Kısadan Kıssa

5

Arkadaşlar burada pek anlatamamışlar ama bir şeyleri iyi gösterebilmişler.
Akla gelenleri ben de hızlıdan dökeyim dedim. Konumuz 100-200 ‘cülük…

Kayıtta ivmelenme anları dikkatinizi çekmiştir, daha fazla çekmeli. Böyle ayarda şeyleri pek göremezsiniz editörlerde pek göremiyor.:) Eh, fabrika işlerinin dışında kalan işler biraz.
Yok mu? Var aşırı pahalı, nadir… yani siparişin teslimini 1 yıl kadar beklediğiniz şeylerde anca. Yine de pek benzer değil bunların akselerasyon keyfi biraz daha başka ucuza mal olması cabası. Bu tip insanlar yarışsalar da, bu tip toplama sonucu keyfi pek bulamazlar çünkü yarış makineleri aşırı yüklenseler de tutunmak için konfigüre ediliyor artık…

Eh prototip yarış dünyasının lisanslarına da mali yeterlilik yetmiyor.

Sportmen olmak başka şey, iş dönüşü gece yarısı veya hafta sonu keyfe çıkmak başka.. 🙂

Eskiden böyle şeylere 100-200 (kph) 5 saniye ligi derdik. Erişimi ve garajlarda toplanması oldukça nadir denebilir, supercar sınıfın adedi kadar hem de…

Bu tip bu tip… diyoruz rolling yine de başka bir tat. Normalde pist, track yürüyüşü onure ederiz her zaman ancak bu düzlük işleri de tatsız tuzsuz şeyler değil. Dragster, Rolling timer’ları da pistlerde yürütmek pek mümkün olmadığından kendince tatları var.
2 teker farklı 4 teker farklı gibilerinden…

Konu biraz da 100-200 süresini 5 sn altında tutanlar ile ilgili.

Gençlik ve fanatikler 0-100’lere forumlarda, yorumlarda vs taka dursun kimileri 100-200, 200-300 değerleri konuşmaya azmetmiştir.

Video da gördünüz, dragster dünyası gibi etanol, metanol yüklemeye pek sık gidilir bu işlerde. Konu oktan, vuruntu, compression gibi karmaşık süreçlerin dışında kolay güçle ilgili malum. Zaten rekor güç değerleriyle Koenigsegg, Hennessey gibilerin de yaptıkları farklı değil. Pek az kişi dikkat eder ama spec. değerlerinde paylaştıkları çoğunluk değeri alkol türevi yakıt katkıları ile elde ederler.

Hele 100-200’ü 4,5 sn civarlarına düşürmek daha fazla maharet gerektiriyor, hele bir de o makine kırılmadan uzun km’lerce yürüsün isteniyorsa.

Ülkemizde de oldukça çoklar;
http://www.techturkey.com/forum/archive/index.php/f-43.html
http://www.techturkey.com/forum/archive/index.php/t-31259.html?s=b0c428c2404476102842a6eb7995584c

100-200, 3-4 sn arası hatta 3 sn civarlarına düşüren şeyler görebilirsiniz ancak bunların genellikle 200-300 km/h değerleri kötüdür. Biraz da hafiflik isterler ve onla sağlarlar.
300 kph erişimi ve üzeri için ise hacim ve daha büyük charge ünite gerekliliği artar. Eh daha olağan dünya ile daha ağır şasiler ve yürüyenler, yani ağır makineler demektir.

Yine muazzam ölçütlerden bir tanesi 0-300-0 veya 0-400-0 değerleridir. Bunlar biraz orta yollu garaj işlerinin üzerine çıkıyor. Spec üretim şasiler, daha forged part’lar gerektirir.
Farklı sürat ivme alanlarında daha kısa değerler daha düşük ömrü kendiliğinden getirir. Eh yarış dünyasında da klasik ağızla kapak açılmadan 50 bin km yürüyen makine görülmez nede olsa 🙂 buna pek bilinmese de Super Car sınıfı dahildir.

Hele ki bazı hacimliler de bir takım şeyleri değişime gittiğinizde her birinden 12 adet vs değiştirmek psikolojik olarak yıpratıcıdır. O yüzden çokları 6 ve 8 silindirleri daha anlayışla karşılar. 🙂

Standart bir fabrika ürününe;
100-200 değeri 4-4,5 sn arası,
200-300 değeri 5,5-6 sn arası,
kazandırabildiyseniz otoban veya moskov unlime gibi drag alanlarda milyon $’lık hyper/super car sahiplerini gözünüze kestirebilirsiniz rahatlıkla.

Tabi gözünüze kestirdiğiniz anda yola tutunabilir veya kırmazsanız. Marka, fabrika işi supercar’ların olayı o, daha garantili benzer yürüyüşler…

Hele ki bunlarla birlikte 330-350 km/h top speed değerlerine görece kısa sürede ve üstüne ulaşabiliyorsanız o makine oldukça nadir makineler sınıfına girmiştir artık. Ve evet fazlaca varlar. Tanım ve rekorları ne olursa olsun Veyron, Agera’ları…

Porsche, Vette, GTR35’lerle erişilebilir alanlarda yemek sanılandan daha fazla sinir bozucudur. Kırdığınızda da 1 Agera maliyeti çıkmaz en azından.

Rolling o yüzden top speed records gibi üstün körü bir şey değildir bu cemiyetin içinde.

Hakeza cemiyetin vbox’cıları hep dediğimiz olay beygirlerin niceliği değil bahsinden 800, 1k, 1,5k gibi beygirli muhabbetlerden daha çok süre ölçer. Hatta çoğu makinesinin net HP değerini dahi bilmez…

Adetli ve özel işçilik yani pahalı yüksek mühendislik sınıfı şeylerin değerleri görülünce daha iyi anlaşılacak…

Hennessey Venom GT
100 – 200 kph 4.1 sn
200 – 300 kph 6.2 sn

Yine oldukça nadir sipariş alıp uzun sürede teslim edilebilen nadir Koenigsegg’ler de;
Agera R
100 – 200 kph 4.6 sn
Yine rekortmen One:1
100 – 200 kph 3.3 sn

Hennessey Venom GT vs Veyron 16.4 Super Sport vs 9ff GT9 Vmax vs Koenigsegg One:1
https://fastestlaps.com/comparisons/pfzeo4o7rr2v

Pahalı çalışma olmasına rağmen Venom bana göre üretim sınıfına dahil olarak da olağanüstü bir makinedir başından beri. Olağan üstü tüm değerleriyle birlikte hızını 400 km/h’lere taşıyabilen bir taşıt. Ve yürütüm işletimi Koenigsegg, Bugatti gibilere göre yine çok daha mantıklı. İhtişam isteniyorsa Regera olabilir ama konu gücün keyfi ise Venom… ve maliyet işini batırmazsa belki F5.

Eski efsanelerde ki durum;
Mclaren F1
100 – 200 kph 6.2 sn
200 – 300 kph 12.6 sn

Ferrari F40
100 – 200 kph 6.4 sn
200 – 300 kph 20.6 sn

İşin zenginler ve usta garajcılar için de ne kadar geliştiğini güzel gösterebilir.

Modern krallar;
McLaren P1 vs Ferrari LaFerrari
https://fastestlaps.com/comparisons/olm96ml19uf9

2000’lerde ünü devam edenler;
https://fastestlaps.com/comparisons/pmhumrjfmkl4

diğer yeni, eski Sport Coupe’lerin çoğunluğu yani Ferrari, McLaren, Porsche, Viper vs
7+ sn civarı ürünler…


Bu da bonus olsun. 94’de Schumacher’e Autobild’in dergi için yaptırdığı test.
Videosu zaten yoktu da foto’ları da uçmuş bir yerlerde bulamadım şimdilik.

F40, XJ 220, EB 110 GT, Diablo VT, 964 Turbo S
tested by Michael Schumacher for AutoBild (1994) on Mireval 3.2 km Goodyear circuit (different from now, so PLEASE ADD THIS TRACK!):

1:28.3 Ferrari F40
1:30.4 Jaguar XJ 220
1:34.5 Lamborghini Diablo VT
1:35.3 Porsche 964 Turbo S (385ps)
no time listed for Bugatti EB 110 GT, but judging from the text its laptime was not much better than the Diablo’s – if at all.

https://fastestlaps.com/articles/f40-xj220-eb110-diablovt-964turbos-by-michael-schumacher

Normalde super sınıf mahsulü olmasına rağmen sanılanın aksine Diablo VT ‘nin yürütülmesi ve süre çıkarımı oldukça zordur. Time attack da zorlayıcı bir makine. Bu da Michael’ın ustalığı olsun artık.


Geceyi renkli, konulu videolarla kapatalım… 🙂

5 Yorum

    • Edecektim aklımdaydı ama o sınıf lig benzer olduğu için pek cazip ve özel olmayacaktı o yüzden.
      “Sport Coupe’lerin çoğunluğu yani Ferrari, McLaren, Porsche, Viper vs 7+ sn” başlığıyla neredeyse hepsini bileşen ayırdetmeksizin etiketledim. C6 7-8 sn arası hatta amerikanlar 8+ bile denilebilir. [Hellcat dahil. Onun biraz amerikanların yapamadığı 0-100’e yönelik büyük olayı var.] C6/7 ‘lerde sport coupe malum 720s’ler gibi.
      Bu lig nesillere göre süreleri iyileşiyor tabi. 7 altına inmeler başlıyor. Bir de fiyatlarıyla diziliyorlar. Mesela 6,5-6-5 altına inebilenleriyle McLaren’ler bu alanda iyi olanlardan.
      Mesela;
      https://fastestlaps.com/comparisons/54rnbnlhzcvr
      Eh fiyat, işletimiyle bazı nadide amerikanlar tabi çoklarına göre yine iyi oluyor…
      Bir de üretici değerlerinin doğrulanıp doğrulanamaması var. Eh tabi yukarıda ki gibi mod’ların da 10/? 10 yürüyüşte skor tutturmaları zordur.
      Zamane en pahalı coupe’ler ligi’nin dışında başta ucuz Nissan, Porsche vs gibi elektronik yürüyenlilerde soft/hafif işçilik temelli dahi yukarıda ki gibi değerleri daha iyileşiyor. Ancak garantili yürüme de aynı orandan fazla düşüyor. İşçiliği, değişimi yüksek tutmazsan da zaten herşeyleri çok daha pahalıyken ömürleri aşırı etkilenir.
      Amerikan liginde ise daha kit yaygınlığından bu işler daha ucuz, uzun vadeli, garantili ve belki daha keyfli.
      Mesela Vette’lerde 4 altına indirsen topspeed’i uçursan da 0-100 gibi şeyler pek iyileşemiyor o işler malum biraz elektronik ve yürüyen bağımlı. 0-100, 60-120 vs setup odaklansan da 200-300 bu sefer iyice berbatlaşıyor. Ama marka fanatiği olmayanlar için bence her türlü daha karşılanabilir ve işletimi kolaylar. 800+ yüklerde kırsan da total de bir Ferrari kırma maliyeti değil malum. 🙂
      Bir de G-Power gibi garaj işi olmayanlar var onlar pek halka açık değil. Al yürüt işler biraz.
      Bir de Gallardo vs V10’lar üzerine daha nadiren aşırı maliyetli, görece dayanıksızlar oldu birçok abartılı süreli Nismo da böyle onlar yükleme-işletme mantık sınırlarını aşıyor biraz. Zaten 10/2 yürüdün yürüdün herşeyi denk getirebilirsen anca… Uzun yıllar da sahnelerde pek görülemiyorlar. 🙂
      Velhasıl elektronikliler fabrikadan halka, hızlandırılabilir mi evet ama birkaç kere de ısındı mı çek kenara…
      Bunlar pek anlatımlara işleyen şeyler değil.
      Mekaniklerde de ehil olma fazlaca isteniyor. 10 yürüyüşten 5-6 sında tutturabilme onla ilgili.

      Yukarıda ki kayıtta ki gibi bazı sahneler makine kaynaklı değil. Durum normal, makineler liglerine alışmak başka şey yüklenmiş o ecu setup’lı şeye alışmak vakit isteyen birşey, kendince huyu suyu olur. Yani makine 10/7 yapıyor olsa bile ellemeyle gelmiş huyunu sindirmeden 10/1 bile tutturulamayabilir.
      Mesela C7 ve 2. nesil Ford GT’lerde elektroniklileştirilen şeylerden o yüzden eleştirimizi alıyordu. Süre gelişiyor ama nasıl gelişiyor onlar önemli. O sınıfta konsolunda error görüp kenara çekip bekleyenini göremezdin ama artık görüyorsun. Ferrari, mclaren, nissan’lara el sallayıp gitme günleri bitti…

      Bir de aklıma gelmişken bu alemin eski bir şekilsiz efendisi vardı E60 M5… Ünitenin yaşama etkisi gibi birşeydi o. Üretici değerlerini birkaç dokunuşla bile aşabilmenin nadide örneğiydi. Rolling’lerin coupe’lerle yürüyen sedan’ı felan. 🙂 Hatta garip ve pek bilinmezdir iyi ellerde M6′ lıyı bile öfkelendirir. Malum her roll yürüyüşü de öyle 100-200 nokta atışıyla olmaz.

      https://www.youtube.com/watch?v=OKx8gmcGZfA
      https://www.youtube.com/watch?v=-6kpW3zBeus

YORUM YAP [Yorumunuz bizim için önemli!]