Censın Abi: Honda Reloaded

8

Formula 1’e BMW Williams takımı ile başlayan Censın abimiz, sonra parası iyi diye gittiği Benetton/Renault’un şarapçı müdürü ile kavga edip ayrıldıktan sonra yol yemek sigorta ve bilumum sosyal imkanları geniş diye duyarak gittiği Honda’da başarısız ama mutlu mesut hayat sürmektedir.

Censın abi bir defasında Honda’sı ile yarış bile kazanmıştır ki bunu nasıl yaptığına hala inanamamaktadır. O günlerdeki tek derdi şirket aracıdır.

Honda.28

Tüm dünyayı cortlatan 2009 ekonomik krizi Capon devinde 9.7 şiddetinde deprem etkisi yaratmıştır. Honda üst yönetimi bu krizi atlatabilmek için Formula 1’den çekilmeyi görüşmeye başlar. Caponlarla iyi anlaşan, kız alıp vermişliği de olan Censın abi kariyerinin tırtlamaya başladığını, aç açıkta, evsiz barksız kalacağını fark eder. Tüm parasını da Capon güzeli karısının iç çamaşırlarına yatırdığı için, kıyıya köşeye beş kuruş atmamıştır.

Bari kovulmadan başka iş bakayım fikri mantıklı gelen Censın abi, Woking’in yollarını aşındırmış, Sauber’in kapısını yumruklamış, İtalya’nın şarabını tatmaktan sarhoş olup Maranello’nun yolunu bulmaya çalışırken belediye havuzuna düşüp boğulma tehlikesi atlatınca bir polis aracında evine getirilmiştir.

Son hatırladığı yer Maranello olan Censın abi öğleye doğru evinde ayılınca önce şaşırır, sonra korkar, sonra da ‘amaan nasıl olsa evdeyim demek ki sıkıntı yok’ deyip yatmaya devam eder. Uyandığında cep telefonunu kurcalamaya başlayan Censın abi beklemediği bir şey görür. Patronu Ross Brawn dayı bi SMS atmıştır ve Honda’nın bıraktığı takımı kendisinin satın aldığını ve pilota ihtiyacının olduğunu yazmıştır. Censın abi mesaja önce inanamaz ama sonra inanır. Çünkü Ross Brawn dayı mesajı “Patronun Ross Brawn” diye bitirmiştir.

Hala başı ağrıyan Censın abimiz alkolün etkisini hapla attıktan sonra efendiliği de elden bırakmamak gerek diye düşünüp bari bir takım elbise kuşanayım der ve giyindikten sonra Brackley’e doğru pati çekerken üzerine bir umutsuzluk çöker. Patronu mesajda 40 kişilik ekibi takımda tuttuğunu yazmıştır. Pit stop yapmaya bile 20 kişi lazımken Ross dayının kovmadığı 40 kişinin yapacağı araba gidecek de, yarışacak da puan alacak da…

Umutsuz Censın abi, sonrasında bu düşünceleri kafasından silecektir, yoksa öbür türlü Formula 1 kariyeri güme gidecektir.

927a

Ross patron o şişkin dudakları ile fısıldayarak bir şey der ama Censın bir türlü anlayamaz. tek anladığı “bişi bulduk” olur. Patron, katmerli difüzör filan demektedir ama Censın abi yılların verdiği Formula 1 tecrübesiyle bunların boş laf olduğunu düşünüp Ross’un hangi otu içtiğini merak etmeye başlar.

Derken ilk testler gelir bir bakarlar Brawn GP aracı uçuyor. Ross patron gururlu, Censın abimiz ise durumdan işkillenip siktir lan var bi ibnelik diye düşünmeye devam etmektedir. Diğerleri hız saklıyor görüşü hız saklayanlar dahil tüm padokta etkili olmuştur. Censın abi nasıl olduğunu hala anlayamasa da çaktırmaz ve anın tadını çıkarmaya başlar.

butt_braw_inte_2009-19

Yarışlar yarışları kovalar, Ross patronun dediği şey ortaya çıkmıştır ve diğer takımlar tarafından kopyalanmaya başlanmıştır. Sezon sonuna doğru yarış kazanmakta zorlanan Censın abi yine de bir şekilde şampiyon olmayı başarmıştır.

Hala rüyada olduğunu düşünen Censın abi kendisini çimdikleyip dururken Ross patrondan gelen bir SMS ile iyi bir şoka maruz kalır ve rüyada olmadığını anlar. Ross dayı takımı iyi fiyattan Mercedes’e okutacağını yazmıştır. Mercedes’in de yeni takımında biri Şumayer olmak üzere iki Alaman yarıştıracağını öğrenen Censın abi vitrinde özel günler için sakladığı viski şişesini fondiplemek için yürüyünce vitrinde şampiyonluk kupasını görür ve aklı başına gelir.

Artık dünya şampiyonudur ve kendisine yarış koltuğu mu yoktur! Kupasını kaptığı gibi metrobüse koşan Censın abi yanlış yöne binince Red Bull fabrikasının olduğu Milton Keynes’e gideceğine Woking’e gelir ve geldik artık diyerek McLaren fabrikasına gider.

Sözleşmesi jet hızıyla imzalanır ve McLaren berberi Aydın tarafından tıraş edildikten sonra basın açıklaması yapılır. Maaş yine iyidir ve daha da iyisi Honda’dayken hayalini kurup durduğu, şampiyon olduğu Mercedes motorunun fabrika desteği verdiği takımdadır. Artık diğer araçları düzlükte cuv cuvv diye geçecektir. Gerçekten de başarılı olur ve ilk sezonunu iki zaferle kapatır. Censın abi artık emekli olacağı yeri bulmuştur.

jenson_button

Bir öğle vakti yatağında titremeyle uyanan Censın abi kabus gördüğünü düşünür. Yerde viski şişeleri vardır ve belli ki sızmıştır. Gün içerisinde gelişen olaylar da hayal meyal hatırladıklarını destekler ama yine inanamayınca televizyonu açar.

Önceki gece neye içtiğini hatırlamıştır. McLaren’daki takım arkadaşı Lüvis Mercedes’e gitmiş, Mercedes artık McLaren’a motor vermeyeceğini açıklamış, yeni patron Ron Dönis de kendisini arayıp kötü haberi vermiştir.

Olanlar olmuş, uzaklaşmak için yıllarını verdiği Honda dönüp dolaşıp yine Censın abimizi bulmuş ve hala eski zamanlarda dediklerini demeye devam etmektedir: “Biz çok iyi motor yapacak, McLerin şasi yapacak çempiyın olacaz.”

Button__McLaren_Ho_3135921a

Censın abi önce bir miktar aklını oynatmış, sonra da Capon karısını İngiliz medeni kanununun zırt nolu maddesiyle tek celsede boşamış, kask markalı Capon patronun yüzüne yumurta fırlatmış ve kaderine ağlayıp yeni keşfettiği Bagcilar menşeili maddeyi kullanmaya başlamıştır.

– son –

8 Yorum

  1. Büyüklere soru, Hamilton yerine Buttonu tercih etselerdi (ki Rosberge büyük ihtimal yenilmezdi) 5 şampiyonluğu olacaktı adamın. Çok garip geliyor, Hamiltonu tercih etmelerinin sebebi ne acaba Censın abiye teklif etmişlerdi de kabul mü etmedi acaba?

    • Soru komik olmuş. Hamilton’un nasıl kaybettiğini hepimiz az çok biliyoruz. Mevcut şampiyonlar arasında ve hatta Alonso ve Seb gibi çok yetenekli pilotlar olmasına rağmen bence şu an en iyiye bir tık daha yakın olan o. Velhasıl sorunun cevabı bunu net gösteriyor. Ayrıca Button’un 5 şampiyonluk alacak kapasite kadar bir yeteneği yok. Sadece belirli bir süre aracın kaymağını yiyip şampiyon oldu o kadar.

    • Vettel ayarında birinin 4 şampiyonluğu nasıl oluyorsa [ki buna düzey rakibi olmamasından Michael gibi birinin üst üste 5 şampiyonluk dizmesi de eklenebilir] işte bazı şeyler de öyledir düzey müzey dinlemez. Şartların bileşkesidir. Olasılıklar üzere tarih çizilmez alternatif tarih ancak kurgu olur. 🙂 Nico belki daha fazla şampiyonlukta elde edebilir halen yarışabilir, hiç elde edemeden de halen birşeylere ulaşacağım diye yarışıyor olabilirdi. Elde edemeyebilirdi çünkü bu da biraz cebinde süreler olmasına rağmen sürekliliği, çizgisi olmayan şımarık çocuk tipli biri sayesinde ve takımın fiziksel ve psikolojik desteğiyle olabildi. Lewis çok zaman yenilmez olmasına rağmen takımdaşlarına hatta rakiplerine çok zaman da kendisine karşı dağılan biri. Şuan kendisiyle dalga geçilmeye çalışıldığı gibi. Lakin unutmamak lazım ki aksi beklenir ancak her pilot karmaşık araç setup’larıyla sorun yaşayabilir. Rezil görüntü sergileyebilir.
      2. ihtimalle şımarık çocuk Lewis yerine Jenson olsaydı haddini bildirmek adına ekip, documents vs desteğe başvurulmayacağından Nico yine birşey elde edemeyebilirdi (Krize girip Jenson’un verilerini ortalık eden Lewis gibi… İşte Jenson öyle bir hale sokabilen biri). Fakat inat etmiş bir Nico’nun çok zaman umursamaz olabilen, şımarık Lewis yerine başkasını dağıtabilmesi de pek mümkündür. Çok şükreden değil çok çalışan kazanır… Global görüş üzerine Nico ve Jenson yetenek yönünden çok farklı görülmüyorlar ancak onca yılına rağmen Jenson kadar yarış okuma kapasitesi yok alman kırması çocuğun. Bunu ne Michael nede hiphopçı yanında gösteremedi. Günü tutturduğunda Jensonu dağıtabilenler gibi o da dağıtabilirdi.
      Onun dışında anlayan Jenson’un BrawnGP itibariyle olmadığını… Lewis, Fernando gibi kişiler karşısında Kimi, Massa, Nico gibi kolay madara olmadığını, Weber-Rubens gibiler karşısında bile hakim kalabileceğini, günü ve planını tutturabildiğinde harikalara imza atabildiğini, Schumacher, Prost, Niki gibilere bile parmak ısırtabileceğini gören gördü.
      Bariz iyi bir araçla herkes (biraz hakkını da ödemek üzere) şampiyonluklar dizebilir ancak liderlik kurmak ve bir takım dizayn etmek herkesin yapabileceği birşey değildi (o da şartlara ve desteğe bağımlı doğal olarak). İşte o ismi arayıp duruyor halen scuderia… Ona ise en yakın kişi bence Jenson idi fakat o takımın buhranlarıyla, akdeniz ruhsallığıyla o da baş edemez.
      Günay görürse şayet okuduğu kitaptan transfere dair küçük anektodu paylaşabilir.
      Onun dışında Lewis işi McLaren’a psikolojik ve ticari bir kapaktı. Arada öyle bir sessiz harp yürüyordu. Kimin kaybettiğini zaman içerisinde hepimiz gördük. Yani Jenson o açısal işi karşılayacak kişi değildi.
      Kovboyun şapkasını uçuramıyorsan önce elinde ki silahı düşürürsün…. 🙂

    • Brawn takımı Mersoya satarken Button’ın da takıma geçmesi için anlaşmış. Diğer pilot da Rosberg olacakmış. Ama Button Hamilton’la savaşmak için McLaren’a geçmeyi tercih edince son çare olarak MSC getiriliyor.

      Button’da yıldız pilotluk yok, Rosberg gibi, çalışır, elinden geleni yapar o kadar.

      “Fırsat doğduğunda orada olmak” diye bir tabir vardır. Yıldız pilot telemetriyle falan zor anlaşılacak turlar atar, risk falan alarak bir şekilde polü alır. Garanticiler de arabadan elde edebildiği en iyisini sürekli alır, ancak o son gıdım performansı bulamaz, belki de aramaz. Rosberg Hamilton’ın düştüğü zamanları kullanarak şampiyon oldu. Ricciardo 2014’teki üç zaferi Mercedes’ten sonraki en iyi pilot istikrarıyla elde etti. Vettel’de de aynı araç vardı, o yapamadı. Hamilton da 2016’da yapamadı.

      Geçenlerde Hakkinen ile konuştukları gezintide anlatıyordu Nico, o sene her şeyi bıraktım, tüm zamanımı, hayatımı her yarışta en iyi olmaya adadım, hiçbir şey okumadım seyretmedim çalıştım falan demişti.

      Yukarıda bahsettiğim şey de müthiş yetenekli olmasan bile iyi çalışırsan iyi sonuçlar alabileceğinizin kanıtıdır. MSC’nin de çoğu başarısı bu ek çalışma ile geldi, saf hızı ile değil.

YORUM YAP [Yorumunuz bizim için önemli!]