Ferrari FXX K aldım, polis çevirdi!

5

Yeryüzündeki en hızlı pist makinası ne diye sordum, “Olsa olsa Ferrari’dir.” dediler. Köy kahvesindeki muhabbetten pistlere olan maceramız işte böyle başladı. Ferrari… Aklımıza kazınmış, her yerde posterini gördüğümüz kırmızı renkteki yere yakın araçlar.

Ferrari’yi aradım, pistlerde en hızlı aracınız ne diye sordum, F2004 dediler. Kaç para dedim, satılmıyor dendi. Zaten 2004 çok eski, 2016’sı yok mu diye sordum; SF16-H var, ama F2004 kadar hızlı değil, sesi de aynı değil dendi. Sanıyoruz ki Ferrari artık otomobil satmıyor.

Satışta olup da en hızlı ne var diye sorduğumda LaFerrari, “Bırakın beni oyuncaklarla kandırmayı, daha iyisi yok mu?” deyince “Aslında bir de FXX K diye bir şey var da, bilmiyorum size uyar mı?” dediler. V12 motorluymuş, SF16-H gibi hibridmiş, sesi de güzel çıkıyormuş.

ferrari-fxx-k-gracing-ferrari-f1-clienti-and-the-xx-programmes-at-mugello-track-20

Teknik özelliklerini soracak oldum, adamlar hemen her şeyde en az 3 haneli rakamlardan bahsettiler; 48 valfli 6262 cc V12 motoru 9200 devirde 860 HP güç, 6500 devirde 750 Nm tork üretirken elektrikli motoru 190 HP güç üretebiliyor. Toplam güç: 1050 HP! Passat’ımdan bildiğim, ama piste çıkınca çok alakasız olduğunu anladığım 7 ileri vitesli çift debriyajlı otomatik şanzımana sahip. 0-100 km/saat hızlanması 2,5 saniyenin altında, bunun sebebi de arka lastiklerin tutunma sınırıymış. Yoksa çok acayip şeyler olabiliyormuş. Maksimum hız: 350 km/saat.

O kadar şeyden bahsettiler, sonrasında aralarından birisi çıkıp şöyle dedi: “Bu araç pist rekorları ile ilgilenmiyor. İstese yapabilir, ancak bizim için önemli olan size verdiği sürüş hissidir. V12’mizin sesi eski F1 araçlarını andırır ve onları deneyimleyebilmeniz için özel tasarlanmıştır.

Adamlar otomobil değil, deneyim satıyorlar. Hep bahsettikleri şey bu. Bir anda kendinizi lord filan hissetmeye başlıyorsunuz. V12 hakkında haklılar, isterseniz 10.000 dolarlık ses sisteminiz olsun, bu aracın sesini başka yerde almanız mümkün değil:

Neyse, fazla uzatmayayım; evraklar imzalandı, ödemeler yapıldı, pistlerde özel dersler alındı. Genel bir yanlış bilinen var; “Efendim, Ferrari’nin FXX serisinden bir otomobil satın alırsan, evine bile götüremezsin. Araç Ferrari’de kalır, onlar piste getirir sen turlarsın.” İşte bu doğru değil, sizi keklemişler. İstediğin an FXX K’nı veya diğer FXX’ini evine götürebiliyorsun. Sözleşmede böyle yazıyor. Tek şartları var, aracı piste çıkarmadan önce Ferrari’ye teslim etmek gerekiyor. Onlar bakımlarını ve kontrollerini yapıyorlar ve piste ancak o şekilde çıkabiliyorsun.

Piste çıkma işi şöyle işliyor, Ferrari, XX programı için pistler belirliyor ve ayarlamalar yapıldığında size haber veriliyor. Gelmek istiyorsanız, aracınızı Ferrari’ye teslim ediyorsunuz, isterseniz aracınız onlarda da kalabildiği için gerekeni yapabiliyorlar.

maxresdefault

Siz henüz piste çıkmadan önce, Ferrari mekanikerleri çoktan gelmiş, aracınızın seans öncesi hazırlıklarını, gerekli kontrollerini ve hatta piste uygun setup ayarlarını da yapmış oluyorlar. Böylece araca bir F1 pilotu gibi tamamen hazır şekilde oturabiliyorsunuz. Seans bittiğinde sizi kapıda karşılayan Ferrari mekanikerleri bir sonraki seansa çıkmak isteyip istemediğinizi soruyorlar, olur da yorulmadıysanız, gazınız devam ediyorsa (bu alet yoruyor, söyleyeyim!) evet diyorsunuz ve aracınızı kısa bir incelemeden daha geçiriyorlar.

Bu kısa kontrol sürecinde FXX’in özel lastiklerinin ne kadar aşındığına, üzerinde kesikler olup olmadığına bakılıyor. Aynı zamanda ayrı bir ekip karbon seramik fren disklerini ve balatalarını inceliyor ve yeterince iyi durumdalarsa tekrar piste çıkmak için onay veriyor. Pist üzerinde kaza yapan bir FXX K görmek ve göstermekten kaçınıyorlar. Öyle ki, garaja geldiğinizde aracın sahibinin siz olduğunuzu unuyorsunuz, çünkü onlar izin vermeden hiçbir yere gidemiyorsunuz.

ferrari-fxx-k-8

Her seans arasında tekrar durup lastik basınçları kontrol ediliyor. Slick lastiklerin çalışma aralığı 1.5-2 psi arasında ve pist sıcaklığı ölçülerek gerekli düzenlemeler yapılıyor. Bu ayarları ilk kimin bulduğunu merak ediyorum. Mekanikerler motor ve vites kutusunu da sızıntılar için kontrol ediyorlar. Malum, sürekli titreşim halindeki pistlerde bazı vidalar gevşeyebiliyor.

Siz de bu sürede arkanızda dolaşıp duran Ferrari elemanının elinize tutuşturduğu telemetri çizelgesine bakıp daha iyi nasıl olabileceğinizi anlamaya çalışıyorsunuz. Yerler telemetriyi diyorum, her sürüşten sonra araçtan indirip elime tutuşturuyorlar. Fazla hizmet bu olsa gerek!

Pist günleri oldukça eğlenceli, “En hızlı ben olacağım, herkesi geçeceğim!” diye piste çıktığınız anda pistte sadece 4 araç olduğunuzu ve bunların hepsinin de FXX K olduğunu öğrenmek biraz sinir bozucu olabiliyor tabi!

Her pist gününün ardından araçlar detaylı bir incelemeden geçiyor. Yağlar değiştiriliyor, lastiklerin durumu kontrol ediliyor ve gerekiyorsa (genelde gerekiyor!) yenisi ile değiştiriliyor. Bunlar hep sıkıcı şeyler.

Ben pist günlerinden sonra aracı eve götürmeyi uygun görüyorum. Neme lazım, fabrikada kontrol edildikten sonra binerler ederler… Beyaz kelebeğime benden başkasının oturmasını istemiyorum! Bir de o kadar para verdik, biraz da piyasa yapalım, değil mi?

Maceram işte burada başladı. Pist günü iyi güzel, cebimden çıkan 3 milyon Yuro ve sürekli yok debriyaj, yok fren balataları ve yok lastikler derken çıkan 20.000 Yuro’lardan bahsetmiyorum bile! Neyse ki motor ve şanzıman yağ değişimini ücretsiz yapıyorlar!

Bir Pazar günü, baktım hava güzel, hatunlar da caddeye serilmiştir diye çıkayım bir piyasa yapayım dedim. FXX K bu, millet S2000 ile hava attığını sanıyor! Aletin sesinin çok çıktığını o zaman anladım. Pistte kulağınızda tıkaç, kafanızda kask açık alanda çok anlayamıyorsunuz. Ancak kask takmadan apartman aralarında caddede yaylanmaya başlayınca araca egzoz taktıklarını, hatta olanı da söktüklerini anlamak mümkün. Tabi, herkes size bakıyor. Vural Ak LaFerrari ile gezedursun, bizim aracın yanında küçük harflerle de olsa FXXK yazıyor! Hani başka bir kelimeyi de çağrıştırmıyor değil! Borat zamanında bu tip mıknatısların arayışına girmişti.

Caddede geçit törenimi tamamlamaya yakın, baktım ileride bir polis koşa koşa gelirken el ediyor. Kenara çek dedi, sıkıntı yok, çektim. Belli ki aracı merak etti, en kötü de egzoz sesinden laf yeriz. Ehliyeti istedi, verdim. O ehliyeti sorgularken bende jeton düştü: Aracın bir ruhsatı yoktu ki! Buna pist makinası diyorlardı ve ruhsat verilmiyordu. Gerçekten de far ve sinyal düğmelerini bulamamıştım. Klima ve teyp yok onu biliyoruz da, sinyallerin de olmaması sıkıntıydı.

Polis arabanın önüne baktı, geçti arkasına baktı. Gelip “plakanız nerede?” dedi. Ne diyebilirdim ki? “Verdiniz mi ki şimdi soruyorsunuz!” diyecek oldum, dalga geçmenin zamanı değildi. “Bunda plaka olmaz memur bey, pist makinası bu.” diyerek en azından doğruyu söyledim. “Plakan yoksa trafikte ne işiniz var?” diye beklediğim mantıklı soruyu sorunca, yavşamaya karar verdim. Polisi eğlencenin miktarına dahil ederek kafalayacaktım. En kötü birkaç fırça yiyip kurtulacaktım. “Pazar piyasası memur bey, anlarsınız ya!” diye en saçma yavşama cümlesi ağzımdan çıkıverdi.

Polis memuru haklıydı tabi, yüzüme baktı; “Pazar piyasanızı artık taksiyle yapmaya devam edersiniz, aracı bağlamalı ve çekmeliyiz.” dedi. Sonrasında telsizden birilerine haber verdikten sonra ehliyetimdeki bilgilere göre ceza makbuzunu doldurmaya başladı. Tescilsiz otomobil kullanmanın cezası 199 TL imiş. Fena değil, daha fazla da olabilirdi. FXX K’mı Trafik Vakfı çekicileri ile Yediemin otoparkına çekerlerken ben de ceza makbuzumu aldım, bir taksiyle peşine takıldım. Aracı otoparktan çıkarma cezası ekstradan 80 TL idi. Peki daha sonrası? Eve giderken yine polis çevirirse? 150 TL de çekiciye para verip aracı evime kadar getirttim.

Bir Pazar piyasası yapmam iyi oldu, ucuza da çıktım. 430 liraya her şeyi hallettim diye sevinirken, ceza makbuzundaki 10 ceza puanı maddesi canımı sıktı. 100 olunca ehliyet iptal oluyormuş. Demek ki 8 hafta sonu boyunca piyasa yapabiliriz. 10 puan da cebimize kalsın.

Tekrar pist günü için aracı Ferrari’ye teslim ettiğimde arayıp araçla kendilerinden habersiz ne yaptığımı sordular. Sanırım çekiciye yüklerken bazı yerleri kırılmış, lastikler de hasar almış. “Bilmiyorum, sizin teslim ettiğiniz gibi duruyor garajda!” dedim. Yemediler. Telemetride hangi güzergahta gezdiğimi görmüşler. “Onarım olmadan piste çıkamazsınız, siz verecek 30.000 Yuro daha” dediler, mecbur verdim…

5 Yorum

  1. Evvveeet yeni aracımı buldum alıyorum arkadaşlar 😀
    http://www.autotrader.co.uk/classified/advert/201702062041311
    £9,999,999 Ferrari Enzo FXX Evoluzione 6.3 2dr

    olmadı herkes tüm sülalesine söylesin para toplayıp ihaleye girelim sırayla pineriz 🙂

    Yakın zamanda kocaman bi satış rakamı okuyabilirsiniz hurriyet den 😛
    Bunu satın alan değil satan manyaktır bence galeriden satılır mı lan bu adam herhal FXX-K alıp yola düşürecek 🙂 Galeriye düşen bu 2. FXX galiba ilkini Schumacher yapmıştı.

    Bu yollara düşürülen ingilterede ki ilk FXX öylesine yazmadılarsa çok az km yazmışlar mümkün değil ha sıfırlamak yarım saatlik iştir o başka. 🙂

    Deli bu insanlık

  2. 🙂 yazım anlatım o biçim.

    Yalnız kimi deliler için bu senaryo bile gerçeğe dönmenin ucundadır 🙂
    http://images.hgmsites.net/med/edo-competition-ferrari-fxx_100184473_m.jpg

    Hafta sonu car partilerine K’cığı olmasa da çevrilemeden giden benim hatırladığım 2 FXX var olmuştu 🙂

    Çok şükür dünya gözüyle F40 GTE göremesekte K’sı olmasa da XX leri unutulmamacasına duymak, dibinden ezikçe bakmak, çoğu amcalık, ötlü göbekli ihtiyar sahiplerini imrenerek temaşa etme bahtına ermiştik. Bu kulaklar neler duydu ulan diyebiliyoruz. Hatta geçenlerde lafı açılınca gidilen arkadaş; abi adamların holü bile başkaydı ya ben öyle kız başka yerde görmedim logoda ki atın hakkını veriyorlardı demez mi 🙂 düşün işte herşeye makine deyip durduğumuzdan bunlara ne diyeceğini bilememenin hatıralarda ki etkisini..

    Peki bundan ilerisi var mı malesef ki ühühühü var 😛
    80, 90 model Formula sahibi olmak…
    https://www.youtube.com/watch?v=b22SRd_oyzw

    yalnız buna değil EDO kürt bedo gelse plaka çakamaz 🙂 Gerçi 962’iyle gece turu atan manyaklar bile var..

      • Resimde açık değil mi plakalı bağlantı yolunda memlekete gidiyor işte 🙂 Atıf aslında şuydu ola ki hali hazırda trafiğe hazır FXX leriyle türkiyeye gelir polisin biri bu ne ki la deyip saymıyorum ben o ruhsatı derse… 🙂 Ha oralarda ceza kesmeye kalkan birileri olup yaşanmış mıdır orasını bilmem.

YORUM YAP [ Yorumunuz bizim için önemli! ]