA vs ile çok iyi gidilir ama onlarda kerb de pek iş yapmaz.

            https://www.autocar.co.uk/car-news/best-cars/top-10-best-hardcore-sports-cars-2018
            Bak burada piyasada ki neredeyse çoğunluk, kolay alınabilirleri resimle dizmişler. Hepsinde ek isim, cart curt var malum. Eh onlar hep para… o yüzden de biraz da o paranın hakkını verebiliyorlar mı sorgulanıyor.

            Bir de işte eski SRT, AMG, Lotus gibiler var.
            Elise’ler, radical’ler, Caterham’lar ekseriyet gözünde birşeye benziyorlar mı yok ama işlerini iyi yaptıklarından kıymeti birileri fazladan teraziye koyuyor.
            Ancak otomobil biraz fazlaca da göze, kalbe hitap etmeli.
            Onlardan vaz caydığımızda başka şeylerle tatmin, avuntu olmaya çalışıyoruzdur. İşte yarım kalmış, çıkıntı yapmış çizgilere sahip böyle şeylerle keyfi gezmek, yürütmek pek zordur.
            Başka bir kanun; birşey ne kadar sert ise o kadar kolay yamulur ve kırılır…
            Onun olmadığı şey işte race machine ‘dir.

            Bir de MC12 Corsa gibilere çalışan Edo Competition gibiler vardır götür yol şeysini sana hardcore pist makinesine çevirsin sadece paradan haber ver…
            🙂

            O yüzdendir ki bir garajda tek birşeyle herşey hallolmaz birden fazla şeyi mutlaka elinde tutacaksın. İşte o da ne kadarı ve ne şekilde tatmin olduğunla alakalı ona da Collector deniyor. 🙂 ister yürüt öttür ister bak bak şarap iç… keyfine, niteliğine kalmış.

            Dediğin gibi SLR, SLS, GT R asli satmak, prestij için yapılmış şeyler. Hangi seviyede kimin nasıl tatmin çıkardığı ile alakalı.
            Anlaşılan o dur ki Porsche de RS’lerinde makyajlarla işleri biraz fazla yumuşatmış eskiden ve önceleri bu kadar değildi… yapan yergiyi bulur.
            Yenilmeyecek sürücü, geçilmeyecek araç yoktur…

    • Porsche 911 GT2 RS 01.12.01 : ~€250,000 Weissach package

      Mercedes-AMG GT R 01:13:63 : ~€160,000

      Ford GT 01.14:23 : €385,000

      Lotus Exige Cup 430 01:14:71 : €127,500

      Bu listenin sonuçları ortada orada tek makine iş yapar o da Exige Cup… Hele o Ford’a 3 kat fiyat bayılmaya değmez. İlla GT olsun dersem de alınır 2005’i 300k $ civarına, 80-120k$ da harcanır aşırı yüklenir keyfle binilir Veyron gibi şeylerle yürürsün… Exige pist setup olur Ford’la drag, roll vs sarar. Yarın öbür gün de 800-900k $’a satılır prim yapmış olur. Zaten üst taraflarda Ferrari’den başka parasal prim yapacak araba da pek yoktur diğerlerini biraz beklersin yarın öbür gün yarı fiyata alırsın böyle bu işler…
      Zaten Lotus dışında GT2RS den başka da makine yok orada. Bunun da olayına göre fiyatı yüksek. Yüklenmeye de yazık TurboS olsa yükler krallar gibi kafa gezersin.
      Lotus her türlü kafada olağan, ucuz motorla kabin motor sesi en iyi olanı. Ayrıca manuel… Diğerlerinden sıkılıp paket yükleteceğine gayet ucuz yöntemle değiştirirsin sequential’a yine ayar dışı zevkle devam edilir.

      Ben öyle her zaman böyle maddi ölçütlü yorumlara girmem ama işin içinde Lotus olursa yapılır.

      Bu perf. da benden…
      https://www.youtube.com/watch?v=pcO-WijWWUc

      ‘Herkes otomobil sever, makineden anlayan pek azdır….’

    • Milyardır o, milyon olsa duramazsın 😛

      Geely is fully committed to restoring Lotus into being a leading global luxury brand

      Bunun da suyunu çıkaracaklar desene…

      Hoş ellerinde Volvo var lüks olarak, Lotus’u da Porsche seviyesine çekebilirlerse iyi olabilir.

          • İş olarak da geride değil mi?

            Finans olarak geride,
            Satış adedi olarak geride,
            Kendi teknolojisi olarak geride, malum motorlarını kendi yapmıyor.

            Lotus’u Porsche’den daha iyi yapan şeyler var, bildiğimden fazlasını da sayarsınız. Peki yetiyor mu?

          • İş alanı deyince pek olmadı tabi. Şuna atıf idi orası aslen “Porsche kadar iyi spor araçlar çıkarabilirlerse”
            Yani yaptığı sport’lar konu sport ise Porsche den daha iyi değil mi?
            olacaktı.

            Mesela Evora temelinde piyasa yönünden mantıklı olmadığına aşağıda değinmiş olmam lazım.

            Onun dışında iş konusunda şuan Ferrari, Lamborghini bile Porsche kadar iyi değil. 🙂 Zaten o yüzden de Lambo’u, Porsche’i arzuluyor ya ticari pezolar 🙂 Ha batak group paralarını çıkarabildiler mi henüz bilmiyorum.

            Bir de yıllardır şunu anlamam. Biri motor yapmıyorsa niçin üretici olarak görülmez. Motor yapmayınca teknolojik olamıyor musun yani. İlla 1.6 da olsa ordan burdan topladığın şeyi kendi markanla çakmış olduğunda mı teknolojik olunuyor. 🙂
            Bence Lotus, Noble, Ariel, Hennessey, Radical gibi üreticiler pek anlaşılamıyor. Mesela global de aynı eleştirinin McLaren’a getirildiğini pek göremiyorum.

              • Peki şöyle bakalım.
                Motor sadece bir aracın taşıyıcı birimlerinden bir tanesi. Ne en azı ne herşeyi.
                Mesela yine aynı sanayii kökeninden Honda da 7,5k üzeri üniteler vardı ancak tek tük dışında yürüyenleri mukayese edilemeyecek kadar berbat.
                Mesela Suzuki de 9k’lık ünite dahi var ancak ürün sport sınıfta dahi değil.
                Avrupalı BMW’de 8k’lık ünite vardı yürüyenleri tartışılır ancak maliyetleri tartışılmaz.
                Şuna dikkat et Lotus’un 6k devrinde ürettiği sesi asya, avrupa binekleri veriyor mu vermiyor mu.
                Herkes ister herkes garajında motor yapabilsin ama dünyada yok öyle bir mali realite zira ciddi mesele değil bu konu.
                Yıllardır söylerim Lotus dünyada ki en mantıklı işi yapıyor. Lotus kendi işinde erişilemeze yakın derecede başarılı. Sadece yine mali sebeplerle güncelleyemedi kendisini ona da yapabilecek birşey yok. Bu da uzaylıların suçu değil.
                Lotus en mantıklı üniteleri kullanıyordu değişen (gelişen değil!) pazar ile psikolojik olarak geride kalmış gibi göründü ancak bu da onun suçu değil. Market ürünü motorlar dünyada tükenmeye yüz tuttu. Çeşitlilik devam etse belki Lotus’ta bu ticari anlaşmamız artık bizim işimizi görmüyor diyerek mesela avrupalı bir üretici ile anlaşmayı düşünebilirdi ancak sahne öyle değil.
                Onun dışında ağır 6k çeviren amerikan üniteli Lotus’lara da dudak bükülmeyeceği bir sahne yok. 🙂

            • Premium dünyaya girdiğinde kendi motoruna sahip olman, veya en azından orta sınıf bir aile otomobilinin motoruna sahip olmaman önemli. İnsanlar edindiklerinin özgün bir şey olmasını istiyor, böyle olmasaydı herkes LSX/7 takar geçerdi.

              McLaren motorunun geçmişi karmaşık diye, farkı şaside koyuyorum diyerek kurtarıyor. Onda da V12 yapmadı diye kafalanıyorlar. Seviye arttıkça dertler de değişiyor.

                • Mercedes’in o motorları taktığı “ön çeker” arabaları premium mudur ona bakmak gerekiyor.

                  A class ile Lotus’u, Porsche’yi bir arada sayamayız, ama spor C ile Gt gibi modellerde işler değişiyor malum. Orada da Renault motoru varsa sorduğun soru amacına ulaşmış olur 🙂

                • Lotus’u takip etmiştik, biliyor öğreniyoruz. Premium kavramı da öyle yürümüyor işte. 3 katı para vermeye başladığın an tanımlar ve istekler değişiyor.

              • Uğraştırıyorsunuz valla ama yazalım. 🙂
                Kavramların bizim için sokak ağzı, halk kabulü önemli değil asli kural ve nitelikleri önemli her zaman. Biz supercar’lardan tut diferansiyele kadar bu şekilde hareket etmeliyiz.
                Premium marka olur (Jaguar, Lexus) ancak aslen ilk çıkış dönemi sonrasında model yönüyledir bu. Yayında nasıl anlatıyorlardı hatırlamıyorum ama insanların inandıkları itibariyle değil doğru açılımlarıyla bakmak gerekli. Ben çok defa DH de vs bunu uzun uzadıya anlattım kısaca Premium amerika rent car sisteminde pazarlama yönünden ortaya çıkmış bir ayrımdır ve Belirli modeller itibariyleydi. Premium hedefli marka ve alt markalar vardır ancak bunlar toplam yayılıma bakılınca çok küçük oranda kalıyor. Sport car sanayiinde de aynı ancak saha sanılanın aksine daha da daralıyor. Çünkü zaten pazarlamacılar açısından premium’u karşılayan birçok madde bu sınıfta otomatik gelebiliyordu. Ve model sınıfları içerisinde ayrımlar da çok daha keskindir. Lotus-Porsche-Aston Martin-Ferrari arasında ki keskin ayrımlar gibi. Bu kısmı geçelim.
                Mesela “kendi motoruna sahip olman, veya en azından orta sınıf bir aile otomobilinin motoruna sahip olmaman önemli. ” böyle bir kabul ve şart yok premium için. Kaldı ki işe böyle bakarsan ortada premium brand kalmaz. Son kullanıcı ve finans açısından yapılmış bu tanım için ise bu incelemeyi kimse yapamaz, sağlayamaz.
                Bu sadece senin sokakta, sahada ki insanın algısına tercüman olmandır.
                Fakat realite bu değil. Yani biri faiz enflasyona zarar verdiğine inanıyor diye öyle olmuyor o iş.:D
                Ben onun yerine mesela Ekber Onuk amca gibilerin kabullerini öğrenmeyi, anlatmayı tercih ederim. Bu dünyada peeh toyota, gm motoru muymuş diyen adam ben görmüyorum. Mesela adam da uyguna düşürmüş ford’un ecoboost’unu koymuş hangi zümre diyebilir ki püü koyduğu motora bak.
                Motor yaptığın işe göre belirleyici herkes motor üzerinden reklam satmaz. Ford veya Toyota fark etmiyor Lotus’un bugüne kadar çizdiği düzeyde eksi noktasını teşkil etmiyor. Nasıl ki Noble-judd, wiesmann-bmw, pagani-mb motorları var diye uçmuyorsa Lotus da olağan bir üniteden evriltilmiş motorlarla eksi de kalmış olmuyor. Bu genelde etikete bakanların takıldığı noktalar. Çünkü zaten dünya üzerinde ki yarış araçlarının %80’inden fazlası yol ünitelerinin üzerine inşaa ediliyor. Şimdi yani Cosworth MB’i, Ford’u adam ediyor da Lotus’u edince mi olmuyor. 🙂 Kaldı ki bana göre Toyota’nın JZ ve GR motorları sektörün en iyi serilerinden sayılır dünya üzerinde ki çoğu üniteyi çöpe atmaya değecek üniteler. Lotus ayrıca geçmişin de motordan da anlıyordu kısmi tezgahları da vardı ancak zaman içerisinde kaybetti bunları. İyi ürün temin edebildiğin müddetçe gereği de tartışılabilir. Çünkü zaten motor işi üniteyi ve parçasını satabiliyorsan mantıklı bu tip üreticiler için. Pagani için de benzer eleştiriler yapılıyordu kızıyorduk kendin için 0 ünite geliştirmek saçma bir iş. Devler gibi milyon adet şasi satış baremi yok bunun ki onlar dahi ortaklığa gidiyor.
                Çok parlatmayalım tabi de bence bu gereksiz bir eleştiri Lotus’un asıl pek erişilebilir olmayan (mevcut dünyada da tutmayan diyelim) öznitelikleri ile tanıtılmaya, anlatılmaya ihtiyacı var. Yukarda dediğimiz gibi bu konuda bir geri kalmışlık var ancak bu lotus özelinde değil sadece herkes belirli aftermarket’e mecbur bırakıldı şuan. Bunu eski ceo’ları da itiraf ediyordu ama yapabilecekleri pek birşey yoktu.
                İyi olacak diye beklerken bundan sonra asıl kötü olacak olan yeni group’la temin edecekleri güncel ama tatsız tussuz diyebileceğimiz ünitelerle olabilir. Nerede yapmıştım bilmiyorum ama buna yönelik bir şüpheyi daha önce paylaşmıştım. Kağıt üstünde çok iyi olabilir ancak Lotus’un motor ve şanzıman tarafında oturmuş bir hissiyatı var bu bambaşka group üniteleri ile toparlanamayabilir.
                Zaten sıklıkla bize hatırlatıyorlar eski birçok ünite şuanki birçok üniteden çok daha dayanıklı ve yüklemeye müsait yani daha iyi. Swap projeleriyle ilgilenenler bunları bilir.
                Bir de işin webcilere yansımayan müşterinin bildiği yönleri var. Bunlardan biri yeni dedikleri ecu idi bir diğeri çok daha çeşitli ve iyi dedikleri bazı sequential’lerin uzun vadede ki durumları.
                Bir Lotus aldığınızda Porsche almış gibi olmuyorsunuz bu her yönden böyle. Rahatsız….Sert…Zorlu…Kırılgan..

                Mesela son Premium deyince Lotus’un bu güdülere daha uygun yönelimde ürünü var Evora. Bunun da doğal olarak marka konusunda başka handikapları ortaya çıkıyor. Yani gündelik dünyaya yönelik olmakta sorunsuz değil.
                Peki daha ilerletirse de evora böyle diye Lotus premium hale gelir mi işte o mümkün değil.
                Hızlanırsa da daha fazla yumuşarsa da daha iyi üflerse de olmayabilir zira bir ürün salt performans odağıyla premium olamaz.
                Bu güdülerle yola çıkmış markalar var geçmişte ancak diğer karşılıklarını yapmadıkça elde patlıyor.

                Son; İşte McLaren’i bu şekilde eleştiren biri halen yok sonuçta olağan bir üniteden evrilttiler bu üniteleri. V12 eleştirisi de herkeşe ait değil. 🙂
                Orada da yola çıkılan temaya göre yapılıyor bu eleştiriler. Oysa ki Lotus’un sınıfı için gayet doğal bu üniteler.
                Belki hatta sandık maliyetlerini karşılaştırsak başkasından V4 alıncaya kadar V6 üniten olmuş oluyor.
                Şöyle bir örnek biliyoruz yakın geçmişten birebir maliyet olmasa da BMW’nin V10’ları global müşteri satış adetleri ile viessmann, dinan vs dışında çok fazla yarış ortamına üretildi satıldı ve 4 Lt V8’lere göre daha mantıklı ekonomide yer alıyordu. Bugün bakınca çok daha fazla S85 parçası bulabilirsiniz.

                Şudur ki baz değerleriyle bir ünite muhteşem olmasa da ne kadar fazla kullanılırsa o ünite iyi ünitedir. Bu işin içeriğinde yaygınlık çok önemli.

                • Arkadaş anlatamıyorum, sana göre, bana göre bu işler böyle zaten. Çoğunluğu oluşturan kitlenin böyle bakmamasıdır sorun. Lotus temelinden konuşuyoruz, kendi özgün başarıları olabilir, ancak Porsche olabilmeleri için çok yolları var.

                  Ayrıca Premium otomobil yok artık, premium markalar kaldı ve her ürettikleri premium değil. 2009’dan bu yana Mercedes ve Audi işte, görüyoruz.

        • Bu arada Esprit işinin finalinde bugün ki Evora ile bi alakası yok kalkıp evora ayarında yüklenmiş birşey yapmaya kalkarlarsa insanlar zaten küfürü basar. Evora dizayn yönünden de güzel birşey değil total varlıkları da o biçim birşey değil bana göre ayarı hududu ortada neden var olduğuna da değinmeye çalıştım zaten. Eski tanıttıkları güya Elise de o biçim, eskinin veliahtı olabilecek birşey değildi. Evora’nın ayarı ortada insanlar Esprit için eskilerde Porsche gibi değil Ferrari gibi diyorlardı onu demeye çalıştık aşağıda. Zayıf motorlar ve ucuz ünitelerle ucuz SuperCar nasıl olur onu yaşattı zamanında insanlara. Dizayn yönünden de Giugiaro’nun Lotus’u tarihi büktü, öptü attı. Lotus bugün hem design hem temel varlıklar yönünden maliyetler ilgisinde öyle birşey ortaya koyabilecek durumda değil. Sevimsiz P1 ne kadar olabildiyse ismi Esprit olacak şey de öyle gibi olur. O yüzden Mustang gibi bozmaktansa bazen dokunmamak, tekrar yapabilinceye kadar saklamak daha evla olandır. Sektör öyle söylemese de en azından bizim gibiler için.

          Geçmişte markalar arasında daha belirgin çizgiler vardı ürünler daha netti. Para savaşıyla o kalmadı. Sizler gibi gençler, geç başlayanlar da biraz dönemin karşılığı haklı olarak (çok birşey diyebilmemiz mümkün değil) yapılanlara, ürünlere noktasal bakıyor çünkü sanayi ve pazarlama ona sevk etti ya motor gibi şeylere ya yürüyen, şasi gibilere odaklanıp kalınıyor. Eskiden insanlar otomobillere ve makinelere daha bütünsel yaklaşırlardı. Yani sırf motoru konuşulan otomobiller pek olmazdı. Leğen plastikçiliği de böyle bi akımın alt sonucu işte.
          Biraz da o yüzden gelenekçilik ve …’ler bugünden pek anlaşılamıyor.

  1. Teşekkürler, güzel bir yazı olmuş.

    Lotus benim hep sevdiğim bir marka olmuştur. Rafine ve donanımlı araçları seven ben bile hep bir Lotus’um olsun istemiştimdir.

    Fakat umarım SUV üretmezler. M1CHAEL abiye katılıyorum, bu markanın bir şekilde ayakta kalması için çizgisi dışına “mecburi” olarak çıkması gerekiyor. Fakat bunu SUV üretmek ile yapmak zorundalar mı? Bilemiyorum. Porsche, Lamborghini gibileri bile SUV üretirken, Ferrari’nin başındaki süveter FUV diye kafamızın etini yerken Lotus’a kızmak da istemiyorum, zira buna Ferrari, Porsche gibilerine oranla gerçekten ihtiyaç duyuyorlar.

    Ama “niş” kimliğini korumak için paraya ihtiyaç duyan Lotus’un SUV üretme planları paradoks yaratıyor. O logo bir Crossover’ın direksiyonunda da olacaksa ne anlamı kalır Elise’in?

    Bence standart Lotus kimliğine mümkün olduğunca sadık kalarak da çarklarını döndürebilirler, ötesi kolaya kaçmak oluyor. Örneğin Elise-Exige formunda, onlar kadar hızlı veya güçlü olmayan ama daha ucuza satılan ve iç mekanında Dacia Logan’ı andıran havalandırma kanalları yerine karbon kaplamalı nozzle’lar bulunduran, nuhnebiden kalma kadranlar yerine 4C vari bir gösterge paneli olan, ben aftermarket bir ürünüm diye bağıran bir teyp yerine aracın tüm telemetri verilerini görebildiğimiz bir Lotus çok çok daha mantıklı bir fikir bana kalırsa.

    • Güzel yorum.
      Arzularla, realiteler çok zaman uyuşmuyor malesef. Otomotiv sanayii’nin yeniden organize olduğu, birçok şeyle beraber dönüşüm geçirdiği bir dönemi yaşıyoruz. Daha çok bu yüzden bu kadar hızlı değişimler, keskin dönüşler geçiriyor. Zira her zaman dediğimiz 20-30 yıl boyunca herşey gelişirken otomotiv gerektiği kadar değişmedi derken de geç kalmış değişimin bugün ki sancılı nedenlerine değinmiş oluyoruz. Diğer taraftan da insanlık dönüşüm geçiriyor şuan. Bazılarına inanmasak, kabul etmesekte ihtiyaçlar, bakışlar değişiyor. Mesela SUV ve otomatik şanzımanlardan nefret eden ben, insanların arasına karışınca neden bu kadar talep gördüğünü anlayabiliyor ve hak veriyorum. 🙂 Çünkü dünya gittikçe birçok yönden sıkıntılı bir yer haline geliyor.
      Lotus, “niş” mi. Evet, kabullere göre bir yönden öyle denebilir. Hayır, uygulamalara göre de denebilir.
      https://dijitalpano.wordpress.com/2013/11/11/nis-kavrami-ve-pazarlama-bir-diger-ifadeyle-kimselere-benzememek/

      Lotus, ürün felsefelerinin dışında biraz da mecburiyetten niş kalmış durumda. Yani RR, Bentley’in tercihleri gibi değil. Ancak Evet, Luxury F segment gibi niş’liği tercih ediyor.
      İşte sıkıntı da orada. Tek başına RR’cılık sizi kurtarmıyorken ve yine de tercih iken, F segmentin tek başına ticari olarak altından kalkamıyorsunuz. Zira oranın parası da diğer altlardan çıkıyor.
      Örneğin kabin, dashboard eleştirileri. Elmas’larla bezelileri hariç bunu öznel marka/garaj üretimi prototype, kitkar vs ‘lerde de görürsünüz. Çünkü piyasadan almayarak herşeyi baştan kalıplatarak ürettirebilecekleri bütçeleri yok. Çok büyük grouplar dahi bir dashboard, kabin dizayn parçalarını yüzbinlerce araç üzerinde uygulayarak masrafını telafi edebiliyorken küçüklerden, Venom GT dahi olsalar o beklenemiyor.
      Mesela güzel gördüğünüz o 4C üreticisi için tamamen zararına bir üretim, sunumdur. Sadece belirli pazarlama ihtiyaçlarını karşılar. Ve onu kocaman bir group bileşkesi ile gerçekleştirebiliyor (şasi, motor vs ferrari katkısı).
      Fren, süspansiyon takımından çok güzel de görünen birimler alabiliyorsunuz çünkü üretip, satan var ve üreticileri için de müşteri kitleleri oldukça geniş. Siz araçlarınızın kadranlarını, havalandırma kanallarını piyasa içerisinden pek değiştirmediğinizden işte o tip görünüm pazarında üretim yok. Onlarda sadece olanlardan alabiliyor. Niçin kendisi daha iyisini yapamıyor? çünkü daha önce çok defa değindiğimiz üzere kalıp maliyetleri ve malzeme tedarikleri aşırı yüksek olduğundan ve milyon adet araç satmadıklarından gerçekleşemiyor.
      Yapsa satar… denebilir ancak kazın kafası öyle değil malesef. 🙂

      Hani Lamborghini de, Ferrari’de Audi, Fiat otomobil konsol parçalarının dahi görünmesi… Küfür edilse de değişmemesi. 🙂

      Bütün bunlar herkesin gözüne batıyor, daha iyi olsun istiyor ancak zaten batmış olan, bir binek grubunun eline çoktan (proton/malezya) geçmiş bir marka ile daha fazlasını yapmak biraz zor görünüyor.
      Kaldı ki bu adamları bir SUV modeli kurtarabilecek mi o bile meçhul. Çünkü yukarıda ki adetsel sınırlara maruzlar ve üretilen her SUV başarılı gitmiyor.

      Sağda solda okuyunca şaşırıyorum doğrusu üreticiler sedan modelleri tasarlarken acaba satabilecek miyiz korkusu taşıyorlar. Yapmasak mı yada ne koymalıyız ki cazip görünsün düşünceleri basına kadar yansıyor. Eh insanlar da haklı bu global yol ve trafik şartlarında SUV rahatlığı varken sedan düşündürüyor.
      Sen bir de GT86, Miata, Elise gibilerin pazar büyüklüğünü, kaygılarını ekle. 🙂

  2. 3-Eleven’a bakıyorum tepesi açık, hatta cam bile yok. Halo opsiyonu var mı acep? 😛

    Bir de verilenler hep kuru ağırlıklar. Lotus herhangi bir yerde tam depo ıslak ağırlık değerlerini paylaşıyor mu?

    Elise klasik, Exige performans onu anladık. Peki Evora’ların bu ikiliye göre konfor maksatlı yapılmasına rağmen genel performans olarak nerede durduğu belli mi? Yoksa Lotus’çular Evora’yı doğrudan es mi geçiyor? 😀

    Eline sağlık, ufak ufak ısınıyorum bu Lotus’a da, deli para arkadaş. TR’de (veya başka yerde) Mondeo parasına alabileceğiniz bir spor otomobil olmaması üzücü.

    • 311 öyle 🙂
      Genellikle kuru ağırlığı veriyorlar.
      Evora farklı hocam, biraz daha 911 rakibi diyorlar.Motor da biraz daha arkada tabi.Ağırlık ta fazla komfor da. Bi de temel olarak elise ve exige, 20 yıl önce 160 hp için tasarlanmış bi şasiyi kullanıyorlar. 430 hp’yi kaldırıyor mu kaldırıyor tabi ama evora daha büyük güçler için tasarlandı, nasip olmadı. Bi önceki CEO’nun batırması diyelim kısaca. Şimdi kısıtlayıcı olan şey ise şanzıman.
      Performans olarak şu tabloyu koyayım buraya; hethel pist süreleri:
      (https://www.thelotusforums.com/forums/topic/86655-hethel-lap-time-leaderboard/?do=findComment&comment=768019)
      Car Time Tyre
      311 Race 1.19.5 Michelin Pilot Sport Cup2
      Exige 380 Race 1.23.5 Michelin Pilot Sport Cup2
      311 430 1.24 Michelin Pilot Sport Cup2
      Exige Cup 430 1.24.8 Michelin Pilot Sport Cup2
      Exige V6 CupR 1.25 Avon ZZR
      Evora GT430 1.25.8 Michelin Pilot Sport Cup2
      311 Road 1.26 Michelin Pilot Sport Cup2
      Exige Cup 380 1.26 Michelin Pilot Sport Cup2
      Evora GT430 Sport 1.26.8 Michelin Pilot Sport Cup2
      Exige Sport 380 1.27.5 Michelin Pilot Sport Cup2
      Evora Sport 410 1.28.2 Michelin Pilot Sport Cup2
      Exige V6 Cup 1.29.799 Pirelli P-Zero Corsa Trofeo
      Exige Sport 350 1.30.5 Pirelli P-Zero Corsa
      Evora 400 1.30.8 Michelin Pilot Sport
      Elise Cup 260 1.32 Yokohama Advan Neova AD08R
      Exige V6 S 1.32.68 Pirelli P-Zero Corsa Trofeo
      Elise Cup 250 1.34.5 Yokohama AO48
      Exige Cup 260 1.37 Yokohama AO48
      Evora S 1.38 Pirelli P-Zero Corsa
      Elise Cup 220 1.38 Yokohama AO48
      Elise S220 1.41 Yokohama AD07

        • Yarış araçları numaralandıralarak isimlendiriliyor. 311, 3. nesil lotus eleven. Lotus 11 vardı 1950’lerde LeMans’ta başarılı olan bi yarış arabası.
          2007’de aynı bugün 311’in üretildiği gibi orasını burasını kesip daha pist odaklı bi araç yaptılar, ismini de 211 koydular. Şimdi de 311 üretiliyor işte. Yakında bitiyor üretimi. Geely satın almadan önce biraz daha komforlu bi 311 yapacaz dediler ama o iş 411’e kaldı, üretilirse tabi.

        • 50’lerin Eleven yarış versiyonundan geliyor. 3. nesil Eleven demek.
          http://www.wiki-zero.com/index.php?q=aHR0cHM6Ly9lbi53aWtpcGVkaWEub3JnL3dpa2kvTG90dXNfRWxldmVu
          Sanırım o da 1100cc yarış sınıfı hedeflenerek üretildiği için Eleven olmuş. Aslında 4. nesil bile denebilir.
          1. 11 o wiki de göreceğiniz. Onun MK bilmem kaç series 2 si var sonradan oluşturulan. Ve modern 2-Eleven ile 3-Eleven var.

          Genel isimler nereden geliyor Chapman isimlendirmede de basitlik-işlevsellik temelli rakamla ifadeleri yeterli buluyor. Biraz da eski ingiliz gelenekçiliğinden geliyor. Esprit, Elise, Europa gibilerin de hepsinin bir hikayesi varmış. Orada da E ile başlama geleneği var şunu başka birşey koyalım deyince olmaz demişler. 🙂

          Neden Evora? Ben pek sevmiyorum onu varlık nedenleri beni açmadığından ama önemli model mantığına sahipti. Lotus iyi bir GT, High cost Coupe (Porsche, Ferrari, Vette vs alternative) [eskiden o işi Esprit ile yaptı hastasıyız..] üretebilme imkanı olmadığı için oldukça yetersiz bir GT (Europa) ile yola çıktı sadece finansalları biraz doğrultabilmek üzere. İşte arasını da Evora ile doldurma yolunu seçti. Dahası genel hizmet için de daha güncel basing’e sahip olma gereği dışında, 2+2 planla o tip iş açığını da karşılama yoluna gitti.
          Tabi ki onu da daha fazla konfor yoluna gitme ile yaptı. Daha fazla hafifleştirme güttü o da daha fazla maliyetleştirme oluşturdu. Porsche’e alt ağacına rakip olmak o kadar da zor değil aslen ama düşük adetler nedeniyle maliyetleri daha yukarıda kalmaya başlayınca mantıksal eleştiriler de aldı tabi.
          Yani ben öyle düzgün üflemeyen klimasız şeye binmem, üstüm biraz daha az kırışsın arkadaş diyenler için yaptılar onu. Bizim için öyle bi kafa yok tabi. O taraf gerekse Evora’a yine pek para verilmez gidip Porsche, BMW, MB alınır keyfle basa basa seyahat edilir…

          Her sevdalısının beklediği Lotus dan harika Esprit’in bir veliahtı ama onu yapacak takatları yok. [yine ilkokul döneminde yeşil bir S2 sine hayran hayran bakılanlardandı]. Olursa diye bir hayali vizyon koydular ortaya ama pek olacak gibi değildi. SUV işini biraz daha erken başlatıp herşey olumlu gitse 5-10 sene sonra belki…
          Geçmişte fiyatı daha ucuz olup Ferrari Killer olmuş birkaç şey vardı BMW 8 series, malum Porsche turbo s sınıf ve Esprit.
          Tabi Esprit onlardan çok ileri derecede ayrılır RML, RWD ile ve bir nevi supercar formunu altlara indirmiş sport gt idi. Tabi 458’e sport coupe işte, supercar F40, McLF1 yanında koenigsegg şeysilerine hypercar demek nasıl küfür sallamak gibi oluyorsa ona da öyle demek öyle oluyor.

  3. Çok güzel bir derlemeydi teşekkürler Onur kardeşimize. Şahsen bilgilerimi tazelemenin dışında, güncel bilgileri edinmiş olduk ve incelerken de kısaca değişenleri öğrenmiş olduk.

    Lotus’un satın alımı, SUV vs gidişatı köklü bağımlılık ve ilgimizle kötüymüş gibi görünebilir ama bence pek öyle değil. Hissiyatı düşünürken realitelerde kafamıza saplanıyor malum. Hatta bazı şeyleri yapması Lotus’un en azından bazı şeylerini koruyabilmesi için mecburiyet gibi de duruyor. O yüzden de mesela Ferrari’nin, RR’un, Porsche’un SUV yapması gibi bakmıyorum pek olaya. Lotus’un varlık ölçütleri bunların hepsinden çok daha küçük durumda yani ayakta kalabilme argümanları ve güdüleri aynı olamaz. Pazardan para kazanmak ile ayakta kalabilmek farklı birşey mesela o yüzden de Porsche’u pek suçlamamışımdır. Ancak olması gayet doğal bir segment olmasına rağmen RR ve Bentley’i suçlarım. Akım yürütmek ile aciz akıma uymak farklı şeyler…

    Şunu bilmek lazım ki Lotus’un kaybolması, yok olması, bir group altında sindirilerek tamamen silinmesi yukarıda ki şu araçların piyasadan kaybolması demek değildir sadece. Dünyanın birçok şeyi kaybetmesi demektir. Bu güne kadar öğütmesiyle meşhur avrupalı bir group altında olmaması da büyük bir güzellikti ve max derecede faydalandı insanlar oradan. Yani sadece birikimin kaybı değil bir hizmet kolu, nadir türünün de yok olması demek olacaktır. Neden? mesela bir prototip, bir model üretmek istiyorsanız, ülkenize bir marka vs kazandırmak istiyorsanız öncelikli gideceğiniz şirketlerden birisidir Lotus. Tüm herşeyi bir hizmet ağacı altında size sunar. Ki zaten türkiyeden de gidenler oldu… böyle oluyor bu işler. Mesela o gördüğünüz Tesla arkasında da Lotus birikimi var. Lotus olmasaydı belki de öyle bir araç göremeyecektiniz yahut o tip kaabiliyetlere sahip birşeyi maliyet ölçekleri nedeniyle oluşturamayacaklardı. O yüzdendir ki Lotus, Cosworth, Ricardo, AVL olmak ayrıca çok çok önemlidir.
    Bu tip speciale işlerin korunabilmesi için de mesela oyun stüdyoları da böyledir mutlaka seri, fason bazlı para akışı da sağlayacak bir kolun olmasını gerektiriyor mevcut dünya. Aksi halde tüm olağan üstü geçmişlerine rağmen markalar, şirketler batıyor. Lotus SUV’una, pek özenilmemiş otomobillerine biraz da bu gözle de bakmak lazım gelir. Daha iyi açmak üzere (valla kasıtlar şeklinde yazmak zorunda kalıyorum hafıza dinamiğinden bunları tam açmaya kalksam şu ana kadarkinin bir 3 katı daha cümle kurmak gerekecek:) ) bir misalle.
    Pininfarina denilen olağan üstü işlerin markası geçmişte (bu örneği birkaç defa verdim sağda solda) alt sanayiye, genel otomobil markalarına da hizmet sunuyordu. Bunlar daha olağan design işleriydi ve buradan gelen para akışı da güzeldir. Ancak biraz da kendiliğinden oluşan belki kontrol edilemeyen güdülerle (bunda başarısal pozisyon farkı da etkilidir) Pinin. çok pahalı işlerin adamı olarak kaldı. Sadece belirli ölçek ve markalara hizmet sunabilir gibi bir hale geldi bu da tabi onun mevcut ekonomik düzende fiş çekimine başlamasını doğurdu. Tek bir işle çok büyük para kazanabilirsin ancak elektrik faturası, personel maaşları her ay karşına çıkmaya devam ediyor seri işlere de ihtiyaç var o yüzden. Yani sadece bir Ferrari gibi şeyler yapmak istediğinde birlikte çalışabileceğin Pininfarina sonucunda battı ve dünya bir nevi o mirası şimdilik kaybetti. Belki de zaman içerisinde öyle olmaz.
    İşte Lotus da böyle olmamalı… Cosworth de mutlaka birden fazla yerlerde yüklenici, tedarikçi felan olabilmeli.

    Başta önemsiz görülen şeyler sonuçlarında insanları vurur ancak farkedildiğin de çok geç kalındığı görülebiliyor. İşte LOTUS o sarı öküzdür…

YORUM YAP [Yorumunuz bizim için önemli!]